Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NA DAMGASINI VURAN BAZI OLAYLAR
  Monte Cassino Savaşı:Alman Paraşütçülerinin Destanı
  » Üst Konu
Ardennes’deki Truva Atı: Griffon(Greif) Operasyonu
2. Dünya Savaşı Sırasında Japon Hileleri
BİSMARCK
Fort Eben Emael Operasyonu
Jakov Djugashvili
Monte Cassino Savaşı:Alman Paraşütçülerinin Destanı
Sevinç Öpücüğü
SON KAMİKAZE SALDIRISI
Unternehmen Eiche (Meşe Operasyonu)
Yahudi Soykırımı

 
Monte Cassino Savaşı:Alman Paraşütçülerinin Destanı
Monte Cassino savaşı enteresan bir savaştır.Çünkü müttefiklerin inanılmaz taaruzlarına göğüs geren tek Alman kuvveti,General Richard Heydrich komutasınadki 1.Fallschirmjagerdivison(XIV.Pz.Kps.,10.Armee) idi.Bu tümen kendinden kat kat üstün düşman kuvvetlerine karşı Şubat 1944 den Mayıs 1944 e kadar şehri kahramanca savundu.Kendisine saldıranlar arasında Amerikalılardan Britanyalılara,Hintlilerden Polonyaylılara kadar birçok milletten askerler bulunuyordu.Müttefikler sayı üstünlüklerine sahip olsalarda,evdeki hesap çarşıya uymamıştı.Müttefikler Alman paraşütçülerinin inatçılıklarını ve dayanma güçlerini hesaba katmamışlardı.

Monte Cassino kasabası ve katedral(MS 529 yapılmıştır) Roma’nın 90 km güneydoğusunda yüksek arazide bulunmaktaydı.Posizyonları çok kritikti çünkü bu tepeyi kontrol eden kişi Liri Vadisini ve 6 numaralı karayolunu yani Roma’ya direkt giden antik yolu kontrol ediyordu.Aynı zamanda bu bölge Gustav Savunma Hattının bir parçası idi.Bu durumuyla Monte Cassino,Normandiya daki 112.Tepeyi andırıyor.112.Tepeyi elinde bulunduran kişi çevre araziyi de kontrol ediyordu.Fakat 112. Tepe ile Monte Cassino arasında tek fark vardı.Bu sefer savunucular SS-Pz. Abt. 502. değil Alman paraşüt tümeniydi.

Savaşın ilk taarruzları Amerikan 2. Kolordusuna bağlı 34. ve 36. Piyade tümenlerinin Rapido Nehri üzerinden yaptıkları taaruzlar ile Britanya 10. kolordusunun Garigliano Nehri üzerinden yaptığı saldırılar oldu.Rapido Nehri üzerineen 36. Piyade tümenin yaptığı saldırılar tam bir felakete dönüşmüştü.Hiç bir başarı getirmemekle beraber ağır zaiyata sebep olmuştu.34.Piyade tümeninin saldırısı daha başarılıydı ve Alman ihtiyatlarını güneye püskürtmüştü.Bundan faydalanan Amerikalılar 22 Ocak 1944 de Anzio’ya çıkarma yaptılar.Ancak tuttukları köprübaşı,Alman 14. Ordusu tarafından saldırıya uğradı ve Amerikalılar,Almanların 280mm lik demiryolu toplarından iki tanesi ile feci şekilde cezalandırıldılar.Bu hezimetten sonra Amerikalılar tekrar Cassino üzerine yoğunlaştılar.

15 Şubat 44 e gelindiğinde hala en ufak bir başarı bile elde edemeyen müttefikler suçu tepe üzerinde bulunan tarihi katedrale yüklediler.Kesselring komutasındaki Oberbefehlshaber Süd(Güney Orduları Komutanlığı),Alman askerlerine kesinlikle tarihi katedrale girmelerini yasaklamış ve katedral girişlerine kaçak olarak içeri girilmesini önlemek için nöbetçi dikmiş olsada,müttefikler katedralin Almanlar tarafından kullanıldığına karar verdiler.Böylece katedral 227 Amerikan ve İngiliz uçağı tarafından bombalandı.Katedrale en yakın Alman mevzii ise katedralin bulunduğu tepenin eteklerindeki gözetleme mevzisiydi.Ayrıca tepenin eteklerindeki mağaralar da cephanelik olarak kullanılmaktaydı.İçerde saklanan kadın çocuk ve mültecilerin olup olmadığı ise bilinmiyor.Hermann Göring Panzer tümeninden Albay Schlegel böyle birşeyin olcağını tahmin etmiş ve katedral içerisindeki tarihi eserleri İtalyan hükümetine verilmek üzere dışarı çıkartmıştır.

Bombardımandan sonra 2.Yeni Zelanda tümeni demiryolu istasyonunu almak için kasabaya saldırdı.Ancak kasaba hala 90.Panzergrenadier tümeni tarafından savunuluyordu ve bu birlik 1.Fallschirmjagerdivision tarafından 3 paraşüt alayı ve bir kaç makineli tüfek birliği ile destekleniyordu.Yeni Zelandalılar geri püskürtüldüler.Katedralin yıkıldığı haberini alan paraşütçüler harabelerin aralarında kendilerine sağlam savunma mevzileri oluşturdular.Yeni Zelanda kolordusuna bağlı 4.Hint tümeni kuzeydeki tepelerden katedrale saldırmayı denediler ancak Almanların makinelileri tarından biçilmekten kurtulamadılar.

20 Şubat 45 de 1.Fallschirmjagerdivision tüm bölgenin kontrolünü üstlendi.Bu 18 km lik bir cephe hattı idi ve diğer birlikleri rahatlatmıştı.Pioniere Batallion(Öncü tabur) ve 3. Paraşüt tümeni Cassino kasabsının merkezini kontrol altına almakla görevlendirilmişlerdi.

Yeni Zelandalılar kendilerini topladıktan sonra tekrar saldırdılar.13 Mart 44 de Genaral Freyberg komutasındaki Yeni Zelanda kolordusu hücum durumuna geçti.Onların saldırılarından önce 300 ağır ve 200 hafif bombardıman uçağı kasabayı bombaladı.Sivil hedeflerin bombalanması müttefikler için pek bir şey ifade etmiyordu anlaşılan.Bombardıman paraşütçülere oldukça kayıp verdirdi.Yeni Zelandalılar Liri Vadisine girdiklerinde yine ağır Alman mukavemetiyle karşılaştılar ve ilerleyemediler.Dickens Operasyonu,müttefiklerin koyduğu ad buydu,başarısız olmuştu.17 şubat 44 de yeni br saldırı yapıldı.Bu sefer cepheden,zırhlı desteğiyle bir piyade saldırısı denendi.Bu saldırı daha başarılı olmuştu.Kasabanın güney kısımları müttefiklerin eline geçmişti ama bu çok ağır zaiyata malolmuştu.Birçok tank,paraşütçüler tarafından kullanılmaz hale getirilmişti.Katedrali almak için yapılan saldırılar ise felaketle sonuçlanmıştı.Sınırlı başarıya rağmen müttefik komutanlar Cassino savaşlarındaki inanılmaz boyuttaki kayıplardan dolayı endişeye düşmüşlerdi.23 Mart 44 de topçuların sağladığı ağır baraj ateşi altında geri çekildiler.Alman paraşütçüler arkalarından tepelere çıkarak Alman bayraklarını sallayarak sevinç gösterilerinde bulundular.Bu aradan faydalanan Alman paraşütçüleri yaralılarıyla ilgilenecek ve yeniden hazırlanacak zamanı kazandılar.

11 Nisan 1944 de cehennem Almanların üzerine yağdı.2000 parça top,Alman mevzilerini bombalamaya başladı.Alman mevzilerine karşı hücuma geçen ilk müttefik birliği General Wladyslav Anders komutasındaki 2.Polonya Kolordusuydu.Kasabanın güneyindeki Süvari tepeleri diye bilinen tepeleri ele geçirselerde 13Nisan 44 de geri çekildiler.Fransız kuvvetleri ile Britanya 8. Kolordusu Liri Vadisi ne girmeye başlamışlardı.16 Nisan 44 de Polonyalılar Cassino nun tam arkasına direkt bir taaruz yaptılar ve bu anda Kanadalılar da taaruza katıldılar.Polonyalılar kasaba içerisinde katedrale doğru ilerlediler.Ağır kayıplar vermelerine rağmen durmadılar.Bunun sebebi halen dinç olmalarıydı.Çünkü daha önce ki ağır çatışmalarda bulunmamışlardı.

Bu arada Kesselring,Anzio’da cephe hattının yarıldığından ve Cassino daki durumdan haberdar oldu ve daha fazla direnişin anlamsız olduğunu anladı.1.Fallschirmjagerdivision’a geri çekilmelerini emretti.17.4.44 gecesi bu emir sessiz sedasız yerine getirildi.6 numaralı karayolu ile geri çekilen paraşütçüler ağır yaralılarını geride bıraktılar.Ertesi gün Polonyalılar terkedilmiş katedrale girdiler ve bayraklarını dalgalandırdılar.Sadece bu son 4 gündeki çatışmalar Polonyalılara 860 ölüye ve 2800 yaralıya malolmuştu.Monte Cassino savaşı 4000 paraşütçünün hayatına malolmuştu.Ancak bu rakam ağır müttefik kayıpları yanında az kalıyordu.Ama yine de Alman paraşütçülerinin elit askerler olduklarını ve eğitim maliyetlerinin çok yüksek olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Bu savaşın en trajik yanı,tarihi katedralin yokedilmesi ve Monta Cassino kasabasının moloz yığını haline gelmesi olmuştur.Ancak bu savaş aynı zamanda,Alman paraşütçülerinin savunma destanı olarak askeri tarihteki yerini almıştır.