banner bilim
 
Ana Sayfa « E-tarih.org    
   
Genel Bir Bakış
Hz. Muhammedin İlme Verdiği Önem
Bilimin İslam Dünyasından Avrupaya Akış Yolları
Selçuklularda Bilim
Osmanlılarda Bilim
İslam dünyasında mimarlık

 
Ana Sayfa
 MURABITLAR (1030-1269) ve MUVAHHİTLER (1056-1147) DÖNEMİ
Murabıtlar, Fas’ta bulunan Atlas Dağları’ndan aşağıya, sahil bölgesine indiler. Kuzey Afrika’nın Fas’tan itibaren Cezayir, ve Tunus’a kadar olan bölgesinde ve de Güney İspanya’da hakimiyet kurdular. Bir süre sonra bazı bölgeleri Muvahhitler’e bıraktılar. Muvahhitler de Kuzey Afrika kökenli kabilelerdendi. Sahil bölgelerinde uygarlıkla tanıştılar. Fas ve Cezayir arasında, kıyıdan içeride Telemsan kentini kurdular. Telemsan’da Cami-i Kebir (Büyük Cami) (1136-1138), Fas Merakeş’te Kutbiyye Camii (1184), Mansura Ulu Camii (XII. Yüzyıl) en olgun mimarlık eserleridir. Murabıtlar ve Muvahhitler’in XII. Yüzyıl sonunda İşbiliyye (Sevilla) Emiri’ne yardım etmek üzere Endülüs’e geçtiklerini, orada kısa süre de olsa hükümranlık kurarak mimarlık eserleri bıraktıklarını ‘Endülüs’ bahsinde anlatmış... Devamı

 Rasathanenin Hazin Sonu
İstanbul Rasathanesi ilginç bir yıkım yaşamasına rağmen, yıkımın nedenine ilişkin fazlaca veri elde edilememiş. Ancak, rasathanenin yıkılışında 1577 yılında gözlenen kuyrukluyıldızın ve 1578’de baş gösteren veba salgınının nedeni olarak gösterilmesinin, daha da ileri giden çevrelerce Takiyüddin ve rasathane personelinin meleklerin bacaklarını gözlediği yolundaki söylentilerin, şüpheleri artırdığı söyleniyor. Şeyhülislam Kadızade Ahmet Şemsettin Efendi’nin de bu görüşleri desteklemesi üzerine, padişahın verdiği emirle, Rasathane 1580 yılında Kılıç Ali Paşa’ya yıktırılıyor. Rasathanenin padişah emriyle yıktırıldığı kesin olmakla birlikte, konuyla ilgili aydınlanmamış birçok nokta vardır. Yaygın bir görüş Rasathane’nin, verilen hatt-ı hümayuna dayanarak Kılıç Ali Paşa emrindeki donanma tarafından denizden topa tutularak yıkıldığı biçimindedir. Anca... Devamı

 Molla Fenari
Molla Fenari (Şemseddin Mehmet). Hamza oğlu, 1350 doğumlu. Bursa -Yenişehri Fener kasabasında doğduğu için Fenari adını aldı. Molla Fenari, Kara Hoca denen Alaadin’den ders aldı, sonra Konya Aksarayındaki Zincirli Medrese hocası Cemalüddin Aksarayi’den ders aldı(1376) ve oradan Kahire’ye gitti. Kahire’de dönemin ünlü hocalarından Bayburt’lu Molla Ekmel’den ders aldı. Molla Fenari, babasının düşüncesi olan tasavvufa da önem verdi ve Muhyiddin Arabi felsefesini yaymaya çalıştı. Osmanlılar zamanında Bursa’da müderrislik ve sonra kadılık yaptı.Yıldırım Bayezid’in ilgisini çekmişti, devlet işerinde görüşlerinden yararlanılmıştır. Bir çok kere Mısır ve yöresine gitti. Mısır ve Suriye bilginleri, kendisine tutkun olmakla birlikte onun vahdeti vücut felsefesine olana eğilimini önemli bir kusur sayıyorlardı. Memluk Sultanı Melik Müeyyed Şeyh’in ... Devamı

 KALELER
Çağın gereği olarak, her önemli kenti çevreleyen surlar, savaş ve savunma amaçlı kaleler vardır. Bu kalelerden günümüze gelebilenler çok azdır. Çünkü bu kalelerin pek çoğu, günümüz kentlerinin gelişmelerine paralel olarak işlevsiz kalmış, bakımsızlıktan yıkılmış veya yıktırılmıştır. Selçuk kalelerinden zamanımıza intikal eden en önemli kale Alâeddin Keykubat tarafından inşa edilmiş Alanya Kalesi’dir. Selçuklu eserlerini anlatırken en önemli eserlerin bânîsi olarak adı geçen sultanın Alâeddin Keykubat olduğunu fark etmişsinizdir. Alanya, Bizans döneminde Kalonoros ismini taşıyordu. Sultanın kenti fethi ile ismi Alâiye oldu. Bu isim zamanımızda Alanya olarak benimsendi. Sultan, kentte tersane ve yanına koruma amaçlı kale inşa ettirdi. Kale kızıl renkli taşlarla inşa edildiği için bu günlerde ‘kızıl kale&rsq... Devamı

 Osmanlı-Batı Kültür İlişkileri
Kültür deyince,top tüfekten modaya, yasalardan devlet yönetimine bütün unsurları anlıyoruz. Bilim de kültür denen büyük kitabın bir bölümü. “Osmanlılar 19. yy’a kadar yalnız teknik unsurları almayı kabul ettikleri halde 19. yy’da yönetim (idare), yasalar(kanunlar )ve hatta adetlerde batıdan alıntılara başladılar. Bununla birlikte 19. yy’dan önce de sıkı kültür ilişkisi sonucu bazı adetler girmiştir. Örneğin 14. yy’da sakal kesme Osmanlı toplumunda önemli bir sorun olmuştu. halk görüşlerini yansıtan anonim tevarih-i Al-i Osman, 1. Bayezid’in Ankara felaketini yorumlarken der ki, onun zamanında Osmanlı beyleri frenkleri taklide koyuldular,sakal kesmeye başladılar, o yüzden başımıza bu felaketler geldi. Bu basit görünen sorunun aslında derin bir soyolojik anlamı vardır. Bu sembol ,aynı zamanda seçtiğimiz değed sisteminin herkesi... Devamı