banner bilim
 
Ana Sayfa « E-tarih.org    
   
  Osmanlılarda Bilim
      Bilim Adamları
      Erzurumlu İbrahim Hakkı
        Amerika Kıtasının Bulunuşu ve İbrahim Hakkı
  » Üst Konu
Amerika Kıtasının Bulunuşu ve İbrahim Hakkı
Evrim Kuramı ve İbrahim Hakkı

 
Amerika Kıtasının Bulunuşu ve İbrahim Hakkı

Ey aziz, Astronomi bilginlerinden Nasır Tusi ve ondan evvel gelen Hikmet ehli demişlerdir ki:

Yeryüzünün dörtte biri mamurdur(bayındır). Geri kalanı belli değildir. Ya mamurdur veya denizle örtülüdür. Fakat son zamanlarda bütün denizler dolaşılımış ve yeryüzünün üç bölümünün de durumu görülmüş, incelenmiş ve şu sonuca varılmıştır:

1492(H:903) yılında matematik ilimine vakıf Kolon(Coulomb) adı verilen bir mühendis,İspanya’nın Septe Boğazı’ndan üç gemi ve 124 adamıyla yelken açıp batıya doğru sefere çıkmışlar ve 43 derece enlemden yürümüşlerdir. Çünkü iki yandan, soğuk ve sıcak altına düşmekten sakınıyorlardı Güneşin batış yönünü izleyerek 33 gün yürümüşlerdir.Bu müddet içinde Büyük Okyanus kıyılarında 3800 mil mesafe gitmişlerdir. Çoğu zaman da yanındaki adamların zorlayışıyla geriyedönmek istemişlerdir. Hatta bu adamlar, sen bizil bu amansız dalgalarla sulara gömülüp yok olmamıza sesep olacaksın diye Kolon’a saldırdıklarında onla şu cevabı vermişti: “ Sizin kurtulmanız, ancak deniz ilmini öğrenmiş olan ve meteoroloji aletlerini kullanmayı bilen benim gibi bir adamla olur. Fakat siz, beni öldürürseniz hepiniz denize gömülür gidersiniz. “İşte bu inandırıcı sözlerle kendilerini kurtaracğına söz vererek tayfayı avutur ve yoluna devam edermiş. Kurtuluş umudunu kaybettikleri bir günde hayretleve aniden karşılarında bir ada gözükmüştü. Buranan akar nehirleri ve yüksek ağaçları vardı. Adaya çıkıp dinlendikten sonra canlarını Kolona teslim etmiş ve yine yola çıkmışlardı. Güneşin battığı yöne doğru altı gün daha yürüyerek altı ıssız adaya daha rastlamışlardı ve hepsinden büyük olan adaya İspanyol adını vermişlerdi. O adaları geçtikten sonra 600 mil daha yürümüş ve başka sahile varmışlardır. Günlerce o sahilin etrfını, güney ve kuzel semmtlerini gezmişler ve buranın bidr ada olmadığını öğrenmişlerdir. Onları, uzaktan gören oranın yerli halkı toplanıpsahile gelmiş ve kendilerini seyre koyulmuşlardır. Fakat bunların sahile yanaştıklarını görünce hepsi geriye doğru kaçmışlar, ilkin gemiyi balina balığı sanıp sahile yanaşmışlar. Fakat içinde insan olduğunu görünce geri dönüp hızla kaçmaya başlamışlardır. Çünkü onlar, gemi ve sandal diye bir şey ne görmüş ne de biliyorlarmış. Yerli halkın kaçışını gören tayfa, hemen gemiden çıkıp arkalarından koşmuş ve bir kadını yakalamışlardır. Ona hediyeler vermiş ve güzelce ağırlamışlar. Fakat dilini bilmediklerinden işaretlerle kabile halkını kendi yanlarına getirmesini anlatmışlar. Kadın da kabilesinin yanına dönmüş ve kendilerine güvenle geminin yanına gitmelerini söylemiş. Halk da beraberlerinde altın, gümüş madeni, meyve, ekmek ile çeşitli kuş ve hayvanları alarak geminin yanına gitmişler. Tayfa da bunlarla diledikleri gibi günlerce alışveriş yapmışlar. Sonra buraya Batı Hindistan adını vermiş ve 40 adamını orada bırakıp yine doğuya doğru selametle yola koyulmuşlar ve İspanya’ya gelerek Krallarına yeni dünyadan getirdikleri kıymetli şeyleri hediye etmişlerdir. İkinci ve üçüncü yıllarda yine buraya gidip gelmiş ve oranın dil ve adetlerini tamamen öğrenmişlerdir.

Böylece İspanya ile yeni dünya arasındaki mesafeyi 5200 deniz mili tesbit etmişlerdir. Fakat Büyük Okyanus’un doğu tarafına elli günde gitmiş ve ancak beş ayda gelmişlerdir.

Sonra dördüncü yılda Kolon, bulduğu yeni dünyaya tekrar gitiğinde, oranın Kasik adındaki hakimi, tayfanın gemiden çıkmalarına mani olmuş ve hayli üzmüştür. Kolon’un o adama karşı koymaya gücü yetmeyince, işe akıllıca bir yön vermeyi düşünmüş ve onlara şöyle söylemiştir:

“Siz bize zorluk çıkardınız, eziyet ettiniz. Onun için Rabbınız size gazap etti ve çok kızdı. Bu kızgınlığının belirtisi şudur: Yarın Güneş’in ışığını alıp, sizi karanlıkta bırakacak.” Meğer Kolon, ertesi günü Güneş’in tutulacağını takvimden biliyordu. Bunu dinleyen halk ürkmüş ve ertesi günü Güneş’in olacağı bildirilen bu olağanüstü olayı beklemeye koyulmuşlardır. Ertesi gün Kolon’un haber verdiği saatte Güneş tutulunca bütün halk korkmuş ve hediyelerle yanına gelip onunla barışmış ve her emrine uymuşlardır. Çoğu puta tapan bu halk, bu olaydan sonra Papaz Kolon’a bağlanmış ve hepsi Hıristiyan dinine girmişlerdir. Kolon da kendisine bağlanan ve dinini kabul eden bu insanlarla yeni dünyada kalmış ve oranın birçok memleketini ele geçirmiştir.

Buranın kuzey halkı beyaz ve esmer, güney halkı ise zenci ve çok uzun boyludur. Yeni dünyanın gür akan nehirleri, iri ufak gölleri, meyveli ağaçları, yüksek dağ ve tepeleri, derin dereleri vardır.Sayısız vahşi hayvanları, rengarenk kuşları mevcuttur. Oranın köy ve kasabalarıyla dere ve tepelerinin sayısını ancak onları yaratan Allah bilir. Bu geniş ülkenin dörtte biri meskun(içinde oturulmakta) ve çoğu yerleri imar edilmiş, şenlendirilmiş, yedi iklime denk yeni bir dünya ki, görülmemiş durumları, şaşılacak halleri her bakımdan Cenab-ı Hak’kın sanat eserlerini gerçekliğiyle kudretinin azametini ve ayetlerinin hiktemitin tasdik ettirmiştir. Hz Adem devrinden beri görülmemiş işitilmemiş ve gidilmemiş olan bu ülke, Allahın ilham ve takdiriyle ve onun verdiği güçle bulunmuş ve ona Yeni Dünya adı verilmiştir.

Binlerce dağ, tepe. dere ve nehirleri, verimli geniş ovaları, bağ, bahçe ve türlü ağaçları, şaşılacak güzel manzaralarıyla bu ülke Cenab-ı Hak’ın sanat kudretinin şaheserlerindendir.

(Marifetname, 3. Cilt s: 63-65)