banner bilim
 
Ana Sayfa « E-tarih.org    
   
  Osmanlılarda Bilim
      Müneccimlik ve Astronomi
      Takiyüddin Raşid ve Rasathane
  » Üst Konu
Medreseler ve Enderun
Tıp
Enderun
Kelam ve Tasavvuf
Fatih ve Bilim
Takiyüddin’in Optiğe Katkıları
15. ve 16. YY’da Bilim
Osmanlı-Batı Kültür İlişkileri
Eğitim: Bilim-Sanat -Felsefe ve Tarih Bilinci
Mimarlık
Diller: Duygular ve Düşünceler Dünyası
Endülüs Kaynaklı Bilim Adamlarının Osmanlı Bilimine Katkıları
İkinci Bayezid ve 1. Selim dönemleri
16. YY ve Deniz Coğrafyacıları
Müneccimlik ve Astronomi
Bilim Adamları

 
Müneccimlik ve Astronomi
Müneccim, bugünkü dille astrologtur; başka deyişle kahindir. Osmanlı Devleti’nde sarayda bulunan müneccimleri yöneten kişiye müneccimbaşı deniyordu. Ortadoğu İslam devletleri, Mezopotamya uygarlığından İran yoluyla gelen bir geleneği sürdürerek saraylarında daima bir astrolog (müneccim) bulundururlardı. Müneccimbaşılık, 15.yy sonları ile 16. yy başlarında ortaya çıkmıştır. Medrese mezunu olan, ilmiye sınıfı mensupları arasından seçileni müneccimbaşılar, ileri gelen devlet adamlarının kullanımı için takvim, imsakiye ve zayiçe hazırlamaya başlamışlardır. Takvimler 1800 yılına dek Uluğ Bey Zici’ne göre, bu tarihten sonra da Jacques Cassini Zici ’ne göre hazırlanmıştır. Başta başa geçme olmak üzere, savaş, doğum, düğün, denize gemi indirilmesi gibi konularda müneccimbaşılar ve bazen de müneccimler uğurlu saatler tesbit ederlerdi. Müneccimbaşılar, ayrıca kuyruklu yıldızların geçişi, zelzele, yangın, Güneş ve Ay tutulmaları gibi çok önemli olayları ve astronomi ile ilgili olayları da takip ederek yorumları ile birlikte saraya bildirirlerdi. Muvakkıthanelerin yönetimi müneccimbaşılara aitti. İstanbul’da kurulan gözlemevinin (rasathanenin) yönetimi Müneccimbaşı Takiyüddin Rasıd’a (öl: 1585) verilmişti. Osmanlı devletinde toplam 37 kişi müneccimbaşılık görevinde bulunmuştur. Bu kurum, Osmanlı Devleti’nin sonuna dek devam etti ve 1924 yılında kaldırılarak yerine 1927’de başmuvakkıtlık makamı kuruldu. Muvakkıthaneler de 1952’de kapatıldı.

Özellikle İstanbul’un fetnhiden sonra yaygın olarak inşa edilen kamu binalarından olan mavakkıthaneler, hemen her şehir ve kasabada cami veya mescitlerin bahçesinde kurulmuşlardır. Muvakkıthaneler, bulundukları külliyenin vakfınca yönetilmekte olup, buralarda görev yapan kişilere namaz vakitlerini saptadıkları için muvakkit denilirdi. Muvakkıthanelerde vakit tayini için kullanılan başlıca aletler rubu tahtası (quadrant), usturlab, sextant, oktant, kum saati ,Güneş saati, mekanik saat, takvim ve kronometre idi. Muvakkıthaneler, hem astronomi eğitimi verden, hem de basit bird gözlemevi görevini yapan kurumlardı. Bazı muvakkitler, başarılı çalışmalarından dolayı müneccimbaşıyllığa kadar yükselmişlerdir. Muvakkitlerin atamasını müneccimbaşı yapıyordu. Vefat eden muvakkitin yerine oğlu atanır, eğer oğlu yoksa isteklilerden biri sınavla atanırdı.

(Ekmeleddin İhsanoğlu, Büyük Cihad’dan Frenk Fodulluğuna s:25-26)