banner bilim
 
Ana Sayfa « E-tarih.org    
   
İslam dünyasında mimarlık
  AGLEBÎLER DÖNEMİ (800-969)
  » Üst Konu
HZ. MUHAMMED DÖNEMİ
DÖRT HALİFE DÖNEMİ (632-660)
EMEVİ HALİFELERİ DÖNEMİ (661-750)
ENDÜLÜS EMEVİLERİ DÖNEMİ (756-1031)
ENDÜLÜSTE TAVAİF-İ MÜLUK DÖNEMİ (1031-1090)
ENDÜLÜS'TE MURABITLAR (1090-1147) ve MUVAHHİDLER (1147-1248) DÖNEMİ
GIRNATA SULTANLIĞI (1232-1492)
KUZEY AFRİKA EMİRLİKLERİ
AGLEBÎLER DÖNEMİ (800-969)
MURABITLAR (1030-1269) ve MUVAHHİTLER (1056-1147) DÖNEMİ
MERÎNÎLER DÖNEMİ (1195-1470)
ABBASİ HALİFELERİ DÖNEMİ (750-1258)
TOLUNOĞULLARI DÖNEMİ (868-905)
FATIMÎLER DÖNEMİ (969-1170)
EYYUBÎLER DÖNEMİ (1174-1250?ler)
MEMLÛKLAR DÖNEMİ (1250-1517)
İRAN ve HORASAN
İLHANLILAR DÖNEMİ (1256-1344)
TİMURLULAR DÖNEMİ (1370-1501)
SAFEVÎLER DÖNEMİ (1502-1736)
HİNDİSTAN ve ÇİN
İSLÂM?IN YÜKSELEN YILDIZI: TÜRK MİMARLIĞI
BÜYÜK SELÇUKLULAR (1000?ler-1157)
ANADOLU SELÇUKLULARI (1060-1308)
ANADOLU BEYLİKLERİ DÖNEMİ MİMARLIĞI
OSMANLI İMPARATORLUĞU
20. YÜZYILDA İSLÂM MİMARLIĞI

 
AGLEBÎLER DÖNEMİ (800-969)

Resim:Rabat, Fortress Gate (js).jpg

 

Aglebî Emiri Ukbe bin Nâfi, Kuzey Afrika kıyıları boyunca ve Atlantik Okyanusu’na kadar hükmeden donanmaya sahipti. Tunus’ta Kayrevan kentini kurdu. Kent, Tunus sahilindeki Sus ve Kartaca’ya yakın ve kıyıdan içeride idi. Yeni kentinde kendi adına yaptırdığı Kayrevan Seyd-i Ukbe Camii (836-875), geniş avlusu, doğu ve batısındaki sütunlu revakları, güney yönündeki geniş kanatları ile T harfi şeklinde planlanmıştı. Aslında, T harfi planlar, Hıristiyan bazilikalarında görülür. T tipi kiliseler, dikdörtgen ibadet holü ve yan nefleri ile ana nef sonundaki abartılı mihrabın sağ ve solunda şapel görevi gören kollardan oluşur. Bu plan bir anlamda da ‘Lâtin Haçı’nı çağrıştırır. İslâm akidesine göre ise, camide saf halinde namaz kılabilmek için yatık dikdörtgen salon gerekir. Dikdörtgenin uzun kenarında kıbleye yönelmiş küçük bir mihrap vardır. T tipi camileri muhtemeldir ki Hıristiyan asıllı mimar, usta ve kalfalar yapmakta idiler. Bu gibi camilerde T’nin yatay çizgisinin namaz saflarına, düşey çizgisinin alt kısmı ise son cemaate hizmet etmiş olsa gerektir.

Kayrevan Camii’nin iç mekânında, X ve Y koordinat akslarında gelişmiş, adeta bir sütun ormanı görülür. Sütunlar üzerindeki yarım daire (tam) kemerler, düz damı taşımaktadır. Bol sütunlu bu tip ulu cami inşaatlarında henüz geniş açıklıkları örtecek teknoloji bilinmediğinden tavan açıklıkları çok sık dikilen sütunlarla geçilebilmiş ve kapatılabilmiştir. Bu caminin sadece mihrabının üzerinde bir küçük kubbe bulunmaktadır. Caminin enteriyör fotoğrafından anladığıma göre mermer sütunların ve Arap mimarlık üslûbuna yabancı kompozit sütun başlıklarının, eski pagan tapınaklarından derlenmiş olduğu izlenimi edinilmektedir. Dört köşe (kare planlı) minaresi Arap mimarlık üslûbunun tipik tekrarıdır. Bu cami üzerinde bu kadar çok durmamın nedeni, Kuzey Afrika uygarlığının ilk mimarlık örneği olduğu içindir.

Tunus içinde inşa edilen Cami-i Kebir (Büyük Cami) (856-863), Kayrevan Seyd-i Ukbe Camii’nin açmış olduğu mimarlık üslûbu çığırının devamı hüviyetindedir.

YILMAZ ERGÜVENÇ