banner bilim
 
Ana Sayfa « E-tarih.org    
   
İslam dünyasında mimarlık
  ANADOLU SELÇUKLULARI (1060-1308)
      CAMİLER
  » Üst Konu
CAMİLER
KÜMBETLER
MEDRESELER
Kubbeli Medreseler
Avlulu Medreseler
KALELER
KERVANSARAYLAR

 
CAMİLER

Camilerin dış mekândaki başat elemanları, girişteki taç kapı ve mihrap üzerindeki kubbedir. İç mekân, henüz sütun kalabalığından kurtulamamıştır. Bu mimarlık üslûbunu İran ve Horasan bahsinde görmüştük.

Konya Alâeddin Camii’nin inşasına Sultan Rükneddin Mesut (1116-1156) dönemi sonunda, 1156’da başlanmış, II. Kılıçaslan (1156-1192) döneminde kubbe inşası ile devam edilmiş, sonraki sultanlardan sonra, Alâeddin Keykubat (1220-1237) dönemi başında bitirilerek sultanın ismi ile açılmıştır. Bu camide de İran üslûbunda gördüğümüz taç kapı, iki sütun üzerinde devam etmektedir. Caminin ilginç yönü, taç kapının iki yanında İran’da görülmeyen simetrik ve masif kitlenin bulunmasıdır. Masif kitlenin üst sırasında sıra pencereler vardır. Fotoğraf üzerinden sağda ve solda 10’ar pencere saydım. İran üslûbundan ayrılan diğer ilginç eleman, kubbesinin 8’gen piramit oluşudur. Bu tip kubbeler, Ermeni kiliselerinin tipik özelliğidir. İç mekânda, geleneksel üslûp ve geniş açılıkları geçemeyen inşaat teknolojisi yetersizliği ile bol sütun kullanılmıştır. Caminin mimarı, köşe taşı üzerinde yazdığına göre Muhammed bin Havlan El-Dımışki imiş. (Yani Şamlı Muhammed) Bir mimarlık eserinin çevreden etkilenmemesi düşünülemediğine göre bu yerel değişiklikleri, yine de ilericilik gayreti olarak görmek gerekir.

Divriği Ulu Camii, kuzey kapısındaki kayda göre, yine Alâeddin Keykubat döneminde ve 1229 yılında yapılmıştır. Cami, çağdaşı olan anıtlardan farklılığı ile dikkati çeken, Selçuklu’nun en ünlü ve en ilginç eseridir. Güneyinde camiye bitişik olarak inşa edilmiş Dar-üş Şifa ile beraber 32 x 62 metre ebadında dikdörtgen alanı kaplar. İç mekân sahınlarının üstü, 24 küresel kubbe ile örtülmüştür. Mihrabın üstündeki 25. kubbe piramit şeklini almıştır. Kuzeydeki taç kapısı, dönemin desen sanatının ve taş işçiliğinin bir harikasıdır. Taç kapının ‘tema’sı İran olmakla beraber buradaki taç kapı, artık Selçuklu özelliği kazanmıştır. Bu eserin güzelliğini tarif etmek yeterli olmayıp, mutlaka yerinde görülmesi gereken bir şaheserdir. Cami, 1985’den beri UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almış çok önemli bir eserdir.

Bu iki cami dışında mimarlık sanatı açısından önemli, Anadolu’nun birçok kentine yayılmış birçok cami vardır. Niğde Alâeddin Camii, Kayseri Huand Hatun Camii, Nevşehir Tuzköy ve Kızılkaya Camileri, Ankara Aslanhane Camii, Afyonkarahisar Ulu Camii, Beyşehir Eşrefoğlu Camii sayılmalıdır. Özellikle Eşrefoğlu Camii, iç mekândaki ahşap direkleri, ağaç oyma işçiliği ve de çinileri ile ilginç ve güzel bir camidir.

Yılmaz Ergüvenç