banner bilim
 
Ana Sayfa « E-tarih.org    
   
Osmanlılarda Bilim
  Bilim Adamları
      İslam dünyasında mimarlık
        GIRNATA SULTANLIĞI (1232-1492)
  » Üst Konu
HZ. MUHAMMED DÖNEMİ
DÖRT HALİFE DÖNEMİ (632-660)
EMEVİ HALİFELERİ DÖNEMİ (661-750)
ENDÜLÜS EMEVİLERİ DÖNEMİ (756-1031)
ENDÜLÜSTE TAVAİF-İ MÜLUK DÖNEMİ (1031-1090)
ENDÜLÜS'TE MURABITLAR (1090-1147) ve MUVAHHİDLER (1147-1248) DÖNEMİ
GIRNATA SULTANLIĞI (1232-1492)
KUZEY AFRİKA EMİRLİKLERİ
AGLEBÎLER DÖNEMİ (800-969)
MURABITLAR (1030-1269) ve MUVAHHİTLER (1056-1147) DÖNEMİ
MERÎNÎLER DÖNEMİ (1195-1470)
ABBASİ HALİFELERİ DÖNEMİ (750-1258)
TOLUNOĞULLARI DÖNEMİ (868-905)
FATIMÎLER DÖNEMİ (969-1170)
EYYUBÎLER DÖNEMİ (1174-1250?ler)
MEMLÛKLAR DÖNEMİ (1250-1517)
İRAN ve HORASAN
İLHANLILAR DÖNEMİ (1256-1344)
TİMURLULAR DÖNEMİ (1370-1501)
SAFEVÎLER DÖNEMİ (1502-1736)
HİNDİSTAN ve ÇİN
İSLÂM?IN YÜKSELEN YILDIZI: TÜRK MİMARLIĞI
BÜYÜK SELÇUKLULAR (1000?ler-1157)
ANADOLU SELÇUKLULARI (1060-1308)
ANADOLU BEYLİKLERİ DÖNEMİ MİMARLIĞI
OSMANLI İMPARATORLUĞU
20. YÜZYILDA İSLÂM MİMARLIĞI

 
GIRNATA SULTANLIĞI (1232-1492)

1Resim:La Alhambra con Sierra Nevada de fondo.JPG232’de Beni Ahmer, Gırnata (Granada) Emirliğini kurdu. Beni Ahmer, 1236’da Kastilya Kralı ile anlaşarak beraberce Beni Hud Beyliği’ne karşı savaşa girişti. Savaşın sonunda Kurtuba (Cordoba), Hıristiyanların eline geçmiş oldu. Gırnata Emirliği Hıristiyan devletle dostluk politikası yürütüyordu. Bu destekle Emirlik, ‘Gırnata Sultanlığı’ unvanı ile anılmaya başladı.

Gırnata’da görülen çağın ötesindeki uygarlığa Yahudilerin de büyük katkıları vardır. 1348 yılı, Arap dünyasının medar-ı iftiharı olduğu kadar, tüm sanat dünyasının da en önemli eserlerinden biri olan Al-Hamra (Elhamra) Sarayı’nın yapıldığı yıldır. Batı Araplarının yarattığı bu mimarlık şaheseri, büyük bir komplekstir. Sarayı bir gün boyunca gezmekle bitiremezsiniz. Kitle kompozisyonu, avlu ve hollerin oranları, avluda yaratılan iç perspektifler muhteşemdir. Mimar olmayanları cezbeden ise harikulade sanatkârlıkla vücuda getirilmiş dekorasyonudur. Hemen her yerinde rastlanan alçı malakârî elemanlar, altın yaldız ve göz alıcı renklerle süslenmiştir. Artık sütun başlıklarında yabancı (kompozit) oymalara rastlanmıyor. Sütun başlıklarında, pandantiflerde (yuvarlak kubbe kasnağının, dik açılı köşe duvarına intibakını sağlayan sistem), kapı ve pencere üstlerinde stalaktit motiflere rastlanıyor. Stalaktit deyimi, sanat tarihinde, mağaralardaki sarkıtlardan mülhem olarak kullanılıyor. Stalaktit, 7 adet prizma elemanının kompozisyonu ile teşkil edilen, üçgen, dikdörtgen yüzeyleri içeren üç boyutlu elemandır. Duvar elemanlarında kullanılan ‘arabesk’, bir çınar yaprağı veya bir nar, bir diğer meyve, merkezi motif olarak alınıp, çevresinde yuvarlak çizimlerle oluşturulur. Yine birçok yerde kullanılan Zincirek (Arapça müşebbek’ten ve de şebeke’den gelir. Biz girift diyebiliriz.) motifler, birbirine sarılmış dallar ve çiçeklerden oluşan bir çizimdir. Geometrik poligon ve baklava şekli de çok kullanılan motiflerdendir. Arap elifbası ve yazısı da dekorasyona çok uygun motifler verir. Bütün bu dekorasyon elemanlarında çok ince hesaplarla başarıya ulaşılabilmiştir.

Elhamra Sarayı’nın büyük dikdörtgen havuzunu ve havuzun arkasında görünen fevkalade mimarlık orantıları içeren bina cephesinin fotoğrafını umarım ki hepiniz görmüşsünüzdür. Bir de ‘Aslanlı Avlu’ vardır ki portakal ve servi ağaçlarının arasındaki su oyunları ile beraber ortadaki yuvarlak havuz ve havuz etrafına dizilmiş aslan heykelleri görülmeye değer. Bu aslan heykellerinin ilginç yanı şudur: Bu havuz bir saattir. 12 adet aslan heykelinin ağzından havuza fışkıran sular, size saatin kaç olduğunu söyler. Örneğin saat birde bir aslanın, ikide iki aslanın, on ikide on iki aslanın ağzından sular fışkırır. Müteveffa meslektaşım, mimar ve ressam Bülent Çetinor’la sarayı gezerken bana sistemin nasıl çalıştığını anlatmıştı. Basit bir anlatımla, içeride bir mahaldeki düzenekten ve yer çekimi kanunu ile sular aslanların ağzına tevzi ediliyor.

Keza İşbiliyye’deki (Sevilla) Al-Kasr (Alkazar Sarayı) (1353-1361) da Batı İslâm mimarlığının en güzel örneklerinden biridir. Bu sarayda da Elhamra Sarayı’nda anlattığım üslûp ve muhteşem dekorasyon ayrıntıları mevcuttur.

Gırnata, Beylikler arasındaki çekişmeler sonunda, artık çevresi Hıristiyan Devletle çevrilmiş bir ada hüviyetinde idi. 1469’da hanedan dejenere oldu. Muhammed bin Ebu Hasan, babasını tahttan indirdi ise de taraftar çarpışmaları sonucu baba tekrar tahta geçti. Muhammed, Kral Ferdinand’a sığındı ve 1486’da Ferdinand ordusunun komutanı oldu. Bu ordu Gırnata’yı kuşattı. Kent yağmalandı, binlerce Müslüman öldürüldü. Muhammed Gırnata Sultanı oldu ama Kral Ferdinand, Sultana yar olmamış, Muhammed’i kendi çıkarları doğrultusunda kullanmıştı. 1490’dan sonraki iki yıllık İspanyol kuşatmasından sonra Muhammed Kral Ferdinand’a teslim oldu. Böylece 1492’de Gırnata Sultanlığı sona erdi. Tüm Yarımada’da Müslüman avı başladı. Mısır Kölemenlerinden ve Osmanlılardan istenen yardımlar sonuçsuz kaldı. Müslümanlardan tanassur edenler oldu; Kuzey Afrika’ya göç edenler kurtuldu; kalanlar öldürüldü. 1499’da Yarımada’da artık hiç Müslüman kalmamıştı.

Katolik dünyası bağnaz bir yolda ilerliyordu. Bu arada İspanya, denizcilik ve deniz ticareti ile ekonomisini geliştirdi. Kral Ferdinand ve Kraliçe İzabella, Ümit burnunu aşmak yerine, küresel dünyada batıya giderek Hindistan’a ulaşmak amacı ile Kristof Kolomb’u finanse ettiler. Amerika’ya ulaşıldı (1492). Artık Avrupa’da yeni bir dünya ortaya çıkıyordu.

 

YILMAZ ERGÜVENÇ