Ana Sayfa  
 
 
  Fıkralar    
  Timurun Hadiyesi Tam İki Arşın  
  Hocanın Akçe Hesabı Şakadan Hoşlanmam...  
  On akçelik peştemal Yas Tutuyorlar  
  Aklın Varsa Göle Koş Secdeye Varırsa?  
  Abdestsiz Zıkkımın Kökünü Yer  
  Mum Ateşiyle Pişen Yemek Zıkkımın Kökünü Yer  
  Nezleyimde... Kırdıktan Sonra Dövmenin Faydası Yok  
  Yemeğin buğusuna, akçenin sesi O Bizden Daha Kirli  
  İnşallah Benim Hatun! Biraz Daha Gideyim mi?  
  Bizim Tekir Nerede? Zıkkımın Kökünü Yer  
  Kapıya Sahip Olmuş Ne Dediysem O  
  Hoca'nın Eşeği Pazarda Bildiği  
  Kaybolan Ayaklar Sağlıkla Giy  
  Yarasaydı, sahibine yarardı Hoca ile Hakim  
  Kime İtimat Adam Olmak  
  Ne Tarafa Döneyim Hatim  
  Ayın Değeri Davetiye  
  Benden Yana mısın? Ayıdan Yana mı? Çaresi  
  Benim ne yediğimi niçin sormazsınız Farz  
  Allah Biliyor Bulgur  
  Balık başı Ölü  
  Haddini Bil Dert Çekme  
  Bana Ne Ad Koyarlardı? Ayva İle İncir  
  Kazın Ayağı Cennet  
  İsabet Dört Ayaklı Ördek  
 


Mum Ateşiyle Pişen Yemek

Bir gün Nasreddin Hoca ve arkadaşları iddiaya tutuşmuşlar. Eğer Hoca karanlık ve soğuk bir gecede, sabaha kadar köy meydanında bekleyebilirse arkadaşları ona güzel bir ziyafet çekecekmiş. Şayet bunu beceremezse o, arkadaşlarına ziyafet çekecek. Kararlaştırılan gün Hoca meydanın ortasında, sabaha kadar tir, tir titreyerek beklemiş. Sonra yanına gelenlere :
- Tamam demiş. İddiayı kazandım.
- Ne oldu ne yaptın demişler.
- Bekledim sabaha kadar demiş.
- Hayır demişler. Sen uzaktaki bir mum ışığı ile ısınmışsın. İddiayı kaybettin! Ziyafetimizi hazırla. Hoca çaresiz kabul etmiş. Ziyafet vakti kocaman bir kazanın altına minicik bir mum koymuş. Güya yemek pişirecek.
- Ne yapıyorsun? demişler. Kıs, kıs gülerek cevap vermiş :
- Bu mum sıcağıyla size yemek pişireceğim arkadaşlar. Uzaktaki bir mum ışığıyla ben nasıl ısındıysam, bu kazandaki yemek de öyle pişecek!...

Beni Yukarı Götür