haberler

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Şeref ve namustan yoksun milletler ergeç hürriyet ve bağımsızlıklarını kaybederler.   Adolf Hitler

  Ana Sayfa  

» KUMKALE’DEKİ TARİHİ TÜRK MEZARLIĞI YENİDEN DÜZENLENİYOR
» Malkoçoğlu'nun babasının mezarı bulundu
» Türk tarihini alt üst edecek iddia
» Fatih'in darbecilere verdiği ceza
» ABDULHAMİT'İN ÖZEL YAPTIRDIĞI ÇEŞMEYİ KIRDILAR
» Kayıp Pers ordusu bulundu
» DİYAP AĞA NEDEN BAŞTACIDIR,SEYİT RIZA NEDEN ASILDI?
» Nedir bu Yavuz Sultan Selim’le alıp veremediğiniz
» KÂBE'deki son Osmanlı izi de SİLİNİYOR
» Soğuk Savaş?ı o başlattı
» Korkunç İvan Müslüman mıydı
» Büyük İzmir Yangını ilk kez yayınlanacak
» Tarihçiler 120 kahraman çocuğu araştırdı
» Özdaş: Deniz altındaki tarih turizme açılsın
» 8 Bin Yıl' Duvarı!

Toplam 324 Adet
 
 
E-Tarih.org
farkedermi@Web


«Önceki Sayfa     1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33     Sonraki sayfa»
Ahıska Türkleri Gürcistan’a dönüyor

44 yıl önce Stalin döneminde sürgüne gönderilen Ahıska Türkleri, Gürcistan’daki yurtların dönüyor. Bakan Tüzmen ve BBP lideri Yazıcıoğlu’ndan dönüşle ilgili ilginç mesajlar var.Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Ahıska Türkleri’nin etnik kökenleriyle gittikleri ülkelerde uyumlu bir şekilde yaşadığını belirterek, "Ahıska Türkleri’nin Gürcistan’da yapacakları çalışma çerçevesinde, belki bizlerin de diğer komşu ülkelerin de gayretiyle nihayet vatan toprağına döneceklerini zannediyorum" dedi. Barcelo Eresin Topkapı Otel’de düzenlenen konferansın açılışında konuşan Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Gürcistan’la ilişkilerin iyi olduğunu söyleyerek, Ahıska Türkleri için 44 yıl önce Stalin’in yaptıklarının bugünkü Gürcistan’ın suçu olmadığını söyledi. Olaya siyasi parti yaklaşımı göstermeden baktıklarını ifade eden Tüzmen, "Ahıska Türkleri’nin sorunu hepimizin sorunudur. Ahıska Türkleri, etnik kökenleriyle gittikleri ülkelerde uyumlu bir şekilde... Devamı

Türkiye İsmini Kim koydu

TOPKAPI Sarayı Müdürü, yazar- tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Türk toplumunda, kültürel merak bulunmadığını, Türkiye adının dahi Türkler tarafından konmadığını ileri sürdü. İşte Ortaylı’ya göre Türkiye isminin gerçeği.. TOPKAPI Sarayı Müdürü, yazar- tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı Türk toplumunda, kültürel merak bulunmadığını, insanların tembel olduğunu öne sürdü.Türkiye isminin İtalyanlar tarafından verildiğini ileri süren Ortaylı, zamanında Venedikli-Cenovalı İtalyan tacirlerinin memleketin Türkleştiğini görüp, ’Türkiye’ veya ’Türkmenya’ dediklerini söyledi. Ortaylı, Çankırı Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde ’Küreselleşme Sürecinde Yerel Araştırmalar ve Şehir Tarihçiliği’ konulu konferansta konuştu. Ortaylı, "Türk milleti boş vakitlerinde yan yana geldiklerinde gezmeye gider, televizyon karşısına geçip dedikodu yapar. Milletimizin boş vakitlerinde oturup tefekküre dalma, okuma gibi merakı yoktur. Olmadığı için de bazı yazılı evrak ve... Devamı

İslam medeniyetinin ileri olduğunun kanıtları

İslam ülkelerinde bulunan Orta Çağ’dan kalma mozaiklerin, Batılı matematikçilerin ancak 500 yıl sonra keşfedeceği gelişmiş geometrik özelliklere sahip olduğu bildirildi. Harvard üniversitesinden Peter Lu adlı araştırmacı, İslam ülkelerinde Orta Çağ’dan kalma mozaiklerde simetrinin mükemmele yakın olduğunu, bunun da gelişmiş geometri bilgisine sahip olunduğunu gösterdiğini belirtti. "Bu, zanatkarların sadece mozaikleri kolayca birleştirmek amacıyla kullandıkları bir teknik ise, ortada çok büyük bir tesadüf var demektir" diyen araştırmacı, mozaiklerdeki mükemmel simetrinin, "şimdiye kadar sanıldığından çok daha gelişmiş ve karmaşık bir kültüre işaret ettiğini" bildirdi. Science dergisinin son sayısında yayınlanan araştırmasında "kumpas ve cetvel basit hatlar oluşturmaya yetse de, mozaiklerdeki mükemmel 5’li ve 10’lu simetri, ancak çok karmaşık bir sistemle açıklanabilir" ifadesini kullanan Peter Lu, bu motiflerin tek başına bir zanatkar tarafından sınırlı ölçek... Devamı

Müzeler için 2007 projeleri

  Kültür ve Turizm Bakanlığı, müzelerin kaliteleri, güvenliği ve müze ziyaretleri konusunda yeni girişimler başlattı. AA Güncelleme: 18:41 TSİ 14 Şubat 2007 Çarşamba ANKARA - Bu yıl, 4 yeni müze açılacak, kapalı 15 müze yeniden faaliyete geçecek, 46 müzede geçen yıl uygulanmasına başlanan elektronik güvenlik sistemi öteki müzelerde de uygulanacak. 36 müzede tamamlanan envanter çıkarma ve sayım çalışmalarına bu yıl da devam edilecek. SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur mensuplarına müze girişlerinde yüzde 50 indirim uygulanacak. BİLECİK, ISPARTA, KARABÜK VE OSMANİYE’YE MÜZEKültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Orhan Düzgün, 2007 yılında, Bilecik Müzesi, Isparta Uluborlu Müzesi, Karabük Safranbolu Müzesi ve Osmaniye Kadirli Karatepe Müzesi olmak üzere 4 yeni müze açılacağını söyledi. Düzgün, Tokat, Diyarbakır, Elazığ, Van ve Samsun gibi 15 ilin onarım ve restorasyon nedeniyle kapalı olan müzelerinin de yıl içinde açılmasının hedeflendiğini bildirdi. Konya, Nevşehir,... Devamı

Millet Hanı Restore Edilecek

Şanlıurfa’da Osmanlı döneminden kalma tarihi Millet Hanı restore edilerek kültür merkezine dönüştürülecek. 16. yüzyıl ortalarına tarihlenen, Osmanlı dönemine tarihlenen han, kesme taşlardan inşa edilmiş olup, geniş avlusunun çevresinde kalın payelerle bölünmüş, birbirleriyle bağlantılı geniş mekânlar yer alıyor. 1833 yılında onarım görmüş olan han, bir dönem alman yetimhanesi olarak, bir dönem ise askeri kışla olarak kullanılmış. Kuzeydeki tek katlı bölüm tahrip görmemişken, iki katlı güney cephesi tahribe uğramış. Yaklaşık iki hafta sürmesi planlanan kazı çalışmalarıyla hanın temel kalıntılarına ulaşıldı ve rölövesi alınıp projesi yapıldı.  Proje Millet Hanı’nın eski görünümüne kavuşturulmasını ve restorasyon çalışmalarının hemen ardından tarihi yapının bir kültür merkezi haline getirilmesini öngörüyor. Harran Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Cihat Kürkçüoğlu, yaptığı açıklamada “İçinde Müze ve Kültür Müdürlüğü hizmet binalarının yanı sıra el işi atöly... Devamı

Medya tarihinin ilk ’yalan haber’i

Savaş meydanlarında yaşanan hezimetlerin kamuoyundan gizlenmesi ya da sıradan askerî başarıların medya desteğiyle haddinden fazla abartılmasının yalnızca bu çağa özgü bir "psikolojik savaş tekniği" olduğunu sakın ola düşünmeyin. Cephede postun pahalı olduğunu gören gelmiş geçmiş bütün despotlar, kontrol altında tuttukları iletişim araçlarını kullanarak halklarını kahramanlık masallarıyla uyutma yoluna sık sık başvurmuşlardı. Tıpkı Kadeş Savaşı’nda perişan olan "Firavunlar Firavunu" 2’nci Ramses gibi! Despot yöneticilerin iktidarlarını perçinlemek adına kamuoyunu yalan haberlerle yönlendirmesi geleneği, sanıldığından çok daha eskilere dayanıyor. Tarihin hemen her döneminde, günümüzün "medya" tanımına uyabilecek nitelikteki kitle iletişim araçlarını denetim altında tutan liderler, yaydıkları asparagas haberler ile bazen tarihin akışını bile değiştirecek nitelikte dezenformasyon başarılarına imza atmışlardı. Bunlar arasında, modern arkeolojinin saptayabildiği en eski (ve ayn... Devamı

Ölüm 5 bin yıldır ayıramadı

İtalya’daki kazılarda birbirlerine sarılmış olarak bulunan iskeletler arkeologları şaşırttı İTALYA’NIN kuzeyindeki Valdaro bölgesinde yapılan arkeolojik kazılarda, birbirine sarılmış bir çiftin 5 bin yıllık iskeletleri bulundu. Arkeologların ’Valdaro âşıkları’ adını taktıkları iskeletlerin genç yaşta ölen bir adamla, ruhuna eşlik etmesi için öldürülerek onunla gömülen eşine ait olduğu tahmin ediliyor. Adamın belkemiğinde bir ok, kadının yanında da bir ok başı bulundu.KAZI ekibinin lideri Elena Menotti, daha önceki kazılarda çok sayıda birbirine sarılmış anne - çocuk iskeletine rastladıklarını ancak ilk kez birbirine sarılmış bir çiftin iskeletini bulduklarını söyledi. Menotti, "Bu bulgu beni çok heyecanlandırdı. Tüm İtalya’da çok sayıda kazıya katıldım, ancak hiçbiri beni bu kadar heyecanlandırmamıştı" dedi.... Devamı

Üsküdar ve Yenikapı?da Tunç Çağı kalıntıları

  2 Ocak 2007 Mustafa KINALI/İSTANBUL Marmaray çalışmaları kapsamında Yenikapı ve Üsküdar’da sürdürülen arkeolojik kazılarda, İstanbul’un 5 bin yıllık tarihini aydınlatacak buluntular ortaya çıkıyor.Arkeolojik buluntular, Avrupa Kültür Başkenti olmaya hazırlanan tarihi kentin bilinmeyen çehresine ışık tutuyor. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü ve Marmaray Kazı Başkanı Dr. İsmail Karamut, buluntuların İstanbul’un tarihini yeniden yazdıracağını söyledi.MARMARAY çalışmaları kapsamında yapılan kazı ve araştırmalar, İstanbul’un en eski dönemlerini aydınlatıyor. Yenikapı’da yapılan kazılarda Tunç Çağı’na ait yeni bulgulara ulaşıldı. Tunç Çağı’ndan kalma çanak çömleğe deniz seviyesinin 6.60 metre altında ulaşıldı. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü ve Marmaray Projesi Kazıları Başkanı Dr. İsmail Karamut, 2004 Kasım’ından beri süren kazılarda ortaya çıkanların Marmara Denizi’nin jeolojik oluşumunu ve tektonik hareketler... Devamı

?Osmanlı Tarihçileri? Projesi

  2003 yılı sonbaharında Harvard Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (CMES) bünyesinde başlayan Osmanlı Tarihçileri  Projesi’ne ilk makaleler gelmeye başladı. Osmanlı tarihi alanında eksikliği gitgide daha çok hissedilen geniş kapsamlı ve bio-bibliyografik nitelikte bir kaynak ortaya çıkarmak amacıyla başlatılan Osmanlı Tarihçileri Projesi,  Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yaşamış ve eser vermiş tüm tarih yazarlarını kapsayacak. Editörlüğünü Cemal Kafadar, Hakan Karateke ve Cornell Fleischer’ın yaptığı çalışmanın şu aşamasında oluşturulan listede bin kadar tarihçi bulunuyor. Projenin Osmanlı tarihçiliği alanına yapmayı umduğu en büyük katkı, yukarıda adı geçen tarihçilerin biyografilerinin yanı sıra eserlerinin nüshalarının ve bu nüshaların bulunduğu kütüphanelerin mümkün olduğunca tam bir listesini meydana getirecek olması. Bu bağlamda özellikle şimdiye kadar yayımlanmamış eserlere öncelik verilerek bu eserlerin makul uzunlukta bir özetlerinin... Devamı

Urartu Yiyecek Deposu

1989 yılından beri devam eden ve Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu’nun yürüttüğü Ayanis Urartu Kalesi kazılarında, kaleyi inşa ettiren Urartu Kralı II. Rusa’ya ait depo mekânları ortaya çıkartıldı. Kalenin batı yönünde yer alan depo mekânları içinde boyutları 2 metreyi bulan depo küpleri tahıl ve içecek saklamak amacıyla kullanılıyor ve kale dışında yaşayan  halka ihtiyaç halinde bu depolardan yiyecek dağıtımı yapılıyordu. Küplerin boyutları depo içindeki kapılardan çok daha büyüktü ve olasılıkla yapının inşası aşamasında yerinde üretilmişlerdi. Ağızlarının çuval ile örtüldüğü ve kral mührü ile mühürlendiği gözlenen küplerin üzerlerinde çiviyazısı ile yazılmış ölçü miktarları, depo küplerinin yanlarında bulunan kaplarda krallığın farklı bölgelerinden kaleye gönderilen mallar bulunuyordu. Kapların yanındaki bullalar üzerinde (mühür baskısı) malların kimler tarafından ve nereden gönderildiği yazılı olurdu. Kazılan küplerin içinde tahıl bulunama... Devamı

 
«Önceki Sayfa     1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33     Sonraki sayfa»


Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam