Ana Sayfa « E-tarih.org    
   
  Kölelik Cariyelik
      Kölelik ve cariyeliği ilk defa İslâm Hukuku mu vaz’ etmiş ve daha önce yokken yeni mi ortaya koymuştur?
  » Üst Konu
Kölelik ve cariyelik kavramları
Kölelik ve cariyeliği ilk defa İslâm Hukuku mu vaz’ etmiş ve daha önce yokken yeni mi ortaya koymuştur?
İslâmiyet neden köleliği birden bire ortadan kaldırmadı?
İslâmiyet kölelikle ilgili yeni olarak ne getirmiştir?
İslâm Hukukunda cariyelerin hukukî statüleri nelerdir? Efendiler cariyeleri ile karı koca hayatı yaşayabilirler mi?
Hizmetçi statüsündeki cariyeler ne demektir? Bunlarla karı-koca ilişkisi mümkün değil midir?
Osmanlı Padişahlarının eşleri sayılan cariyelerden kadın efendiler kimlerdir?
Osmanlı Padişahlarının karı-koca hayatı yaşadıkları cariyelerden ikballer kimlerdir?
Hadımlık dinen caiz midir? Osmanlı Padişahları zorla insanları hadım ettirmiş midir? Hadımlar, Osmanlı haremindeki kadınlarla içli dışlı mıydılar?

 
Kölelik ve cariyeliği ilk defa İslâm Hukuku mu vaz’ etmiş ve daha önce yokken yeni mi ortaya koymuştur?

Maalesef kölelik ve cariyelik müessesesi İslâmiyetten önce yokmuş da, İslâmiyet getirmiş gibi İslama hücum edilmektedir. Halbuki İslâm’ın hükümleri iki kısımdır:

Birincisi; İslâmiyet’in, daha önceki hukuk sistemlerinde yok iken, ilk defa kaide olarak ortaya koyduğu yani İslâm’ın müessisi olduğu hükümlerdir. Zekât gibi, miras payları gibi. İslâm âlimlerinin açıklamasına göre, bu çeşit hükümler, yüzde yüz insanoğlunun yararınadır; insanlar tarafından anlaşılmasa da hikmetleri ve maslahatları vardır.

İkincisi; İslâmiyetin ilk defa ortaya çıkarmadığı ve belki daha evvel var olup da İslâmiyetin sonradan tadil yoluna gittiği yani İslâmiyetin mıTaddil olarak rol oynadığı hükümlerdir. Yani İslâmiyet bu hükümleri ilk defa ortaya çıkarmış değildir. Belki bu hükümler, daha önceden çeşitli toplumlarda ve hukuk sistemlerinde vardır ve vahşî bir şekilde uygulanmaktadır. İslâmiyet, bu tür hükümleri, birden bire kaldırmak insan yaratılışına aykırı olduğu için, tadil etmiştir. Vahşî bir suretten medenî bir kalıba sokmuştur.                                                                                                                                

 

Kölelik ikinci çeşit hükümlerdendir. İslâmiyet, daha evvelki toplumlarda yok iken köleliği getirmiş değildir. Belki daha önceki toplumlarda var olan köleliği tadil ederek kabul eylemiştir.

Gerçekten de İslâmiyet geldiği zaman Arap Yarım Adasında yaşayan insanların yarıya yakını köle idi. Her insanın evinde mevcut olan nüfusun yarıya yakını ve bazan daha fazlası kölelerden oluşuyordu. Eğer İslâmiyet, kölelik müessesesini birden kaldır-saydı, hem köle sahibi efendiler ve hem de kölelerin kendileri açısından çok büyük sıkıntılar meydana gelecekti. Efendilerin, asırlardır alıştıkları bu işten birden bire vazgeçmeleri fıtratlarını değiştirmek kadar zor olacaktı; belki de İslâmiyetin kaldırıcı emrine itiraz ettikleri gibi bazı zulümlere de yol açacaklardı. Köleler ise, çoğunlukla aile hayatından kopuk ve uzak bir hayat yaşadıklarından dolayı, sokağa atılmış sahipsiz yetim çocuklar gibi olacaklardı. Bu da sosyal ve ekonomik bir felâket demekti.

Kaynak: Prof.Dr. Ahmet AKGÜNDÜZ - Sorularla Osmanlı