Ana Sayfa « E-tarih.org    
   
Osmanlıda Müzik ve Eğlence
  Osmanlı Devleti’nde çeşitli oyunlara ve eğlencelere müsaade edilmiş midir?
  » Üst Konu
Osmanlı Devleti’nde musiki ziyafetlerinin yapıldığını biliyoruz. Halbuki İslâm’da musikinin hükmü buna mani değil midir?
Osmanlı Devleti’nde çeşitli oyunlara ve eğlencelere müsaade edilmiş midir?
Harem’de tam bir eğlence ve oyun havasının hâkim olduğu ve her çeşit eğlencenin meşru’-gayr-i meşru denmeden yapıldığı iddia edilmektedir. Bu doğru mudur?
Harem’de hayat nasıl yürüyordu? Osmanlı Padişahlarının aileleri ile düzenledikleri halvet denilen eğlenceleri nasıl açıklayabilirsiniz?
Osmanlı döneminde bazı geziler düzenlendiği ve Kağıthane safalarının yaşandığı bilinmektedir. Bunlar hakkında neler diyebilirsiniz?
"Osmanlının Muzırlan" diyebileceğimiz bazı kitaplar olduğu iddia edilmektedir. Bunlar hakkında neler diyeceksiniz

 
Osmanlı Devleti’nde çeşitli oyunlara ve eğlencelere müsaade edilmiş midir?
Harem halkının ve Osmanlı toplumunda her zaman dışarıya çıkamayan aile efradının yeknesak olan hayatını değiştirmek için, meddahlar, karagözler ve orta oyuncuların gösteri yaptıkları ve harem halkının kendi aralarında bekiz, kös ve sürme oynadıkları bilinmektedir. XIX. asırda bunlara dama, tavla ve domino da eklenmiştir. İskambil ise, hareme asla girmemiştir. Bu arada saraylı cariyeler, kendi aralarında haftada iki defa oyun ve saz geceleri düzenlemekteydiler. Bu oyun ve saz geceleri, kendilerine tahsis edilen yerlerde yapılırdı. Cariyelerin kendi aralarında düzenledikleri bu gecelerde, teşkil edilen oyun takımı görev alırdı.

Önceleri, erkek oyunculara çengi denirken, sonraları erkek oyunculara köçek ve kadın oyunculara da çengi denmeye başlandı. Köçek oyunu erkekler arasında oynanırdı. Ancak bazan haremde cariyeler de erkek elbisesi giyerek köçek oyunlarını taklid ederlerdi.

Tanzîmât’dan sonra eskiden beri oynanan bu oyunlar, tamamen terkedilmiş ve yerini yavaş yavaş Avrupaî eğlencelere bırakmıştır. III. Selim zamanında hareme dans girmiş ve bunu opera ve tiyatro takip etmiştir. Ancak dans, opera ve tiyatro da hep meşru dairede yapılmaya çalışılmıştır. Ama meşru dairenin sınırlarının taşıldığı olaylar da vardır.

 

Uluçay, Harem II, sh. 154-157; Osmanlı Saraylarında Harem Hayatının İç Yüzü, sh. 135-142;

Osmanoğlu, Ayşe, Babam Sultân Abdülhamid, sh. 73-77.

Kaynak: Prof.Dr. Ahmet AKGÜNDÜZ - Sorularla Osmanlı