kütüphane

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Türkler ölmeyi biliyorlar, hem de iyi biliyorlar. Ben de ölmeyi bilen bir milletin yenilmeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim. Burada hiç yoktan ordular kurmak ve bu orduları ölüme sürüklemek mümkün. Bu imkanlardan bol bol faydalanıyorum. Fakat, meydana getirdiğim orduları sendeleten bir engel var: Türklerin yaşayan hatıraları! Üç-dört yüzyıl önce her kudreti ve her milleti yenen Türkler, şimdi de silinmez hatıralarıyla her teşebbüsü sendeletiyorlar. Hemen her yürekte bu korkuyu seziyorum. Demek ki yalnız Türkleri değil, onların tarihini de yenmek lazım. Bu durumda ben, Türklerin düzinelerle milleti idare etmelerindeki sırrı da anlıyorum. Onlar milletleri bir kere yeniyor fakat kazandıkları zaferleri ruhlara ve nesillere nakşedebiliyorlar.   M. Montecuccoli (Avusturyalı Komutan)
  Kategoriler  

Belgelerin Dilinden Osmanlı ve Avrupa
Belgelerin Dilinden Osmanlı ve Avrupa

Hayreddin Nedim Göçen
Muhteşem Hayatlar
Muhteşem Hayatlar

Ö. Faruk Reca
E-Tarih.org
farkedermi@Web
Kütüphane
 
 
Avrupa'da Ne Gördüm

d Kategorisi   Hatıralar
d Kitap İsmi : Avrupa'da Ne Gördüm
d Yazarı : Ahmed İhsan
d Yayın Evi : TARİH VAKFI YURT YAYINLARI
d Yayın Tarihi :

 
Mülkiye mezunu, Jules Verne çevirmeni, Servet-i Fünun'un kurucusu Ahmet İhsan (Tokgöz), dergisinde kullanabileceği yeni resimli baskı tekniklerini incelemek amacıyla 1891'de Avrupa yolculuğuna çıkar. Paris ve Viyana'da matbaacı ve fotoğrafçılarla yaptığı görüşmelerin yanında, yıllardır içinde taşıdığı bir özlemi gerçekleştirme, güzellik ve düzen örneği saydığı Avrupalıları kendi ortamlarında görerek nasıl çalıştıklarını anlama olanağına da kavuşur böylece. Yol masraflarını, gezi izlenimlerini yayımlayarak çıkaracaktır. Dönüşünde önce Servet-i Fünun'da tefrika edilen Avrupa'da Ne Gördüm, kısa süre sonra da kitaplaştırılır.

- Hangi sefarette bulunuyorsunuz?
- Hiçbirinde!
- Ay siz sefaret memuru değil misiniz?
- Hayır; ben İstanbul'da gazeteci ve matbaacıyım, mahzâ görmek için buralara geldi..
- Acaip! Memleketiniz halkından birinin gezmek için Avrupa'da ihtiyar-ı sefer ettiğini ilk defa görüyorum! Vakıa şu adamın fikri doğru idi...

Tuna'da Bir Hafta ise 20 yıl sonraki bir Almanya gezisinden dönüş yolculuğunun Tuna üzerindeki bölümünü anlatır. Ahmet İhsan, Osmanlı yönetimi altından çıkmış ülkelerden geçerek iskele iskele coğrafyanın doğusuna yol alırken, zihin haritasındaki Doğu'yla karşı karşıya gelir.

Romanya bandırasını hamil olanlar dahi oldukça güzel ve temiz. Diğerleri ise şarka mahsus ihmal ve metrukiyeti ile daima pejmürde bir hâlde idi. Bu satırları Bulgar dubalarını tezyif maksadıyla söylemiyorum. Zira biliyorum ki meselâ orada bizim dubamız olsaydı manzara-i umumiyesi ile belki daha fena bir levha teşkil eylerdik. Hem farziyata ne hacet! İngiltere'den suret-i mahsusede mübayaa olunup mükemmeliyet ve ziyneti herkesin mucib-i hayreti olmuş olan yeni vapurlarımızın Karadeniz seferlerini icra ederken nasıl fena bir kılıkta bulunduğunu ve yolcuların neler çekmekte olduğunu gazetelerimiz yazmıyor mu?

SİTE:www.kitapyurdu.com


Yayın Yılı: 2007 İthal Kağıt 620 sayfa 13,5x19,5 cm Karton Kapak ISBN:9753332101 Dili: TÜRKÇE
 
 
Yorumlar
  Yorum Ekle
 
www.e-tarih.org
Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam