konular banner

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir.   Mustafa Kemal Atatürk

  Ana Menü  
Osmanlı Devleti ve Komşuları

Osmanlı İmparatorluğu

Malta kuşatması ve Sakız Adasının Fethi

 

E-Tarih.org
farkedermi@Web
  Konular  
Osman Bey Dönemi

Bursanın Fethi

Palenkanon Savaşı ve İznik'in Fethi

İzmit'in Fethi

Karesi Beyliğinin İlhâkı

Ankara'nın Zaptı

Rumeliye Geçiş

Edirne'nin Fethi

Ankara'nın Yeniden Zaptı

Sırpsındığı Zaferi

Rumelide Fetihler

Çirmen Zaferi

Balkanlarda Fetihler

Ploşnik Bozgunu

Şehzâde Savcı İsyânı

I. Kosova Zaferi

Batı Anadolu Seferi

Yıldırım Beyazıt'ın Karaman Seferi

Ylıdırım Beyazıt'ın İstanbul Muhasarası

Yıldırım Beyazı'tın Sultan Ünvanını Alması ve diğer olaylar

Niğbolu Zaferi

Kırkdilim Savaşı

II. İstanbul Muhasarası

Karamanoğulları'nın ilhakı

Kadı Burhaneddin'in osmanlılara Bağlanması

Malatya'nın Zaptı

Ankara Savaşı

Bursa Müdafası ve Karaman Seferi

İlk Deniz Savaşı

Anadolu Harekatı

Canik Bölgesinin Zaptı

Şeyh Bedrettin İsyanı

Mustafa Çelebi İsyanı

Çamurluova Savaşı

Mustafa Çelebi İsyanı ve Öldürülmesi

II. Muratın İstanbul Muhasarası

Küçük Mustafa Çelebi İsyanı

Candaroğulları İle Mücadeleler

Rumelide İstikrarın Sağlanması

Selanik ve Yanya'nın Fethi

Belgrat Muhasarası

II. Murad'ın Karaman Seferi

Arnavutluk İsyanı

Haçlı İttifakı ve Segedin Antlaşması

II. Murad'ın 2.Karaman Seferi

Varna Zaferi

Balkanlarda Hakimiyet ve Mora Seferi

II.Kosova Zaferi

Fatih Sultan Mehmedin Karaman Seferi

İstanbul’un Fethi

Fatih'in Sırbistan Seferi

Atina'nın Fethi

Fatih'in Belgrad Muhasarası

Sırbistanın Fethi

Fatih'in Mora Seferleri ve Fethi

Eflâk'ın İlhakı

Bosna ve Hersek'in İlhâkı

Enez, İmroz ve Semadirek ve Taşoz'un Fethi

Limni'nin Fethi

Midilli'nin Fethi

Eğriboz'un Fethi

Karadeniz Seferi, Amasra ve Trabzonun Fethi

Karamanoğulları'nın İlhakı

Otlukbeli Savaşı

Cem Sultan Olayı Ve Kaplıcalar Savaşı

Şah Kulu İsyanı

Boğdan Seferi ve Akkerman'ın Fethi

İnebahtının Fethi ve Prodano Deniz Savaşı

Modon'un fethi

Koron ve Navarin'in Fethi

Denizden Haçlı Seferi ve Antlaşma

Karışdıran Savaşı ve I. Selimin Tahta Geçişi

Yenişehir Savaşı ve Şehzadeler Meselesi

İran Seferi ve Çaldıran Zaferi

Bozoklu Celâl İsyanı

Turnadağ Savaşı ve Dulkadiroğulları Beyliğinin Alınışı

Merc-i Dabîk ve Ridaniye Savaşları

Canberdi Gazalî Hadisesi ve Mastaba Savaşı

Sabacz ve Belgradın Fethi

Rodos'un Fethi

I. Macar Seferi ve Mohaç Zaferi

II. Macar Seferi ve Budin'in Fethi

I Viyana Kuşatması

III.Macaristan Seferi (Alaman Seferi)

Koron'un Yeniden Fethi

4. Macar (Istabur )seferi

Peşte ve Estergonun Fethi

Erdel Seferi

Boğdan Seferi

Kanuni Dönemi Celali İsyanları

I. İran (Irakeyn) Seferi

II. İran Seferi

Nahçıvan Seferi

Barbaros Hayrettin Paşa ve İlk Seferler

Korfu Seferi ve Preveze Deniz Zaferi

Fransa'ya Yardım Seferi

Nice Seferi

Cerbe Deniz Savaşı

Don-Volga Kanal Projesi

Malta kuşatması ve Sakız Adasının Fethi

Hint Seferi

Habeşistan seferi

Seydi Ali Reis'in Hint Seferi

Zigetvarın Fethi

Kıbrısın Fethi

İnebahtı Savaşı

Rus Seferi ve moskova Yağması

Boğdan İsyanı

Tunusun 2. Kez Fethi

Haçova Zaferi

Karayazıcı İsyanı

Taviloğlu İsyanı

Canbolatoğlu İsyanı

Çehrin Seferi

II. Viyana Kuşatması

Ciğerdelen Savaşı

Estergonun Düşüşü

Rus - Avusturya Savaşları

Kanije Kalesinin Fethi

İnebahtı Hezimeti

Hotin zaferi

Kanije Müdafası

Prut Savaşı

Çeşme Bozgunu

Varadin Hezimeti

Fas'ın Osmanlı Himayesine Girmesi Ve Vadi's Seyl Savaşı

1578-1590 Osmanlı-İran Savaşı

Koyungeçidi Zaferi

Çıldır Zaferi

Meşaleler Savaşı

Koyungeçidi Zaferi

1593-1606 Osmanlı Avusturya Savaşları

1683-1699 Osmanlı - Kutsal İttfak Savaşları

1603-1611 Osmanlı-İran Savaşı

Peşte Bozgunu

Edirne Vakası

Zenta Savaşı

Salankemen Meydan Savaşı

Koyun Adaları Zaferi

Patrona Halil Ayaklanması

Prut Savaşı

Navarin Faciası

Bender Faciası

Sinop Baskını ve Kırım Harbi

93 Harbi

Plevne Savaşları

Dömeke Meydan Muharebesi

Tepedelenli Ali Paşa İsyanı

Yunan İsyanı ve Yunanistanın Bağımsızlığını Kazanması

Girit Meselesi

Yunanistan ile Sınır Anlaşmazlığı

Nizip Savaşı

Hersek İsyanı

Bosna Hersekin Avusturya Tarafından İşgali

Sırp İsyanı

Bulgar İsyanı

Eflak-Boğdan Ayaklanması ve Romanya'nın Ortaya Çıkması

Cidde ve Suriye Ayaklanmaları

Makedonya'nın Kaybı

Arnavutluk'un Kaybı

Aziziye Müadafası

Trablusgarp Savaşı

Balkan Savaşları

 

E-Tarih.org
farkedermi@Web

E-Tarih.org


 
 
06 Kasım 2007 14:52
e-Posta   Yazdır

 
Malta kuşatması ve Sakız Adasının Fethi
Malta Kuşatması ve Turgut Reisin Şâhadeti - Sakız Adasının Fethi

Osmanlıların zaferi ile sonuçlanan ve onlarin Bati Akdeniz'den çıkarılamayacağını bir kere daha ortaya koyan Cerbe muharebesinden sonra dikkatler Malta'ya çevrilir. Zira Mısır, Trablusgarp, Cezayir ve diğer bazı mühim yerlerin idare ve emniyeti, Malta'nın Osmanlı idaresinde bulunmasını gerektiriyordu. Daha önce temas edildiği gibi Rodos Adası'nın Osmanlılar tarafindan fethini (l522) müteakip Malta Adası, Şarlken tarafindan buradan çıkarılan Saint Jean şövalyelerine verilmişti. Ada, kısa bir zaman içinde şövalyeler tarafindan pek müstahkem bir hale getirilmişti. Cezayir yolu üzerinde bulunan adadaki şövalyeler, korsanlık faaliyetlerini sürdürüyor, Türk ticaret gemilerini vurmak suretiyle Osmanlı ticaretine zarar veriyor ve nihayet Osmanlar aleyhine olan savaşlara (Preveze ve Cerbe gibi) iştirak ediyorlardı. Ayrıca Hıristiyan korsan gemileri de burada kendileri için çok güvenli bir sığınak buluyorlardı. İste bütün bu sebepler göz önüne alındığı zaman Osmanlılar bakımından Malta'nın fethi kaçınılmaz bir gereklilik olarak ortaya çıkıyordu. İspanyollar ise Malta'nın fethinin sonunda Osmanlı donanmasının Sicilya, Napoli ve havalisine geleceğini bildiklerinden, Malta'nın savunmasına büyük bir önem veriyorlardı. Bütün bu diplomatik ve stratejik düşüncelere rağmen Osmanlılar, Malta seferi konusunda pek istekli görünmüyor veya en azından acele etmiyorlardı. Fakat bu sıralarda saray için alınan eşyayı getiren bir Türk gemisinin Zenta ve Kefalonya adaları arasında 7 (yedi) Malta korsan gemisi tarafindan zapt edilmesi, adanın, Osmanlılar tarafindan zaptı hakkındaki tasavvur ve düşünceyi meydana çıkardı.

Yıllardan beri "ahali-i İslâm-i nüsret encâma zarar ve haşaretten hâli olmayan" Malta şövalyelerine ait "kıla' ve buka'ın kal' ve kam'ına" karar verilince yani Malta'ya sefer kararı alınınca, büyük bir hazırlığa girişilir. Haliç, Gelibolu ve Sinop tersanelerinde yeni gemiler inşa ve mevcudular tamir edilip kalafatlanırken, bazı gönüllü reisler için Rodos'ta l8 oturaklı kaliteler yaptırılması yoluna da gidilir.

Malta üzerine gönderilecek kuvvetlere Besinci Vezir Kızılahmedlü Mustafa Pasa serdar tayin edilerek seferin bütün salâhiyeti kendisine verilmişti. Donanma ise Cerbe gâlibi Cezayir Beylerbeyi Kaptan-i derya Piyâle Paşa'nın emrine verilmişti. Ayrıca Beylerbeyi Turgut Pasa (Reis)'ya da emirler gönderilerek Piyâle Paşa'ya yardımda bulunması istenmişti. Mühimce Defterlerindeki kayıtlardan anlaşıldığına göre bu konuda Turgut Reis'e biri 25 Rebiulevvel 972 (3l Ekim l564), diğeri de bundan dört gün sonra 29 Rebiulevvel 972 (4 Kasım l564)'de gönderilmiştir.

Osmanlı donanması, 29 Mart l565'te 300'e yakin irili ufaklı gemi ve 40-50 bin kişiden müteşekkil muazzam bir ordu ile Malta'ya hareket eder. l9 Mayıs'ta adaya varılarak karaya asker çıkartılır. Kanunî'nin emir ve tavsiyelerine rağmen çok tecrübeli bir denizci olan Turgut Reis gelmeden kuşatmaya başlanarak yanlış mevkilere hücuma geçilir. Bununla beraber Turgut Reis'in aldığı önlemlerle bu hatalar düzeltilir. Ancak Turgut Reis, hücum yapıldığı sırada (l8 Haziran) Sant Elmo burçları önünde, atılan bir top güllesinin çarptığı kayadan fırlayan bir tasın basına isabet etmesiyle yaralanır. Dört gün ve gece kendini bilmeden (koma hali) yatar. Burçların feth edildiği besinci günü (23 Haziran) vefat eder. Cesedi beş parça kadırgasıyla Trablus'a gönderilip orada yaptırdığı câmi ve medresesinin yanındaki türbesine defnedilir.

Saint Helen kalesi on yedi günde (24 Haziran l565) alınmakla beraber asil maksat olan Malta muhasara edilir. Bundan sonra şiddetlenen çarpışmalar, Osmanlı ordusunda büyük zayiatlara yol açar. Sicilya genel valisinin İspanya, Fransa ve Papa'nın desteğiyle 72 kadırga ve on bin askerle yardıma gelmesi ve deniz mevsiminin geçmekte oldugunun görülmesi üzerine kalenin alınamayacağı anlaşılarak kuşatmaya son verilir. Serdar Mustafa Pasa, Turgut gibi büyük bir denizci ile takriben 20.000 askerin şahâdetine mal olan bu kuşatmayı kaldırarak ll Eylül'de asker ve malzemeyi gemilere yükleyerek denize açılır. Bu muvaffakiyetsizlik üzerine Malta seferi için Serdar tayin edilen Mustafa Pasa vezirlikten azl olunur.

Fethi için büyük hazırlıklar yapılan ve maalesef büyük zayiatlara sebebiyet veren bu kuşatmanın kaldırılmasına, kalenin hem müstahkem bir mevkide bulunması, hem de sağlam surlarla çevrili olmasının yanında ada, gereği gibi abluka altına alınamıyordu. Bu da kaleyi müdafaa edenlere dışardan devamlı yardımların gelmesine sebep oluyordu. Bu arada kuşatma planında yapılan büyük hatalar, kuşatmanın uzamasından dolayı donanmanın maruz kaldığı erzak ve malzeme sıkıntısı ile orduda hastalığın bas göstermesi gibi durumlar, adanın fethine imkân vermemişti.

Kanunî Sultan Süleyman, bu basarisizliği hazmedemeyecek ve yeni bir seferin açılması için hazırlıklara başlanmasını emredecektir. Ancak Avrupa'ya yeni bir kara harekâtının yapılma mecburiyeti, bu seferi ikinci plana itmiştir. Bununla beraber Kanunî, son seferi olan Zigetvar'a çıkmadan önce donanmaya denize açılma emrini vermişti. Bu sefer sonunda Sakız Adası bütünüyle Osmanlı hâkimiyetine geçecektir.9. Sakız Adası'nın Alınması Donanma, Kanunî'nin emri üzerine harekete geçip denize açılmıştı. Gerçi Sakız Adası, daha Fâtih Sultan Mehmed zamanında vergiye bağlanmıştı. Ancak bura sakinleri, fırsat buldukça Osmanlıların askerî harekâtları ile donanmanın durumu hakkında dışarıya bilgi sızdırmaktan geri kalmıyorlardı. Zaman zaman da vergilerini aksatıyorlardı. Bundan başka Malta kuşatması sırasında da bazı Sakızlılar, Osmanlılar'a karsı savaşmışlardı. Öte yandan, tamamen Osmanlı hâkimiyetindeki Ege Denizi'nde böyle bir adanın bulunması, Osmanlı menfaatlerine zarar verebilirdi. Katim Çelebi'nin ifadesiyle Kanunî, bütün bu durum ve sebepleri su sözlerle ifade ediyordu:

"Mısır diyarına giden hacıların yol üzerinde kıyıya yakin Sakız Adası hisarında oturan kâfirler görünüşte haraca bağlı iseler de savaşçı kâfirlerle iyi dostluk üzere olup her daim devlet kapısında olan isleri yazıp bildirmektedirler. Ve donanma-yi hümâyûn gemileri çıktıkça kaç gemidir ve ne yana gidecektir hep bildirip ufak İslâm gemilerine zarar eriştirmekten geri durmadıklarını biliyorum. Ne yoldan olursa bu adayı tutup almaya dürisesin. diye buyurmuşlardı." Bunun üzerine 973 baharında ( Mart - Nisan 1566 ) Kaptan Piyâle Pasa 70 parça kadırga ile denize açılıp, adanın karsısındaki Çeşme'ye gelir. donanmanın Çeşme'ye geldiğini gören Sakızlılar, bazı hediye ve armağanlarla Kaptan Paşa'ya geldilerse de bu, kalenin zaptına mani olamadı. Zira Pâdişah'ın bu konudaki emri kesindi. Bu sebeple 24 Ramazan 973 (14 Nisan 1566 )'da Sakız'a gelen Piyâle Pasa, kan dökmeden adayı zapt edip onu bütünüyle Osmanlı hâkimiyetine alır. Buraya muhafızlar koyan Piyâle Pasa, büyük kiliseyi de câmi haline getirmişti. Böylece Ceneviz, Ege'deki son kolonisini de kaybetmiş oluyordu. Türklerin adayı ele geçirmesi, Katolik Cenevizlilerin tazyiklerinden şikâyetçi olan yerli Rumlar tarafindan sevinçle karşılanmıştı. Böylece Sakız Adası da diğer komsu adalar gibi Osmanlı hakimiyetinin sağladığı müsamaha havasından faydalanmıştır.

Sakız Adası'nın artik bütünüyle Osmanlı hâkimiyetine girdiği haberini alan Kanunî, "Eyi tedarik olunmuş" diyerek memnuniyetini izhar etmişti. Piyâle Paşa'ya gönderilen hükümde ise, Sakız'ın bir sancak halinde Kaptan pasa eyâletine ilhakı uygun görülmüş ve buranın sancakbeyliği Kırşehir Beyi Gazanfer Bey'e 50.000 akça terakki ile tevcih olunmuştu. Ayrıca Sakız'ın tahriri yapılarak buranın gelirleri ile nüfusu tespit edilmişti. Bu esnada Sakız'ın ileri gelenleri İstanbul'a gönderilmişti.

 
 

Sayfa Başına Dön

 
     

Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam