konular banner

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Beraber yaşanır, dövüşülür beraber, ama herkes kendi payına ölür   Nazım Hikmet

  Ana Menü  
Osmanlı Devleti ve Komşuları

Osmanlı İmparatorluğu

Balkan Savaşları

Kral Ferdinand'ın Çar Nikola'ya Başvurması

 

E-Tarih.org
farkedermi@Web
  Konular  
Balkanlılar Arasında İlk Düşmanlık Belirtileri

Balkanlıların Bırakışma Şartları

Batı Azerbaycan işleri

Büyük Devletlerin Başarı ile Aracılık Edememelerinin Sebepleri

Çatalca Bırakışması

Çatalca Çatışması

Garp (Batı) Ordusu, Adalar

Genel düşünceler

Lüleburgaz Vuruşmasından Çatalca Vuruşmasına Kadar

Lüleburgaz Yenilgisinin Avrupa'da Yankıları

Lüleburgaz Yenilgisinin Sonuçları

Mısır İşleri

Osmanlı Hükümetinin Büyük Devletlere İkinci Başvurması

Osmanlı Hükümetinin Büyük Devletlere İlk Başvurması

Osmanlı Hükümetinin Büyük Devletlere Üçüncü Başvurması

Osmanlının İç Durumu

Rusyanın Boğazlar İşinde Aldığı Durum

Savaşın Başından Lüleburgaz Vuruşmasına Kadar

Barış Görüşmeleri

Londra Konferansına Doğru

Osmanlı ve Balkan Delegelerinin İlk Buluşmaları

Tartışmalar

Rusya'nın Osmanlı Üzerinde Baskıda Bulunması

Puankare'nin İki Demeci

Balkanlıların Barış Şartları

S. J. Konferansı'nın 4'üncü Toplantısı

Kral Ferdinand'ın Çar Nikola'ya Başvurması

S. J. Konferansı Dışında Bazı Görüşmeler

İstanbul'da Gizli Osmanlı-Bulgar Görüşmeleri

Barış Şartlarının Bildirilmesinden Önceki Başvurmalar

Osmanlı Hükümetinin Barış Şartları

Büyükelçiler Konferansı'nın Adalar İşi Üzerindeki Kararı

Barış Görüşmelerinin Kesilmesi

Görüşmelerinin Kesilmesiyle Babıâli Baskını Arasında Geçen Diplomatik Olaylar

Balkanlılar Arasındaki Durum

Osmanlı Hükümetine Karşı Baskı Yapılması

Bazı Deniz Savaşları

Bab-ı Âli Baskını

İkinci Balkan Savaşı - Babıâli

İç Durum

Siyasal Görüşmeler

Savaş Olayları ve Barış İçin Görüşmeler

Edirne'yi Kurtarmak Ümidi Kalmadıktan Sonra

Edirne'nin düşmesi

Edirne Düştükten Sonraki Bulgar Tehdit ve İstekleri

Londra Antlaşmasına Kadar

Londra Barışından Sonraki İç Durum

Çarın Berlin'e Gidişi

Adalar ve Arnavutluk İşleri

Arnavutluk'un Karadağ ve Sırbistan'la Sınırlarının Saptanması

Arnavutluk'un Örgütlendirilmesi Sorunu

Ege Adaları Sorunu

İtalya'nın Yunanistan-Arnavutluk Sınırı İşini Oniki Ada İşine Bağlaması

Balkan Devletlerinin Aralarında Savaş Çıkması

Bulgaristan - Romanya gerginliği

Sırp-Yunan Anlaşması

Balkanlılar Arası Savaşa Doğru

Edirnenin Geri Alınması

Londra Antlaşması Sınırına Kadar İlerleme Kararı

Rusya'nın Balkanlılar Arasında Aracılık Denemesi

Edirne Sorununun Ortaya Çıkması

Bulgarların Koruyucu Aramaları

Edirneyi Geri Alma Kararı

Edirne'nin Geri Alınmasından Sonraki Durum

Büyük devletlerin, Osmanlı'yı Edirne'den Çıkarmak İçin Maddi Teklifler Yapmaları

Bükreş Antlaşması

Genel Barış Sorunu

Bükreş Antlaşması ve Sonuçları

Batı Trakya'da Bir Türk Yönetimini Yerleştirme Denemeleri

İstanbul Antlaşması

 

E-Tarih.org
farkedermi@Web

E-Tarih.org


 
 
24 Kasım 2007 22:13
e-Posta   Yazdır

 
Kral Ferdinand'ın Çar Nikola'ya Başvurması
Kral Ferdinand'ın Çar Nikola'ya Başvurması:
  Bulgaristan bu Tekirdağ-Midya çizgisinde epey direnecektir. Ferdinand'ın 6 Sonkanun (ocak) 1913'te Petersburg'a giden Bulgar Maliye Bakanı Todorof'la Çar 2'nci Nikola'ya yolladığı bir mektupta şunlar vardır (1):
  Ferdinand önce yılbaşını kutlamakta, Çar ve Rus ulusunca Bulgar yenleri (başarıları) üzerine gösterilen iyi duygular dolayısıyla teşekkür etmekte, Rusya'ya karşı ''sonrasız minnetini'' bildirmekte, Romanya'nın Silistre üzerindeki dileklerinden sızlanmakta ve ona karşı Bulgaristan'ın korunulmasını istemekte ve sözü Türk-Bulgar sınırına getirerek şunları demektedir:
  ''Bulgaristan ister ki sınır Tekirdağ'dan Midya'ya gitsin. Bize öyle geliyor ki, Rus hükümetinin düşüncesi, eğer daha iyisi elde edilemezse, Bulgaristan'ın Saroz (körfezi) - Midya çizgisinde kalmasıdır. Bulgar dileklerinin doğruluğunu gösteren sebepleri Majestenize sunmak isterim: Her şeyden önce doğru olmaz mı ki 40.000 yürekli Bulgar'ın kanıyla sulanmış olan bu toprak onu, adam gücünün de üstünde olan uğraşmalarla ele geçirmiş olanların malı kalsın. İkincisi Tekirdağ-Midya ve Saros-Midya çizgileri arasında kalan toprağı geri vermekle oranın Hıristiyan ahalisi Türk kıyıncının en korkunç tehlikelerine uğramak durumuna sokulur. Son olarak da, anlayışlı ve işler (mobile) Bulgar bekçisinin Tekirdağ'da bulunması belirmemiş bir gelecekte Boğazlar sorununu çözülemek için Rusya'ya bir dayanak olamaz mı?
  ''(Yenlerinin ürünü olan Tekirdağ'ı elden kaçırmak gibi büyük bir tasadan Büyük Rusya'ca korunulmak için her gün Allah'a yalvaran subay ve erlerim adına Majestenize bu dileğimi sunuyorum).''
  Daha yukarda görmüştük ki Danef, Berştold'a, Bulgarların Boğazlar'da Türklerden daha iyi bir bekçi olacaklarını söyleyerek orayı Avusturya ve genel olarak Akdeniz devletleri adına Rusya'ya karşı daha iyi bekleyeceklerini anlatmak istemişti. Şimdi de Bulgar kralı Bulgarların yine bu işi, ama bu sefer Rusya'dan yana ve Rusya'ca Boğazlar'ın ele geçirilmesini kolaylaştırmak için, çok iyi göreceğini yazmaktadır. Herkesi aldatabileceklerini ve oyuna getirebileceklerini sanan ve bunu başaracak kadar ustalık ve incelikleri olmayan Bulgarların sonda okkanın altına gitmiş olmalarına hiç şaşılmamalıdır.
 
 
 

Sayfa Başına Dön

 
     

Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam