konular banner

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz.   Mustafa Kemal Atatürk

  Ana Menü  
Antlaşmalar

Kasr-ı Şirin (Kasrışirin) Antlaşması

 

E-Tarih.org
farkedermi@Web
  Konular  
Akkerman Antlaşması

Amasya Antlaşması

Ayastefanos Antlaşması

Aynalıkavak Antlaşması

Balta Limanı Antlaşması

Belgrad Antlaşmaları

Berlin Antlaşması

Brest-Litovsk Antlaşması

Bucaş Antlaşması

Bükreş Barış Antlaşması

Edirne Antlaşması

Ferhad Paşa Antlaşması

Gümrü Antlaşması

Hünkar İskelesi Antlaşması

İstanbul Antlaşmaları

İşkodra Antlaşmaları

Kasr-ı Şirin (Kasrışirin) Antlaşması

Küçük Kaynarca Antlaşmaları

Kütahya Antlaşmaları

Londra Antlaşması (15 Temmuz 1840)

Londra Antlaşması (30 Mayıs 1913)

Londra Boğazlar Antlaşması (15 Temmuz 1840)

Londra Konferansı

Lozan Antlaşması

Mondros Mütarekesi

Moskova Antlaşması

Mudanya Mütarekesi

Nasuh Paşa Antlaşması

Paris Antlaşması

Pasaforça Antlaşması

Prut Antlaşması

San Remo Konferansı

Segedin Antlaşması

Serav Antlaşması

Serv Antlaşması

Uşi Antlaşması

Vasvar Antlaşması

Viyana Konferansı

Yaş Antlaşması

Ziştovi Antlaşması

Zitvatorok Antlaşması

 

E-Tarih.org
farkedermi@Web

E-Tarih.org


 
 
06 Kasım 2007 14:52
e-Posta   Yazdır

 
Kasr-ı Şirin (Kasrışirin) Antlaşması
Kasr-ı Şirin (Kasrışirin) Antlaşması

Kasr-ı Şirin (Kasrışirin) Antlaşması

Türkiye-İran hududunu tespit eden Osmanlı-Safevî Antlaşması. Osmanlı Sultanı Dördüncü Murad Hanın 24 Aralık 1638'de Safevîler'den Bağdat'ı geri almasıyla, İran sulh istedi. Osmanlı Devleti 'ni Veziriâzam ve Serdâr-ı Ekrem Kemankeş Kara Mustafa Paşa, Safevîleri de Sarı Han başkanlığındaki İran heyeti temsil ediyordu. 14 Mayıs'ta başlayan müzakereler neticesinde, 17 Mayıs 1639'da antlaşmaya varıldı. Osmanlı Sultanı ve İran Şahı tarafından tasdik edilen Kasr-ı Şirin Antlaşmasına göre:

1) Bağdat, Basra, Kerkük ve Doğu Anadolu, Osmanlı Devleti nde kalacaktı.

2) Revan, Safevî Devletinin olacaktı.

3) Kotor, Mokur ve Kars taraflarındaki kaleler, iki tarafça da yıkılacaktı.

4) Safevîler, İran'da, Eshâb-ı kirama, İslâm âlimlerine ve eserlerine sövülmesini yasaklayacaklardı.

Kasr-ı Şirin Antlaşmasının maddeleri, hemen hemen bugünkü Türkiye ile İran devletlerinin hududunu tespit mahiyetinde olduğundan önemlidir. Kerkük, Basra, Bağdat ve Revan dışındaki Türkiye-İran hududu, bu antlaşmaya göre bugüne kadar aynen kalmıştır. Kasr-ı Şirin Antlaşması tasdik edildikten sonra, iki taraf da hediyeleşip, karşılıklı heyetler gelip gitmiştir.


 
 

Sayfa Başına Dön

 
     

Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam