Tablolar

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Düşmanın eline kılıç verilmez   Türk atasözü
bosluk
     
 
Tarihi Eserler
Hızlı Ara
 
  Tarihi Eserler » K.Maraş » Eshab-ı Kehf Külliyesi
 
   
 
 
Eshab-ı Kehf Külliyesi
Eshab-ı Kehf Külliyesi

Kahramanmaraş Afşin ilçesinin 6 km. kuzeybatısında, kayalık bir arazide Eshab-ı Kehf ismi ile tanınan mağaranın çevresinde, cami, ribat ve kervansaraydan (han) oluşan yapı topluluğu bulunmaktadır. Bu yapı topluluğunu, burada görevli olan Emir Nusreteddin Hasan bin Abdullah 1204-1234 yılında yaptırmıştır.

Maraş Emiri olan Nusreteddin Hasan bin Abdullah, Sultan Alaaddin Keykubat (1220-1237) tarafından 1234 yılında öldürülmüştür. Yapı topluluğunun kesin tarihini veren bir kitabe günümüze gelememiştir. Bununla beraber ribatın 1215’te, caminin onarımının da 1232 yılında yapıldığı sanılmaktadır. Bunlara dayanılarak hanın da diğerlerinden ayrı olarak 1232-1234 yıllarında yapıldığı düşünülmektedir.

Eshab-ı Kehf Mağarası’nın önünde bulunan cami Bizans kilisesinden dönüştürülmüştür. Caminin önünde biri küçük kubbeli, diğerleri de tonozlu bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Ancak yapılan onarımlar sonucunda caminin yapısı büyük ölçüde değişmiştir. Bununla beraber orijinalliğini koruyan mihrap ve mihrap önü kubbesi tuğladan kemer tonozlarla birleştirilmiş ve Selçuklu Ulu Cami geleneğini burada sürdürmüştür.

Ribatın bir bölümü kayalara oyulmuş iki katlı bir yapı konumundadır. Alt katı keme taştan üzeri de tuğladan yapılmıştır. Ribata güney yönündeki oldukça görkemli bir taç kapıdan girilmektedir. Dışarıya doğru taşkın olan dikdörtgen çerçeveli bu taç kapı iç içe geçmiş iki bordürle çevrilmiştir. Bu bordürde mukarnaslar, yıldızlar, bitkisel ve geometrik motiflere yer verilmiştir. Girişten uzun bir koridora buradan üç kemerle açılan bir salona geçilmektedir. Salonda birbirlerine kemerlerle bağlanmış bir mescit ve bir de eyvan bulunmaktadır. Girişin solunda, yan tarafta dört oda ve bir de koridoru olan bir eyvan daha bulunmaktadır. Girişin sağındaki basamaklardan beşik tonozlu bir yer altı mağarasına inilmektedir. Dulkadiroğullarının buraya eklemiş oldukları bölümler yıkılmış ve günümüze gelememiştir.

Külliyenin araziye uyumlu olarak yapılan bir de kervansarayı (han) bulunmaktadır. Kuzeydoğu doğrultusunda uzanan yapı topluluğu kervan yolları üzerinde bulunmadığından bu yapının Eshab-ı Kehf’e ziyarete gelenler için yapılmış olduğu sanılmaktadır. Kervansaray, 8.00x21.00 m. ölçüsünde açık bir avlunun çevresinde sıralanmış odalardan meydana gelmiştir. Köşeler yerleştirilmiş olan eyvanlar çapraz tonozlarla örtülmüştür. Ayrıca bu yapının batısında ahır olarak yapılmış L biçiminde bir bölüm daha bulunmaktadır.

Eshab-ı Kehf Kervansarayı 1959 yılında yıkılmış ve Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yenilenmiştir. Bu çalışma sırasında da orijinalliğini büyük ölçüde yitirmiştir.

Eshab-ı Kehf mağara arkadaşları anlamına gelmekte olup, Kuran’ın 18.suresinde Eshab-ı Kehf ile ilgili ayetler bulunmaktadır. Eshab-ı Kehf hakkında bir çok eser yazılmış ve içlerinden en detaylı bilgiyi devrin bilim adamlarından Taberi yazmıştır. Sonraki yıllarda bir çok bilim adamına ışık tutan bu bilgilere göre; Efsus ya da Yarpuz denilen yerde Dakyanus adında bir hükümdar halkı kendisine ve putlara tapmaya zorluyormuş. Oysa Tanrı’ya iman eden Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernûş, Debernûş, Saznûş, Kafestatyûş isimli gençler putperestlikten kaçmışlar, Dakiyanus onları yakalamaya çalışmışsa da bu gençler Nihlus isimli bir mağaraya sığınmışlardır. Bu arada bir çobana ve köpeği Kıtmir’e rastlamışlar, çoban da onlara katılmıştır. Kralın veziri mağarayı bulmuş, ancak içeriye girememiş, içeride kalsınlar diyerek mağaranın girişini duvarla ördürmüştür.

Bu gençler orada yorgunluktan uykuya dalmışlar ve 309 yıl uyumuşlardır. Uyandıklarında acıkmışlar ve içlerinden Yemliha’yı şehre ekmek almak üzere göndermişlerdir.Ancak Yemliha Dakianus zamanından kalma parayı fırıncıya verince halk ondan şüphelenmiş ve onu mahkemeye çıkarmışlar. Yemliha mahkemede olup biteni anlatmış, uzun süre uyuduklarını söylemiş ve onları mağaranın önüne getirmiştir. Bundan sonra arkadaşlarının korkacağını söyleyerek içeriye girmiş ve bu gençler bir anda yok olmuşlardır.

Eshab-ı Kehf olayı Kuran’da ve diğer din kitaplarında yeniden dirilme inancının delilleri arasında gösterilmektedir.

Eshab-ı Kehf ile ilgili mağara ve inanışlar Anadolu’nun bazı yerlerinde bulunmaktadır. Bunların başında Ephesos’daki Eshab-ı Kehf mağarası ile Diyarbakır Lice’de ve Tarsus’ta da bulunmaktadır.

 
Maraş Kalesi Taş Medrese

Yorumlar
Yorum Ekle  
 
 
Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam