Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, 1945-1960
BLOKLARDA YAPI DEĞİŞİKLİĞİ
YUMUŞAMAYA (DETANT) DOĞRU
ASYA GELİŞMELERİ
DÜNYA POLİTİKASINDA ORTA DOĞU 1960-1980
TÜRK DIŞ POLİTİKASI 1960-1980
YENİ YAPILANMAYA DOĞRU

 
Ana Sayfa
 Doğu Berlin Ayaklanması
  1953 baharında ekonomik şartlar Doğu Almanya'da da kötüleşmekte idi. Yiyecek maddeleri karneye bağlandığı halde, hükümet gereken yiyeceği karne ile veremiyecek duruma geldi. Bunun üzerine Doğu Almanya'nın Komünist Partisi lideri Walter Ulbricht, Sovyet Rusyaya başvurup yardım istedi. Sovyetler bu isteğe menfi cevap vermekle birlikte, sosyalistleştirme kampanyasını yavaşlatmasını ve halkın üzerindeki siyasi baskıların hafifletilmesini tavsiye ettiler. Lakin Ulbricht, 28 Mayısta yayınladığı bir kararname ile, üretimi arttırmak için, çalışma şartlarını daha da ağırlaştırdı. Ulbricht'in bu tutumu, Moskova'daki kollektif liderlikten de cesaret alan, Doğu Alman Komünist Partisi içindeki liberallerin Ulbricht'e karşı çıkmasına sebep oldu.    Fakat Doğu Alman halkı komünizmden kurtulmak için her gün yüzlerce insan Batı Berlin'e kaçıyordu. Bir yandan Stalin'in öl&uu... Devamı

 Yunanistan'ın NATO'ya Dönmesi
Yunanistan 1977 Haziranında NATO'ya müracaat ederek, ittifakın askeri kanadı ile tekrar bağ kurmak istediğini bildirmiş ve bunun için gösterdiği sebep de, Türkiye tehlikesi olmuştur. Yunanistan'ın teklifine göre, İzmir'deki NATO karargahına dönmeyecek, fakat kuzey Yunanistanda Larissa'da, yunan komutası altında ayrı bir NATO karargahı kurulacaktı. Ege Denizindeki hava harekat sorumluluğu, yani hava kontrol sahası, 1974'den önce olduğu gibi Yunanistan'a ait olacaktı. NATO Başkomutanı Haig ile Yunan Genel Kurmay Başkanı Davos arasında yapılan müzakereler sonunda, 1978 Şubatında, aşağı yukarı yunan görüşlerine uygun bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşma diğer NATO üyeleri tarafından kabul edilmekle beraber, Türkiye tarafından reddedildi. Yani Yunanistan'ın NATO'ya dönmesini Türkiye veto etti. Çünkü, Türkiye Ege hava kontrol sahası statüsünün 1974'den önceki şekline dön... Devamı

 Orta Asya Türk Cumhuriyetleri
Doğu Avrupa ve Baltık gelişmelerinin, Orta Asya'daki Müslüman-Türk cumhuriyetlerini, diğer Sovyet cumhuriyetlerinde olduğu kadar etkilemediği görülmektedir. Şüphesiz Orta Asya cumhuriyetlerinde demokrasi ve insan hakları hareketleri ortaya çıkmış ise de, genel çapta siyasal bir milliyetçilik hareketinin yaygınlığını tespit etmek mümkün olmamaktadır. Bu cumhuriyetlerdeki milliyetçilik hareketlerinin belirgin özelliği ise, dil ve kültür milliyetçiliği şeklinde kendisini göstermesidir. Siyasal nitelikli çalkantılar bu cumhuriyetlerde, Batı'da olduğu kadar şiddetli olmamıştır. Mamafih, şurası da bir gerçektir ki, bu cumhuriyetlerde, Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinin gerisinde kalmamışlardır. Bu cumhuriyetlerin bir başka özelliği de, bağımsızlık süreci sırasında etnik çatışmaların da ortaya çıkmasıdır. ... Devamı

 Kafkas Üçgeni
Kafkas Cumhuriyetlerinden Ermenistan, Moskova'ya en sadık cumhuriyetlerden biriydi. Bu sebeple, bu cumhuriyette bağımsızlık hareketi, diğerleri gibi şiddetli ve sarsıntılı olmamış ve Ermenistan bağımsızlığını, resmen 23 Eylül 1991 de ilan etmiştir. Azerbaycan'ın bağımsızlık hareketi ise, Ermenistan ile patlak veren Karabağ (Nagorno Karabakh) sorunu ile beraber ve bundan doğan çatışmalar içinde gelişir. Yazılı kaynaklarda, 12'inci Yüzyıldan itibaren Karabağ adına rastlanmaktadır ve bulgular buranın eski bir Türk yurdu olduğunu göstermektedir. 1747 de merkezi Şusa şehri olan bir Karabağ Hanlığı kuruldu. Fakat Rusya, 1805 de bu hanlığı kontrolu altına alır ve 1822 de de bu Hanlığa son verip, burasını bir eyalet haline getirir. Karabağ, Çarlık Rusyası'nın egemenliğine girdikten sonra buraya Ermeni göçleri başladı. 1823 de Karabağ'da yaşayan toplam 20.095 ailenin 15.729'u Azeri, 4.366'sı ise Ermeniydi. Rusya ile Osmanlı ... Devamı

 Türkiye'nin NATO'ya Katılması
1945-1946 yıllarında Sovyetlerin bir yandan Türkiye'nin doğu Anadolu topraklarını resmen istemesi ve öte yandan da Boğazlara yerleşmek hususundaki isteklerini resmen açıklaması, Türkiye Cumhuriyetini, Milli Mücadeledenberi en kritik safhaya sokmakta idi. Egemenlik ve toprak bütünlüğüne karşı yönelen bu tehlike karşısında Türkiye; Sovyet Rusya karşısında gerçekten bir denge unsuru olabilecek bir kuvvete dayanmak ve böyle bir kuvvetin ittifakını elde etmek zorunda bulunuyordu. Bu kuvvet hangisi olabilirdi? Rus tehlikesine karşı Osmanlı Devleti 1818'e kadar İngiltereye dayanmış ve Rusya'nın Akdeniz'e sarkarak kendi imparatorluğunu tehdit etmesi karşısında da İngiltere Osmanlı Devletini desteklemeyi kendi menfaatleri için yararlı bulmuştu. Fakat Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasını mukadder sayan İngiltere, yine Rus tehlikesine karşı, bu imparatorluğun parçalanması ve yerine kendisine bağlı devl... Devamı