Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, 1945-1960
BLOKLARDA YAPI DEĞİŞİKLİĞİ
YUMUŞAMAYA (DETANT) DOĞRU
ASYA GELİŞMELERİ
DÜNYA POLİTİKASINDA ORTA DOĞU 1960-1980
TÜRK DIŞ POLİTİKASI 1960-1980
YENİ YAPILANMAYA DOĞRU

 
Ana Sayfa
 Sovyet Rusya'nın Çekoslovakya'yı İşgali
Stalin'in ölümünden sonra değil, fakat Kruşçev'in düşmesinden sonra, Çekoslovakya'da, sosyalizmin veya komünizmin yeni bir şekline doğru hızlı bir gelişme başlamıştır. Bu gelişmeyi, doğrudan doğruya Kruşçev'in düşmesine bağlamak yanlış olur. Hareket Kruşçev'in düşmesinden sonra hızlanmış ise, bunu sadece bir tesadüf olarak telakki etmek yerinde olacaktır. Zira, bu yeni gelişme, daha da geride kalan yılların biriktirdiği bir neticedir. Diğer taraftan, Çekoslovakya'da 1967 yılında birdenbire su yüzüne vuran gelişme, bir "insancıl kömünizm" hareketidir ki, bu hareket mahiyeti itibariyle, Polonya gelişmelerinden, Macar milli hareketinden, Romanya'nın bağımsızlık politikasından ve Yugoslavya'nın Moskova'dan kopup bağlantısızlara katılmasından çok farklıdır. Aleksander Dubcek'in liderliğini yaptığı bu "insancıl komünizm" hareketi, ne Moskova'dan kopmayı, ne ba... Devamı

 Macar Milli Ayaklanması
  Polonya'da işlerin Sovyetler için 20 Ekimden itibaren iyiye gitmesinden bir aç gün sonra, Macaristan'da patlak veren milli ayaklanma, Sovyetlerin başına milletlerarası bir dert oldu ve bir Macar gazetecisinin dediği gibi, 13 gün süre ile adeta Kremlin'i temelinden salladı.    Stalin'in ölümü ve 17 Haziran 1953'teki Doğu Berlin ayaklanması Macaristan'a da tesir etmekten geri kalmamış ve Haziran sonlarında Macaristan'ın bazı fabrikalarında işçiler ayaklanmışlardı. Sebep, her yerde olduğu gibi, ekonomik hayattan şikayet idi. Bu durum Sovyetleri endişelendirdi ve Macar Komünist Partisi lideri ve Başbakan Rakosi'yi Moskova'ya çağırdılar. Matyos Rakosi koyu bir Stalinci idi. Sovyet liderleri Rakosi'ye Başbakanlığı bırakmasını ve sadece Parti liderliği ile yetinmesini bildirdiler. Sovyet liderliğinin Başbakan adayı Imre Nagy (Naj okunur) idi.   Gerçekten Rakosi 28 Haziranda Başbakanlıktan &cced... Devamı

 Kıbrıs Buhranları
1967 Kıbrıs Buhranı 1965 Mayısından itibaren Kıbrıs konusunda Türk-Yunan ikili görüşmelerinin başlaması ile, Kıbrıs'ta her şeyin süt liman olduğu sanılmamalıdır. İrili ufaklı hadiseler ve çatışmalar daima süregelmiştir. Ne var ki, Türkiye'nin kararlı tutumu ve bilhassa, İsmet İnönü hükümetlerinin daima koalisyona dayanmasına rağmen, 1965 Ekim seçimlerinde Adalet Partisi'nin T.B.M.M.'nde büyük çoğunluğu elde ederek tek başına iktidara gelmesi, Kıbrıs rumlarını, Makarious'u ve Yunanistan'ı ihtiyatlı hareket etmeye sevketmiştir. Zira, Makarios ve Yunanistan, Kıbrıs meselesindeki darbelerini daima Türkiye'deki iç siyasi istikrarsızlığa göre ayarlamışlardır. Bu o zaman da böyle oldu ve bundan sonra da böyle olacaktır. Fakat Yunanistan'ın kendi istikrarsızlığı, dolaylı bir şekilde 1967 Kıbrıs buhranını doğurmuştur. Yunanistan'da 28 Mayıs 1967'de genel seçimlerin yapıl... Devamı

 Vietnam Savaşından Sonra
Kuzey Vietnam'ın Güneyi ele geçirmesi ve bu suretle, II. Dünya Savaşı'ndan sonra bölünmüş olan bu ülkeyi kendi kontrolu altında birleştirmiş olması, bir diğer bölünmüş ülkenin kuzeyi olan Kuzey Kore'yi de harekete geçirdi. Komünist Kuzey Kore'nin lideri Kim II Sung 1975 Nisanında Peking'i ziyaret ederek, Güney Kore'ye karşı girişeceği hareket için Çin'den destek istedi. Halbuki şimdi Çin'in güney-doğu Asya gelişmelerine bakışı çok farklı idi ve Çin'in değerlendirmelerinde Sovyet faktörü ağır basıyordu. Bu sebeple Çin, Kuzey Kore'nin girişmek istediği teşebbüsü desteklemeye yanaşmadı. Kaldı ki, Kuzey Kore'nin niyetini sezinleyen Birleşik Amerika, hemen ağırlığını Güney Kore'nin yanına koydu ve Güney Kore'ye herhangi bir saldırı halinde Amerika'nın her türlü yardımı yapacağını bildirdi. Bu durum karşısında, Kim II Sung hevesi... Devamı

 Bağdat Paktı ve Doğurduğu Neticeler
Bağdat Paktı'nı bu bölümün altıncı kısmında, Türk dış politikasının gelişmelerini incelerken daha ayrıntılı bir şekilde ele alacağız. Fakat Bağdat Paktı, bilhassa doğurduğu niteceler itibariyle, Orta Doğu tablosunun mühim bir unsurunu teşkil etmiştir. Bu sebeple, Bağdat Paktına burada sadece bu açıdan değineceğiz. Sovyet Rusya'nın Orta Doğu'ya sızmasını önlemek maksadiyle Orta Doğu ülkeleri arasında bir ittifak kurma fikri, esasında Amerika'dan gelmiş, fakat fikir Türkiye tarafından gerçekleştirilerek, 1955 Şubatında Türkiye ile Irak arasında Bağdat'ta bir ittifak antlaşması imzalanmıştrr. Nisan 1955'te İngiltere, Eylül 1955'te Pakistan ve Kasım 1955'te İran Bağdat Paktına katılarak, ittifak genişletilmiştir. Bu genişlemeye rağmen, bu ittifak için başlangıçta düşünülen fikir gerçekleşmemiştir. O da, bu ittifaka, Irak'ın dışında kalan "Arap" ülkelerinin katılm... Devamı