Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, 1945-1960
BLOKLARDA YAPI DEĞİŞİKLİĞİ
YUMUŞAMAYA (DETANT) DOĞRU
ASYA GELİŞMELERİ
DÜNYA POLİTİKASINDA ORTA DOĞU 1960-1980
TÜRK DIŞ POLİTİKASI 1960-1980
YENİ YAPILANMAYA DOĞRU

 
Ana Sayfa
 Camp David Anlaşmaları ve İsrail-Mısır Barışı 1978-1979
Lübnan iç savaşının Arap dünyasını karıştırdığı ve bir çok endişelere sebep olduğu bir gerçektir. Çünkü Lübnan'ın dini gruplar arasında parçalanması veya en azından, bir ara Hıristiyanların ileri sürdüğü gibi, bir federasyon ve konfederasyon şekline dönüştürülmesi ihtimali, bir çok Arap ülkesi için, kendilerine de tesir etmesi bakımından, korkutucu olmuştur. Fakat, Lübnan iç savaşının sona ermesinden hemen bir yıl sonra Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat'ın İsrail'e gitmesi ve bundan on ay sonra da İsrail ile Camp David Anlaşmaları'nı imzalaması, Arap dünyasını çok daha fazla karıştıracak ve günümüze kadar gelen bir dizi yeni gelişmelerin kapısını açacaktır. 18 Ocak 1974'de, Amerika'nın aracılık çabaları ile, İsrail ve Mısır arasında imzalanan Sina anlaşması, Amerikan diplomasisi için bir başarı olduğu kadar, Mı... Devamı

 Ürdün Hadiseleri
  Ürdün Kralı Hüseyin, Mısır ve Suriye ile birlikte Eisenhower Doktrinine ilk karşı çıkanlar arasında yer almakla beraber, bu Doktrinden ilk imdat isteyen de yine kendisi oldu.    Daha önce de işaret ettiğimiz gibi, Nasır Mısır'da iktidarı ele aldığı ilk günden itibaren, Orta Doğu'daki monarşileri devirme kararında idi. Orta Doğuyu veya Arap dünyasını "ilerici" dediği sosyalist-cumhuriyet rejimlerinin idaresi altında ve kendi liderliği etrafında toplamak istiyordu. Söz konusu monarşik rejimlerin başında da, Ürdün, Irak ve Suudi Arabistan gelmekte idi. Bu ülkelerdeki monarşik rejimlere karşı geniş ve yoğun bir propagandaya girişmişti. Bu propagandaların tesirsiz kaldığı söylenemez.    1948-1949 Arap-İsrail savaşı sırasında Filistin'den kaçan bir milyona yakın Filistinli Araptan yarım milyon kadarı Ürdün'e sığınmıştı ve bunların büyük çoğunluğu hara... Devamı

 Batılıların Avrupa'da Dengeyi Kurması
Bu konuyu 7 başlık altında toplayabiliriz :Truman DoktriniMarshal PlanıBatı Avrupa BirliğiBerlin BuhranıNATO'nun KuruluşuYugoslavya'nın Kominform'dan ÇıkarılmasıBeş Barış Anlaşması 

 Polonya
  Bu ülkede demokrasi mücadelesi, 1956 Haziranındaki Ponzan ayaklanması gibi, 1980 Gdansk ayaklanması ile başlamıştır denebilir.   Diğer uydular arasında Polonya'nın iki olumsuz özelliği vardır. Birincisi, Doğu Avrupa'daki jeopolitik ve stratejik konumu dolayısıyla, Polonya'nın Sovyetler birliği için çok önemli olmasıydı. Bundan dolayı Sovyetler, bir yandan Komünist Partisi, öte yandan Varşova Paktı adına ülkede bulundurdukları Sovyet Kuvvetleri vasıtasiyle, Polonya üzerinde çok sıkı kontrol kurmuşlardı. En küçük bir hürriyet hareketine bile izin vermiyorlardı.   Polonya'nın ikinci olumsuz özelliği ise, ekonomisinin son derece kötü olmasıydı. 7 COMECON ülkesinin toplam dış borcu 66 milyar dolar iken, bunun 21 milyar doları Polonya'ya ait bulunuyordu. Komünist rejime karşı demokratik mücadele de bu ekonomik durumdan doğdu.   1975 Helsinki belgesinden... Devamı

 Beyaz Rusya (Belarus)
Beyaz Rusya, esas itibariyle Kiev Devletinin egemenliği altında yaşarken, onun yıkılması ile birlikte ve yine onunla beraber, önce Litvanya'nın, sonra da Polonya'nın egemenliği altına girmiştir. Polonya'nın 1772'deki ilk taksiminde de Rus Çarlığı tarafından ele geçirilmiştir. 1919 Ocak ayında da, "Beyaz Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti" olmuştur. Görüldüğü gibi, Beyaz Rusya'nın tarihinde bir "bağımsızlık olayı" pek mevcut değildir. İkincisi, tarihinin büyük bölümünü de Rusya'nın kanatları altında geçirmiştir. Bununla beraber, Beyaz Rusya halkının Rusya'ya karşı mücadelesi, hemen daima bir "milli kültür" mücadelesi yani "Ruslaştırma"ya karşı bir mücadele olmuştur. Bir başka ilginç nokta da, Beyaz Rusya'da "milli kültür" hareketinin Gorbaçov'dan önce ve 1980-81 yıllarında ortaya çıkmasıdır. ... Devamı