Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, 1945-1960
BLOKLARDA YAPI DEĞİŞİKLİĞİ
YUMUŞAMAYA (DETANT) DOĞRU
ASYA GELİŞMELERİ
DÜNYA POLİTİKASINDA ORTA DOĞU 1960-1980
TÜRK DIŞ POLİTİKASI 1960-1980
YENİ YAPILANMAYA DOĞRU

 
Ana Sayfa
 Moldova
Sovyetler Birliğini meydana getiren 15 cumhuriyetten biri olan Moldavya'nın halkının % 70'i aslen Romen olduklarından, daima Romanya ile birleşmek istemişlerdir. Moldavya denen topraklar, bizim tarihimizde adı çok geçen Besarabya'dır. Bilindiği gibi, bu topraklar, Rusya ile Osmanlı Devleti arasındaki anlaşmazlık konusu olmuştur. Rusya'daki 1917 ihtilali sırasında, 1918 de Romanya burasını işgal ederek sınırları içine katmıştır. 23 Ağustos 1939 Paktı'ndan sonra Sovyet Rusya, aynen Baltık ülkelerine yaptığı gibi, Beserabya'yı da Romanya'nın elinden alarak, 1940 da burasını da bir Sovyet Cumhuriyeti haline getirmiştir. Besarabya topraklarının bir kısmını da Ukrayna'ya vermiştir. Lakin Sovyet-Alman savaşı çıkınca, Nazi Almanyası'na dayanan Romanya, 1941 de Moldavya'yı işgal etmiş ise de, Almanya'nın yenilgisi üzerine 1944 de Sovyet orduları Romanya'ya girince, Moldovya'yı da Romanya'nın elinden geri almıştır. Bütün bu gelişmeler, Mold... Devamı

 1974 Kıbrıs Buhranı ve Kıbrıs Harekatı
1968 Haziranında başlayan ve Kıbrıs'a yeni bir düzen getirme amacını taşıyan toplumlararası görüşmeler, altı yıl devam etmesine rağmen, 1974 yılı geldiğinde en küçük bir mesafe dahi almış değildi. Cünkü, rumların gayesi, Türklere 1960 Anayasası'ndaki hakları dahi vermemek ve Türk toplumunu bir azınlık statüsü içinde tutmaktı. Böyle bir gayenin ilerisi ise, şüphesiz Enosis idi. Buna karşılık Türk toplumu ve Türkiye ise, geçmiş tecrübelerin ışığında, Kıbrıs'taki Türk varlığının korunabilmesini, ancak 1960 Anayasasındakinden daha fazla haklar ve yetkilerde görmekte idiler. Bu politika, başlangıçtan itibaren federal bir sistem olarak görülmüştü. Kıbrıs devletinin, Türk ve rum iki ayrı federe devlete dayanması, Türk toplumu için en sağlam teminat telakki edilmişti. Fakat 1968'de başlayan toplumlararası görüşmeler ile... Devamı

 Çin'de Proleter Kültür İhtilali ve Sonrası
Brejnev, biraz önce sözünü ettiğimiz ve kendi adını alan doktrini ortaya atan konuşmasının bir yerinde, Çinlilere ve Mao Tse-tung'a da çatmış ve Çinlileri "şovinizm" ve "dar kafalılık"la itham ederek, onları "solcu" cümleler arkasına saklanan "revizyonistler" olarak vasıflandırmıştı. Bu, sebepsiz değildi. Çünkü, Brejnev'in bütün ümitlerine rağmen, Kruşçev'in 1954 Ekiminde düşmesinden sonra Sovyet-Çin münasebetleri düzelemediği gibi, 1966 yılından itibaren yoğunlaşan Çin'deki Büyük Proleter Kültür İhtilali, gittikçe şiddetlenen gelişmeleri ile, Sovyet-Çin münasebetlerini daha da gerginleştirmiş ve Çin, Sovyet Rusyayı bir düşman olarak görmeye başlamıştır. Zira, biraz aşağıda göreceğimiz gibi, Proleter Kültür İhtilali, ideolojik ve doktriner, açıdan Sovyet... Devamı

 Türk-Sovyet Münasebetleri
  1960'lar başlarken, Türk-Sovyet münasebetleri, 1950-1960 arasındaki Orta Doğu hadiseleri sırasında zaman zaman vukubulan karşılıklı sertleşmelerin tesiri altında meydana gelen bir soğukluk dönemini yaşamaktadır. Her ne kadar Türkiye, 1960 yılının başlarında Sovyetlerle münasebetleri düzeltmek için harekete geçmiş ise de, 27 Mayıs 1960 darbesi ile bu teşebbüs gerçekleşememiştir. 27 Mayıs askeri idaresinin başında Sovyet Rusya, bu iktidar değişikliğini ve Amerika'ya çok bağlı olan bir iktidarın düşürülmesini fırsat bilerek Türkiye'ye bir yanaşma teşebbüsünde bulunmuş ise de, askeri idarenin, Türkiye'nin Batı ittifaklarına sadık kalma kararı, Sovyetlerin, umduklarını bulamamalarına sebep olmuştur.   1961 Ekim seçimleri ile Türkiye'de demokratik rejim yeniden kurulduktan sonra ve 1964 Kıbrıs buhranlarına kadar olan dönemde, Türk-Sovyet münasebetleri so... Devamı

 Süveyş Buhranı
1956 Süveyş Buhranına ait gelişmeler, II. Dünya Savaşının sona erdiği yıllara kadar uzanır. Süveyş Kanalı bir Fransız şirketi tarafından yapılmış ve 17 Kasım 1869 günü de dünya deniz trafiğine açılmıştır. İşletilmesi de bu Fransız şirketine ait bulunmakla beraber, o zamanki Mısır hükümetinin de hissesi vardı. Mısır hükümeti sonradan mali sıkıntıya düşüp hisselerini satışa çıkarınca, 1875 de bu hisseleri İngiltere aldı ve bu suretle Süveyş Kanalını İngiliz-Fransız şirketi işletir oldu. İngiltere, şimdi Süveyş Kanalı'ndan geçen ve Hindistanla bağlantısını teşkil eden "İmparatorluk Yolu"nu güvenlik altına almak için 1882 de, bir Osmanlı toprağı olan Mısırı işgal edince, Kanal üzerindeki kontrolu da daha kuvvetlenmiş olmaktaydı. Halbuki daha ilk günden itibaren Süveyş Kanalı'nda "serbest geçiş" prensibi tatbik edilmekteydi. İngiltere... Devamı