Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, 1945-1960
BLOKLARDA YAPI DEĞİŞİKLİĞİ
YUMUŞAMAYA (DETANT) DOĞRU
ASYA GELİŞMELERİ
DÜNYA POLİTİKASINDA ORTA DOĞU 1960-1980
TÜRK DIŞ POLİTİKASI 1960-1980
YENİ YAPILANMAYA DOĞRU

 
Ana Sayfa
 1957 Suriye Buhranı
   İkinci Dünya Savaşı sonunda Suriye Fransa'dan yakasını tamamen kurtararak tam bağımsızlığına kavuşmakla birlikte, uzun müddet içerde siyasi istikrara kavuşamamıştır. 1945-1949 arasında nisbeten sakin geçen Suriye'nin siyasi hayatı, 1949'dan itibaren tam bir karışıklık ve düzensizlik içine girmiştir. 1949-1953 yılları arasında Suriye'de üç defa hükümet darbesi, 21 kabine değişikliği olmuş ve bu arada iki defa askeri diktatörlük kurulmuştur.    1949 yılı başlarında Albay Hüsnü Zaim bir hükümet darbesi yaparak iktidarı ele geçirmişse de, iktidarı uzun ömürlü olmamış ve 14 Ağustos 1949 da Albay Sami Hınnavi tarafından devrilmiştir. Fakat Hınnavi'nin iktidarı da uzun sürmemiş ve 20 Aralık 1949 da Albay Edip Çiçekli Hınnavi'yi devirmiştir. Çiçekli'nin iktidarı biraz daha uzun ömürlü olmuştur. Fakat 1953 Eki... Devamı

 1963-1964 Kıbrıs Buhranı
Kıbrıs'ın bağımsızlık döneminin bu iki buhranı, esas itibariyle, Kıbrıs rumlarının Enosis'ten, yani adayı Yunanistan'a ilhak sevdasından vazgeçmemeleri ve 1960 Anayasasının Türklere tanıdığı hakları bir türlü hazmedememiş olmalarından çıkmıştır. O kadar ki, Cumhurbaşkanı seçilmiş bulunan Kıbrıs rum lideri Makarios dahi, yeni Cumhuriyetin ilk gününden itibaren, yaptığı çeşitli konuşmalarda, Enosis'i unutmadıklarını, eninde sonunda Enosis'i gerçekleştireceklerini söylerken, rum idaresi de Türklerin haklarını çiğnemeye ve anayasayı ihlale başlamıştır. Bu sebepten de, Türkiye 1961 yılından itibaren bu anayasa ihlallerine karşı rumları uyarmaya çalışmıştır. 1960 Kıbrıs anayasasına göre, Lefkoşe, Limasol, Magusa, Baf ve Larnaka'da, bu beş büyük şehirde, Türkler ve rumların ayrı belediyeleri olacaktı. Lakin bu belediyelerin sınırlarını çizmek ve mekanizmasını tesbit... Devamı

 Moskova-Pekin Çatışması
  20'inci yüzyılın en mühim hadisesi, şüphesiz, 1917 yılında Rusya'da Çarlığın yıkılıp, Sovyet Rusya adı ile büyük bir komünist devletin ortaya çıkışı ile koskoca bir Çin kıt'asının 1949 yılında yine komünizmin kontrolu altına girerek, ikinci bir komünist "dev"in ortaya çıkmasıdır. Fakat yine bu ikisi kadar mühim üçüncü bir hadise ise,1960'lardan itibaren bu iki "komünist dev"in birbiriyle kapışması ve netice ve tesirlerini günümüze kadar ulaştıracak olan bir çatışmanın içine girmeleridir.    Şurası bir gerçektir ki, Çin Halk Cumhuriyeti ile Sovyetler Birliği arasındaki münasebetler, daha ilk günden itibaren rahat bir zemin üzerine oturtulamamıştır. Koskoca bir Çin'in bir Bulgaristan, bir Çekoslovakya, bir Romanya gibi, Moskova'nın tam kontrolu altına girmiyeceğini herhalde S... Devamı

 Kıbrıs Buhranları
1967 Kıbrıs Buhranı 1965 Mayısından itibaren Kıbrıs konusunda Türk-Yunan ikili görüşmelerinin başlaması ile, Kıbrıs'ta her şeyin süt liman olduğu sanılmamalıdır. İrili ufaklı hadiseler ve çatışmalar daima süregelmiştir. Ne var ki, Türkiye'nin kararlı tutumu ve bilhassa, İsmet İnönü hükümetlerinin daima koalisyona dayanmasına rağmen, 1965 Ekim seçimlerinde Adalet Partisi'nin T.B.M.M.'nde büyük çoğunluğu elde ederek tek başına iktidara gelmesi, Kıbrıs rumlarını, Makarious'u ve Yunanistan'ı ihtiyatlı hareket etmeye sevketmiştir. Zira, Makarios ve Yunanistan, Kıbrıs meselesindeki darbelerini daima Türkiye'deki iç siyasi istikrarsızlığa göre ayarlamışlardır. Bu o zaman da böyle oldu ve bundan sonra da böyle olacaktır. Fakat Yunanistan'ın kendi istikrarsızlığı, dolaylı bir şekilde 1967 Kıbrıs buhranını doğurmuştur. Yunanistan'da 28 Mayıs 1967'de genel seçimlerin yapıl... Devamı

 U-2 Hadisesi
Daha önce de sözünü ettiğimiz ve Berlin Buhranı'nın ortasında patlak veren U-2 hadisesinin kaynağında, Amerika ile Sovyetler arasındaki stratejik mücadele yatmaktadır. Hatırlanacağı üzere, Sovyetler uzaya ilk uyduyu 1957 Ekiminde atmışlardı. Uydunun uzaya fırlatılması uzay tekniği bakımından mühim olmakla beraber, hadisenin askeri ve stratejik bakımdan ehemmiyeti, bu uyduyu uzaya götüren füzenin yapılabilmiş olması ve böyle bir uzun menzilli ve güçlü bir "taşıyıcı"nın gerçekleştirilmiş olmasıydı. Sovyetler böyle bir "taşıyıcı"yı elde etmekle, Amerika'nın havalardaki stratejik üstünlüğü sona eriyor ve stratejik üstünlük Sovyetlere geçmiş oluyordu. Çünkü, Amerika 1950-1953 Kore savaşından sonra, uzun menzilli uçaklar geliştirerek, kısa adı SAC olan Stratejik Hava Komutanlığı'nı (Strategic Air Command) kurmuştu.... Devamı