Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, 1945-1960
BLOKLARDA YAPI DEĞİŞİKLİĞİ
YUMUŞAMAYA (DETANT) DOĞRU
ASYA GELİŞMELERİ
DÜNYA POLİTİKASINDA ORTA DOĞU 1960-1980
TÜRK DIŞ POLİTİKASI 1960-1980
YENİ YAPILANMAYA DOĞRU

 
Ana Sayfa
 Tienanmen'e Tepkiler
Tienanmen olaylarının kanlı bir şekilde bastırılması, bütün Batı dünyasında sert tepkilerle karşılandı. Bunların başında, Çin ile geniş bir ekonomik ve ticari münasebetlere girişmiş olan Amerika'dan geldi. Zira Çin'deki liberalleşme Amerika açısından, Çin'deki komünizmin sonuna doğru gidişin bir habercisiydi. Şimdi bu ümit sönüyordu. Başkan Bush, 5 Hazirandaki demecinde, Amerika'nın Çin ile münasebetlerini kesmiyeceğini, fakat askeri satışların, askeri temasların ve hükümetten hükümete ticaretin askıya alınacağını bildirdi. Bush, 8 Hazirandaki demecinde ise, Çin hükümeti, öğrencilerin ve diğer demokrasi taraftarlarının isteklerinin haklılığını tanıyıncaya kadar, Amerika'nın Çin ile normal münasebetlere girmiyeceğini bildirdi. Amerikan Kongresi ise çok daha sert tepki gösterdi ve Temsilciler Meclisi, 29 Haziranda, Çin'e ekonomik ya... Devamı

 TÜRK DIŞ POLİTİKASI 1960-1980
Son yirmi yıllık Türk dış politikasının esas mihverini bir tek mesele teşkil etmiştir: Kıbrıs meselesi. Türk dış politikasının aktivitesi Kıbrıs meselesi etrafında dönmüş ve diğer alanlardaki faaliyetlerimiz bu meselenin dalları olarak gelişmiştir dersek, herhalde gerçeği ifade etmiş oluruz. Türk dış politikasının Kıbrıs meselesinden fışkıran veya bu meselenin tesirinde gelişen ana faaliyet dalları, Amerika, Sovyet Rusya, Yunanistan ve Orta Doğu ile münasebetlerimizdir. Bunu da normal karşılamak gerekir. Çünkü, son otuz yıl içinde Kıbrıs, Türkiye’nin hayati ve milli meselesi, milli menfaatlerimizin ağırlık noktası olmuştur. Bir dış politika her şeyden önce milli meselelere dayanmak zorundadır. Türk dış politikasının ikinci mühim unsuru, Birleşik Amerika ile olan münasebetlerimizdir. Fakat geriye, son yirmi yıla baktığımızda, tesbit edeceğimiz husus şudur ki, Türk-Amerikan münasebetl... Devamı

 Kazakistan
Bu cumhuriyet, yüzölçümü olarak, 2.7 milyon Km.kare ile, Rusya Federasyonun'dan sonra Sovyetler Birliği'nin ikinci büyük cumhuriyeti olmakla beraber, 16.5 milyon nüfusu ile beşinci sırada bulunmaktaydı. Bu nüfusun % 41'i Rus ve % 36'sı Kazak iken, bağımsızlıktan sonra, Kazakların benimsemiş olduğu "Kazakistan Kazaklarındır" ilkesi dolayısıyla, bu oran bugün % 43 Kazak, % 36 Rus şeklinde değişmiştir. Rus nüfusun çoğunluğu dolayısıyla, bağımsızlıktan önce de, sonra da, Kazakistan, Rusya Federasyonu ile iyi münasebetler içinde olmuştur. Kazakistan'ın, başta petrol olmak üzere, Tabi kaynakları çok zengindir. Kazakistan'ın Sovyetler Birliği ile kaynaşmasında, 1962'den 1986'ya kadar Kazakistan Komünist Partisi Liderliğini ve 1971'den itibaren de, Moskova'daki Politbüro'nun üyeliğini yapan Dinmuhammed Kunayev'in büyük rolü olmuştur. Kunayev'in, Gorba&c... Devamı

 Sovyetler Birliği'nin Dağılması: Gorbaçov'dan Yeltsin'e
Gorbaçov, glasnost ve perestroyka ile, hem ekonomiye ve hem de siyasal yapıya yeni bir düzen getirmeye çalışırken, Sovyetler Birliği'nin "federal" yapısına da yeni bir şekil vermek, yani "milli" cumhuriyetlerin merkezi otorite ile bağlarını yapılandırmak ihtiyacını da duydu. Başka bir deyişle, ta Lenin'denberi, Sovyetler Birliği'nin, denebilir ki, daima temellerini sarsan "milliyetler sorunu"na, perestroyka, yani yeniden yapılanma çerçevesinde yeni bir çözüm getirmek istedi. Konu ilk defa Temmuz-Haziran 1988'deki 19'uncu Parti Konferansı'nda ele alınmıştır. Parti Konferansı, Sovyetler Birliği'nin parlamentosu olan Yüksek Sovyeti, iki meclisli bir hale getirmiş ve biri Birlik Konseyi, diğeri de Milliyetler Konseyi kurulmasına karar vermişti. Milliyetler Konseyi, tamamen cumhuriyetler, özerk cumhuriyetler, özerk bölge ve topraklar temsilcilerinden meydana gelecekti. 1990 Aralı... Devamı

 Vietnam Savaşı ve Batı
Kıbrıs meselesinde olduğu gibi, Vietnam savaşını da, daha ilerde, Asya gelişmeleri kısmında ayrıntıları ile açıklamaya çalışacağız. Fakat 1960'larla birlikte ortaya çıkan bu savaşa ve Batı üzerindeki tesirlerine burada kısaca temas etmekte yarar vardır. 1945 Cenevre anlaşmaları ile Vietnam Kuzey ve Güney olarak ikiye ayrıldıktan sonra, Amerika, kuzeydeki komünist Vietminh rejimine karşı güneyi korumak için, yardımlarını ve alakasını devam ettirdi. İşte bu yardım ve alaka ve güney Vietnam'ın komünistlerin kontrolu altına düşmesi ve milletlerarası komünizmin Güney-Doğu Asya bölgesinde stratejik bir üstünlük sağlıyacağı endişesi, Amerikayı "Vietnam Bataklığı"na çekmeye başlayacaktır. Zira, Vietminh'in lideri Ho Chi Minh'in 1954 Cenevre anlaşmaları ile yetinmeye niyeti yoktu. Bu sebepten yavaş yavaş gerilla sızmaları ile Güney Vietnam'a da hakim olmak kararındaydı. ... Devamı