Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, 1945-1960
BLOKLARDA YAPI DEĞİŞİKLİĞİ
YUMUŞAMAYA (DETANT) DOĞRU
ASYA GELİŞMELERİ
DÜNYA POLİTİKASINDA ORTA DOĞU 1960-1980
TÜRK DIŞ POLİTİKASI 1960-1980
YENİ YAPILANMAYA DOĞRU

 
Ana Sayfa
 Kafkaslar
  Bu açıkladığımız gelişmeler açısından, Sovyetler Birliği'nin Kafkas Cumhuriyetlerini iki kısımda ele almak gerekir. Birincisi, Gürcistan gelişmeleridir. Gürcistan gelişmeleri, Abkhazia ve Ossetya'nın da bağımsızlık çabaları ile, Moldova gelişmelerini hatırlatır.   İkincisi ise, bizim "Kafkas Üçgeni" dediğimiz, Ermenistan, Azerbaycan ve Karabağ arasında meydana gelen ve bu güne kadar da milletlerarası nitelikte devam eden durum ve krizdir. Karabağ sorunu ile, Ermenistan ve Azerbaycan'ın bağımsızlık gelişmeleri birbirine karışmıştır.

 II.Dünya Savaşından Sonra Asya
II. Dünya Savaşından sonra Asya gelişmelerinin mühim bir kısmına, Uzak Doğu bölgesindeki Doğu-Batı çalışmaları dolayısiyle temas etmiş ve bunları açıklamıştık. Hatırlatmak için söylemek gerekirse, Çin'de komünistlerle milliyetçilerin mücadelesi sonunda 1 Ekim 1945'ten itibaren Çin Halk Cumhuriyeti'nin ortaya çıktığını, 1945 Ağustosundaki Potsdam Konferansında sırf askeri operasyonlar açısından Kore yarımadasının 38'inci paralelden ikiye bölünmesinden sonra, soğuk savaş döneminde bu bölünmenin birleştirilmesinin mümkün olmaması neticesi Kuzey Kore ve Güney Kore diye iki devletin ortaya çıktığını, Amerika'nın işgaline girmiş olan yenilmiş Japonya'nın 1951 Eylülünde imzalanan barış antlaşması ile işgalden kurtulduğunu, Hindiçini yarımadasında, 1954 Temmuzundaki Cenevre anlaşmaları ile Laos ve Kamboçya'nın bağımsızlıklarını aldı... Devamı

 SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, 1945-1960
Dönemi Şekillendiren Faktörler   II.Dünya Savaşı tarihin gördüğü en yıkıcı savaşlardan biri olmuştur.Ülkeler yanmış, yıkılmış ve milyonlarca insan ölmüştü. Bu savaş tam bir "dünya" savaşı olmuştu. Savaşın tesirlerini hissetmeyen hiç bir ülke ve toplum kalmamıştır, dense yeridir. Fakat ne var ki, altı yıllık bu ızdıraplı dönemden sonra, dünyanın ve insanlığın barışa hemen kavuşabilmesi mümkün olmamıştır. Milletlerarası mücadeleler, büyük devletlerin çatışması ve mahalli savaşlar, insanlığı zaman zaman üçüncü bir dünya savaşının eşiğine kadar getirmiştir. Böyle bir "sıcak savaş" patlak vermemiştir, lakin barış da olmamıştır. Dünya bir "soğuk savaş" atmosferi içinde, heyecanlı bir onbeş yıl geçirmek zorunda kalmıştır. Bu soğuk savaşın gelişmelerini ele almadan önce, bir başka m&uum... Devamı

 Türk-Amerikan Münasebetleri
İkinci Dünya Savaşından sonraki Türk-Amerikan münasebetleri iki ana bölüme ayrılır. 1945-1960 arasında bu münasebetler, sarsıntısız, sağlam ve tam bir dayanışma gösterir. Bu münasebetleri sarsacak herhangi bir ciddi anlaşmazlık veya mesele ortaya çıkmış değildir.Bu münasebetler gerçek anlamında bir ittifak münasebetidir ve Amerika, Türk dış politikasının en kuvvetli ve hemen hemen tek dayanak unsurudur. NATO bile Türkiye için Amerika demektir. 1960'dan itibaren Türk-Amerikan münasebetlerinde değişmeler başlamıştır. 1960-1980 dönemi, Türk-Amerikan münasebetlerinin inişler-çıkışlar, çalkantılar, sarsıntılar ve krizler dönemidir. Bilhassa iki büyük hadise, Amerika'nın iki büyük hatası, yani 5 Haziran 1964 Johnson mektubu ve 1975-1978 ambargosu, Türk-Amerikan münasebetleri üzerinde çokyaygın tesirler meydana getirmişt... Devamı

 Çin-Amerikan Münasebetlerinin Düzelmesi
Çin 1949 Ekiminde milletlerarası sahneye çıktığı andan itibaren Amerika'nın şiddetli bir muhalefeti ile karşılaşmıştır. Zira, komünist Çin'in ortaya çıkması Uzak Doğu ve Asya'daki kuvvetler dengesinde Amerika'nın aleyhine büyük bir değişiklik meydana getirmişti. Bu iki bölgede milletlerarası komünizm büyük bir güç kazanmış olmaktaydı. Amerika bu gücün tesirini azaltmak için, Çin Halk Cumhuriyetini milletlerarası hayattan mümkün olduğu kadar uzak tutmaya çalışmış ve bunun için de Çin'in başka devletlerce tanınmasını önlemek için çaba harcamıştır. O kadar ki, Amerika, Çin'i tanıyan devletlere olan yardımını hemen kesmekteydi. Tabiatiyle bu durum da, Çin'in Amerika'yı en büyük düşman olarak görmesine sebep olmuştur. O kadar ki, Kruşçev zamanında Sovyetlerin Amerika ile bir uzlaşmaya varmak istemele... Devamı