Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
  YENİ YAPILANMAYA DOĞRU
      Sovyetler Birliği'nin Dağılması: Yeni Dünya
      Uyduluk'tan Bağımsızlığa: Avrupa'da 1989 İhtilalleri
        Baltık Ülkeleri
  » Üst Konu
Baltık Ülkeleri
Beyaz Rusya (Belarus)
Bulgaristan
Çekoslavakya
Doğu Almanya
Kafkaslar
Macaristan
Moldova
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri
Polonya
Romanya
Rusya Federasyonu
Ukrayna
Yugoslavya'da İç Savaş

 
Baltık Ülkeleri

Baltık Ülkeleri diye genel bir şekilde adlandırılan Estonya, Letonya (Latvia) ve Litvanya, Nazi Almanyası ile Sovyetler Birliği arasında imzalanan 23 Ağustos 1939 tarihli Tarafsızlık ve Saldırmazlık Paktı'nın gizli protokolü ile Sovyet Rusya'ya terkedilmişti. Bu üç küçük demokrasi, I. Dünya Savaşı sonlarında, Çarlık Rusyası'ndan koparak bağımsızlıklarını almışlardı. Bu ülkenin bağımsızlıklarını almalarında "milliyetçilik" duyguları nasıl önemli bir rol oynamış ise, bağımsızlıktan sonra, "Rusya" ile komşulukları, bunların milliyetçilik duygularını canlı tutmalarına sebep olmuştur.

1939 Eylülünde Polonya'nın, Nazi Almanyası ile Sovyet Rusya'nın işgaline uğraması ve Eylül ve Ekim aylarında da, Sovyet Rusya'nın, bu küçük Baltık ülkeleri ile yaptığı "karşılıklı yardım" yani "ittifak" anlaşmaları ile bu ülkelerde deniz ve kara üsleri elde etmesi, 23 Ağustos 1939 Paktı'nın niteliğini gün ışığına çıkarmakta gecikmedi.

Nazi Almanya'sı Mayıs-Haziran 1940 da, bir buçuk ay içinde Fransa'yı "devirince", Moskova'nın hesapları alt-üst oldu ve telaşa kapıldı. 1940 Haziranında Sovyet Rusya her üç Baltık ülkesini de işgali altına aldı. Temmuz ayında Sovyetlerin kontrolü altında yapılan uydurma seçimlerle, kendisine bağlı hükümetler işbaşına geldi ve Sovyet Rusya bu ülkeyi, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne birer "Cumhuriyet" olarak ilhak etti.

Görüldüğü gibi, şimdiye kadar ele aldığımız Avrupa ülkeleri "uydu" ülkeler iken, bu üç Baltık ülkesi, Sovyetler Birliği Devleti'nin birer "parçası" halinde bulunuyordu. Bu sebepledir ki, 1987 de Glasnost ve Perestroyka ile beraber, bu üç Baltık ülkesinde "milli bağımsızlık" için hareketler başladığında, "uydu" lara karşı daha esnek hareket eden Gorbaçov, bu üç Baltık ülkesinin Sovyetler Birliği'nden kopmasına ve bağımsızlıklarını almasına inatla karşı koydu. Çünkü, şimdi söz konusu olan, Sovyetler "Birliği"nin dağılmasıydı.

Bununla beraber, diğer sosyalist ülkelerde ortaya çıkan "mücadele süreci" Baltık Ülkeleri için de söz konusu oldu. Her üç ülkede de başlangıçta her şey, "milliyetçi" gruplar ve hareketlerle, iktidardaki Komünist Partileri arasındaki mücadele ile başladı ve bu mücadele giderek Komünist Partilerinin kendi içine de yansıdı. Sonuç ise, bu ülkeler komünist partilerinin Moskova'dan kopmalarına ve Milliyetçi çizgiyi benimsemelerine sebep oldu. Bu gelişme ise, "glastnosçu" ve "perestroykacı" Gorbaçov'u bile sinirlendirdi. Lakin Gorbaçov, "Birlik"in parçalanmasını önlemek için ne kadar inat ettiyse, Baltık Milliyetçileri de Gorbaçov'a o kadar inatla direndiler. Tabi, her üç ülkede de bu mücadelenin kolay olmadığını, bir çok gerginliklerden geçtiğini de belirtelim. Çünkü Gorbaçov bu mücadelede, bu ülkede yerleşmiş bulunan Rusları da kullanma yoluna gitti. Ayrıca, başta Litvanya olmak üzere, bu ülkelere ekonomik ambargo uyguladı.

Bütün bunlara rağmen, Litvanya Parlementosu 11 Mart 1990 da, Estonya parlementosu 8 Mayıs 1990 da ve Letonya parlementosu da 4 Mayıs 1990 da, ülkelerinin bağımsızlıklarını ilan ettiler. Fakat bu bağımsızlık ilanları sözde kaldı. Çünkü, Sovyet askeri kuvvetleri, İçişleri Bakanlığı Kuvvetleri ve Sovyet Gizli Polisi KGB kuvvetleri, hepsi birden bu bağımsızlıklara son vermek için 1991 Ağustosunda harekete geçtiler. Her üç ülkede de, milliyetçilerle bunlar arasında çatışmalar ve ölenler ve yaralananlar oldu.

İşte tam bu sırada, 21 Ağustos 1991 de, Gorbaçov'u devirmek için bir askeri darbe yapıldı. Bunun üzerine aynı gün, 21 Ağustos 1991 günü, her üç Baltık Ülkesi de bağımsızlıklarını bir kere daha ilan ettiler. Gorbaçov'u darbeden kurtaran ve darbeyi başarısız kılan, Rus Federasyonu Başkanı Boris Yeltsin, 22 Ağustostaki deklarasyonunda, Sovyetler Birliği'nin dağılmıyacağını ve "Birlik"in korunacağını bildirerek, Baltık bağımsızlıklarına karşı gelmek istediyse de, 24 Ağustosta, Estonya, Letonya ve Litvanya'nın bağımsızlıklarını tanımak zorunda kaldı.

Yeltsin'in bu tutumunda, 21 Ağustos darbe teşebbüsü üzerine, başta Amerika olmak üzere Batı'nın Yeltsin'e büyük destek vermesinin önemli rolü oldu. Esasında, Amerika daha 1940 da Sovyet Rusya bu Baltık Ülkelerini "ilhak" ettiğinde bunu tanımamıştı. Baltık Ülkeleri bağımsızlık için 1987'den itibaren harekete geçtiklerinde de en büyük destek Amerika'dan gelmişti. Ayrıca Batı Avrupa da bu bağımsızlıkları desteklemişti. Bu durumda, üç Baltık Ülkesinin bağımsızlığını tanımaktan başka çare yoktu.

Kaynak : Fahir ARMAĞANOĞLU - 20.Yüzyılın Siyasi Tarihi