Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
  SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, 1945-1960
      Rus Emperyalizminin Canlanması-Avrupa'da Sovyet Üstünlüğü
      Çin'de Komünizm
  » Üst Konu
Avrupa'da Sosyalist Blokun Kuruluşu
Çin'de Komünizm
Fin-Sovyet İttifakı
Kominform'un Kuruluşu
Sovyetlerin İran'a Yerleşme Çabaları
Türkiye Üzerinde Sovyet Tehdidi
Yunanistan İç Savaşı

 
Çin'de Komünizm

Sovyet Rusya 1946-47 yıllarındaki faaliyetleri ile Avrupadaki durumlarını iyice sağlamlaştırmışlardı. O kadar ki, bir Sovyet tehdidi Avrupanın üzerine iyice çökmüş bulunmaktaydı. Her ne kadar, Amerika 1947'den itibaren bu Sovyet tehlikesine karşı bir tepki göstermeye ve harekete geçmeye başlayacak ise de, bunun neticesini ancak 1949 yılında alabilecektir. Fakat Amerika'nın tepkilerinin başladığı 1947 yılından itibaren de Asya'nın kaderi çizilmeye başlamıştı. Zira Çin'de Milliyetçilerle Komünistler arasındaki mücadele 1948 den itibaren Milliyetçilerin aleyhine ve komünistlerin lehine dönmeye başlayacak ve Avrupada NATO ittifakının kurulduğu 1949 yılının sonbaharından itibaren Çin Komünist Partisi'nin kontrolu altına girecektir. Bu ise, Uzak Doğu kuvvet dengesinin gayet ağırlıklı bir biçimde Sovyetler tarafına eğilmesi demekti.


  Japonya 1937 Temmuzunda Çin'e saldırmaya başlayınca, bu müşterek tehlikeye karşı Chiang Kai-shek'in milliyetçileri ile Mao Tse-tung'un komünistleri bir işbirliği içine girdiler. İİ'inci Dünya Savaşı boyunca komünistler Çinin kuzey eyaletlerinde, milliyetçiler ise Çinin güney eyaletlerinde Japonlara karşı savaştılar. Japonya 1945 Eylülünde teslim olduğunda durum böyle idi. Bu sebeple Amerika komünistlerin kuzey Çin'e hakim olmasından endişe ederek, Amerikan uçakları 80.000 kişilik bir milliyetçi kuvveti Shanghai, Nanking ve Peiping bölgelerine naklederek komünistlerin Kuzey Çin'e hakim olmalarını engellemek istedi.

  Milliyetçilerin durumu iyi idi. Bu sebeple Sovyetler, 1945 Ağustosunda, Chiang Kai-shek ile bir anlaşma imzalayarak Chiang hükümetini Çinin resmi hükümeti olarak tanıdılar ve Çinin içişlerine karışmamayı taahhüt ettiler. Buna karşılık Chiang Kai-shek de Moğolistan'ın bağımsızlığını tanıyor, Doğu Çin Demiryolları ile Güney Mançurya demiryollarının Sovyetlerle ortak olarak işletilmesini, Port Arthur ve Dairen limanlarını 30 yıl süre ile Sovyetlere kiralamayı kabul ediyordu. Japonya'nın teslim belgesini imzalamasından üç hafta sonra da Sovyetler Mançuryayı tamamen boşaltacaklardı.

  Sovyetlerle anlaşan Chiang Kai-shek, Mao Tse-tung'a dönüp Komünistlerle de bir anlaşmaya girmek istedi. Lakin mümkün olmadı. Chiang Çin'de merkezi idare sistemi kurmak isterken, Mao Çinin gevşek bir federasyona sahip olmasını istiyordu. Görüşmelerde anlaşma olmayınca, 1945 Ekiminden itibaren komünistlerle milliyetçiler tekrar birbirleriyle mücadeleye başladılar.

  Bu mücadele milliyetçiler için hazin bir hikaye oldu. Amerika'nın yaptığı geniş ekonomik ve askeri yardımlarla 1946 ve 1947 yıllarında milliyetçiler üstün duruma geçtiler.  Lakin Chiang Kai-shek ve generallerinin kötü idareleri ve Amerikan yardımlarını hem kötü kullanmaları ve hem de şahsi çıkarları için kullanmaları, 1948'den itibaren durumu değiştirmeye başladı. Amerika'nın milliyetçilere yardımına karşılık, Sovyet Rusya da Chiang Kai-shek'den kiraladıkları Port Arthur ve Dairen limanlarından komünistlere yardım ediyordu.  1948 sonunda Mançurya ve Yang-tze vadisi komünistlerin elinde bulunuyor ve Chiang rejimi de güneye çekilmeye başlıyordu. 1949 Nisanında komünistler Nanking'e girdiler Ve Chiang da Canton'a çekildi. 

Mao Tse-tung bu zaferler karşısında 1 Temmuz 1949 da Çin'de Demokratik Halk Diktatörlüğünü ilan etti. 1950 Mayısında Hainan adası dahil bütün Çin kıtası komünistlerin kontroluna girmişti. Chiang Kai-shek mücadelesine devam etmek üzere Formosa (bugünkü Taiwan) adasına geçti. Bu şekilde ortaya iki tane bağımsız Çin devleti çıkıyordu.

  1 Ekim 1949 da Mao Tse-tung Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu resmen ilan etti ve aynı gün Sovyet Rusya tarafından tanındı.
Batılı devletlerden ilk tanıyan İngiltere oldu ve İngiltere Çin Halk Cumhuriyetini 1950 Ocak ayında tanıdı.  Böylece 1912 de Çin'de Mançu sülalesinin ve imparatorluğun yıkılması ile başlayan çalkantılar, Çin'de komünist bir rejimin kurulması ile sonuçlanmış olmaktaydı.

  Sovyet Rusya ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında 14 Şubat 1950 de bir dizi anlaşmalar imzalandı. Bunlardan bir tanesi, "Dostluk, İttifak ve Karşılıklı Yardım" anlaşması, ikincisi, Sovyet Rusya'nın Çin'e 10 yılda ödenmek üzere 300 milyon dolarlık yardımını öngören bir anlaşma ve üçüncüsü de Sovyet Rusya'nın Doğu Çin demiryollarını, Port Arthur ve Dairen limanlarını Çin'e iade etmeyi öngören anlaşmadır.

  1949 yılı kapanırken, dünyanın global stratejisi Batılıların ve Batı dünyasının fevkalade aleyhinedir. Sovyet Rusya Avrupada açık bir üstünlüğe sahip iken, şimdi Uzak Doğu ve Asya'da Çin gibi komünist devi ortaya çıkıyordu. 1949 yılında NATO'nun kurulması ile Avrupa belki dengelenmişti, lakin Asya'da kuvvetler dengesinin durumu gayet açık bir şekilde komünist blokun lehine idi.

Kaynak : Fahir ARMAĞANOĞLU - 20.Yüzyılın Siyasi Tarihi