Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
  Sovyetler Birliği'nin Dağılması: Yeni Dünya
      Uyduluk'tan Bağımsızlığa: Avrupa'da 1989 İhtilalleri
      Çekoslavakya
  » Üst Konu
Baltık Ülkeleri
Beyaz Rusya (Belarus)
Bulgaristan
Çekoslavakya
Doğu Almanya
Kafkaslar
Macaristan
Moldova
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri
Polonya
Romanya
Rusya Federasyonu
Ukrayna
Yugoslavya'da İç Savaş

 
Çekoslavakya

Çekoslavakya'daki 1953 ayaklanmalarından sonra, bu ülkenin tarihindeki en önemli olay, Dubçek liderliğindeki "milli komünizm", "insancıl komünizm" gibi liberal sayılabilecek hareketlerin başlaması üzerine, Sovyetlerin 1968 Ağustosunda bu ülkeyi askerleriyle işgal etmesidir. Bu olaydan sonra, Çekoslovakya komünizmin karanlığına gömüldü.

Fakat 1975 Helsinki Nihai Senedi'ni değerlendirmede ilk harekete geçen de Çekoslovakya oldu. 1 Ocak 1977 de 242 aydın ve milliyetçi tarafından imzalanan ve "Charter 77" veya "77 Misakı" denen bir belge, hem Çek hükümetine verildi ve hem de Batılı hükümetlere gönderildi. Belgede, Çekoslovakya'da insan haklarını gerçekleştirilmesi isteniyordu. "Charter 77" hareketi böyle başladı. Liderleri arasında Prof. Jiri Hayek, Dr. Vaclav Havel ve Prof. Jan Patocka ile Dubçek'in 1968'deki arkadaşlarından bazıları bulunuyordu.

Prag Hükümeti, bu insan hakları hareketine karşı sert tepkiler gösterdi ve tedbirler aldı. Fakat hareket yürümesini yavaşlatmadı. Çekoslovakya'yı bağımsızlığa ve demokrasiye bu hareket götürdü.

1987 de Glasnost ve Perestroyka'nın ortaya çıkması üzerine, Charter 77'ye, 1988 Haziranında Prag 88 adı ile yeni bir örgüt katıldı ve bu tarihten itibaren Çekoslovakya'nın içi karışmaya ve kitleler harekete geçmeye başladı. 1988 Ağustosunda, binlerce insan Prag sokaklarında "Ruslar evinize dönün", "Dubçek! Dubçek!" diye bağırmaya başladılar.

Gösteriler 1989 yılında daha genişleyerek devam etti. Bu durum Çekoslovak Komünist Partisi içinde çözülmelere sebep oldu. Ekim ve Kasım aylarında gösteriler iyice yoğunlaştığı gibi, göstericilerle polisler çatışmaya başladı. Bu duruma bir süre dayanan Komünist Partisi 1989 Aralık ayında, ancak yarısı komünist olan bir koalisyon kabinesi kurdu. Bu, Komünist Partisi'nin ülkeyi yönetme tekelinden vazgeçmesi ve hatta komünist iktidarın yıkılması demekti. Nitekim, Çekoslovak parlamentosu da 28 Aralık 1989 da Dubçek'i Parlemento başkanı ve ertesi gün de Vaclav Havel'i Devlet Başkanı seçti.

Komünist Partisi iktidarının yıkılmasından sonra, Çek Cumhuriyeti, Slovak Cumhuriyeti ve Çekoslovak Federal Cumhuriyeti, isimlerindeki "Sosyalist" kelimesini attılar. Çekoslovakya'nın adı, Çekoslovak Federal Cumhuriyeti oldu. Çek ve Slovak Cumhuriyetleri federal sisteme son vererek, ayrı bağımsız devletler oldular.

1990 Haziranında yapılan federal seçimlere pek çok siyasal parti katıldı. Komünist Partisi, bu seçimden ikinci parti olarak çıkmakla beraber, ancak % 13.6-% 13.7 oranında oy alabildi.

Çekoslovakya bu şekilde kendisini komünizm boyunduruğundan kurtarmakla beraber, bu sefer Slovak milliyetçiliği hareketi ile karşı karşıya kaldı. Esasında, I. Dünya Savaşı sonunda kurulan Çekoslovakya, o tarihten beri Çek ve Slovak milliyetçilerinin mücadelesine sahne olmaktan kurtulamadı. Milliyetçilik konusunda Slovaklar çok faal idiler. Çekoslovak Cumhurbaşkanı Vaclav Havelde bölünmenin karşısında olmasına rağmen, Slovak'ları önleyemeyeceğini gördüğünden, her iki taraf da, 1992 Haziranında "ayrılma" kararı aldılar. Bunun üzerine 17 Temmuz 1992 de Slovak Milli Konseyi (Slovak Parlementosu) bir Bağımsızlık Deklarasyonu kabul etti. 23 Temmuzda da, Çek ve Slovaklar arasında, ayrılmanın esaslarını belirten bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşmayı, "Çekoslovakya Federal Parlementosu"da 30 Eylül 1992 de onaylıyarak, son görevini de yapınca, bölünme resmileşti ve Avrupa sahnesine Çek Cumhuriyeti ile Slovakya adında iki yeni devlet ortaya çıktı.

Kaynak : Fahir ARMAĞANOĞLU - 20.Yüzyılın Siyasi Tarihi