Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
YENİ YAPILANMAYA DOĞRU
  Sovyetlerin Afganistan Hezimeti
      B.M.'in Barış Çabaları
  » Üst Konu
Afgan Direniş Örgütleri
Afganistan'ın İşgali ve Devletler
B.M.'in Barış Çabaları

 
B.M.'in Barış Çabaları

Afganistan sorununu Güvenlik Konseyi'ne getiren Çin olmuştur. 1980 Ocak ayında altı toplantı yapılmasına rağmen, Sovyet Rusya'nın daimi üyelerden biri olması sebebiyle, bir sonuca ulaşılamadı ve konunun Genel Kurul'a havalesine karar verildi.

Genel Kurul'un 14 Ocak 1980 de, 18 red ve 18 çekimsere karşı 104 oyla aldığı ES-6/2 sayılı kararı ise, Sovyet Rusya'nın adı zikredilmeksizin, Afganistan'ın, egemenlik, toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı ile bağlantısızlık statüsüne saygı gösterilmesi, Afgan halkının kendi kaderini kendisinin tayin etmesine imkan vermek için, bütün yabancı kuvvetlerin Afganistan'dan çekilmesi, Afgan mültecilerinin kendi istekleriyle evlerine dönmelerini sağlayacak şartların yaratılması ve mültecilere yardım için B.M. Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin desteklenmesi isteniyordu.

Genel Kurul, bundan sonraki yıllarda da aldığı kararlarda, bu hususları aynen tekrarlamıştır.

Genel Kurul, 20 Kasım 1980 de aldığı 35/37 sayılı kararında, Genel Sekreter'den, Afganistan (komünist rejim) ile Pakistan arasında bir diyaloğun sağlanması amacı ile bir "özel temsilci" tayin etmesini istedi. Genel Sekreter Kurt Waldheim da, siyasi yardımcılarından Perez de Cuellar'ı özel temsilci tayin etti. Cuellar, 1981 yılı içinde üç defa Kabil ve İslamabad'ı ziyaret etti ve bu ziyaretler Sovyetler tarafından da desteklendi.

B.M. Genel Sekreterliğine, 1 Ocak 1982 den itibaren Xaviar Perez de Cuellar getirilince, o da "özel temsilciliğe", yine siyasi yardımcılardan Diego Cordovez'i atadı. Cordovez, 1982 Haziranından 1988 Nisanına kadar olan dönemde, Afganistan ve Pakistan temsilcileri ile Cenevre'de tam 12 toplantı yaptı. Pakistan, Afganistan'daki komünist rejimi tanımadığı için, bu toplantılarda taraflar hiçbir zaman bir masa etrafında oturmadılar. Cordevez, heyetlerin her biri ile ayrı ayrı görüşerek, tarafların görüşlerini uzlaştırmaya çalıştı.

Cordovez, altı yıllık çabadan sonra taraflar arasında bir uzlaşma ve anlaşma meydana getirmeye muvaffak oldu. Amerika Dışişleri Bakanı Schultz ile Sovyet Dışişleri Bakanı Şevardnadze arasında 21-23 Mart 1988 de Vaşington'da yapılan toplantılarda da son pürüzler giderilerek, Afganistan ile ilgili anlaşmalar 14 Nisan 1988 de Cenevre'de imzalandı.

Bu anlaşmalar, bazı ekler hariç, 4 esas belgeden meydana gelmektedir:

1) Karşılıklı Münasebetlerin İlkeleri Konusunda İkili Anlaşma ile, Afganistan ve Pakistan, birbirlerinin egemenlik, siyasi bağımsızlık, toprak bütünlüğü ile güvenlik ve bağlantısızlık ilkelerine saygı göstermeyi ve birbirlerinin içişlerine karışmamayı taahhüt etmekteydiler.

2) Milletlerarası Garantiler Konusunda Deklarasyon ise, Amerika ile Sovyetler Birliği arasında imzalanmış olup, Afganistan ile Pakistan'ın içişlerine karışmıyacaklarını ve birinci belgedeki ilkelere saygı göstereceklerini belirtiyorlardı.

3) Mültecilerin Kendi İstekleri İle Dönmelerine Dair Anlaşma da, mültecilerin serbestce vlerine dönmelerinin sağlanması hususundaki tedbirleri kapsamaktaydı.

4) Diğer İlgili Konular Anlaşması (Agreement on İnterrelationships) ise, bu anlaşmalarla lgili diğer konuların ne şekilde ele alınacağını belirtmekteydi. Bir ilginç nokta da, bu belgelerde, Sovyetlerin Afganistan'dan çekilmesine dair hiç bir ifade yoktur. Sovyetlerin Afganistan'dan çekilmesi, ikinci belge olan "Garantiler Deklarasyonu" çerçevesinde gerçekleşecekti. Bu suretle Sovyetlerin prestiji korunmuş olmaktaydı. Nitekim, Sovyetlerin Afganistan'da bulunan 120.000 kişilik kuvvetinin çekilmesi hususunda Amerika ile Sovyetler arasında bir takvim tespit edilmiştir ki, son Sovyet askeri Afganistan'dan 15 Şubat 1989 da çekilmiş olacaktı.

Afganistan sorununun bu şekilde çözümü ile Amerika, Körfez'e yönelen Sovyet tehdidini bertaraf etmiş sayılabilirdi, Eğer 1990 da Körfez krizi ortaya çıkmamış olsaydı. Sovyet lideri Gorbaçov bakımından bu anlaşmalar, Sovyet Rusyanın sırtından bir kanburun atılması anlamını taşıyordu. Ne var ki, Sovyet Rusya'nın prestiji de, bu Afganistan sorununda ağır bir darbe yemişti ve Sovyet uyduları da bu durumu görmekte ve değerlendirmede gecikmediler. Afganistan hezimetinin, Sovyetler Birliği'nin yıkılmasında büyük bir rol oynadığı, tereddütsüz söylenebilir.

Kaynak : Fahir ARMAĞANOĞLU - 20.Yüzyılın Siyasi Tarihi