Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
YENİ YAPILANMAYA DOĞRU
  Sovyetler Birliği'nin Dağılması: Yeni Dünya
      Uyduluk'tan Bağımsızlığa: Avrupa'da 1989 İhtilalleri
      Polonya
  » Üst Konu
Baltık Ülkeleri
Beyaz Rusya (Belarus)
Bulgaristan
Çekoslavakya
Doğu Almanya
Kafkaslar
Macaristan
Moldova
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri
Polonya
Romanya
Rusya Federasyonu
Ukrayna
Yugoslavya'da İç Savaş

 
Polonya

 

Bu ülkede demokrasi mücadelesi, 1956 Haziranındaki Ponzan ayaklanması gibi, 1980 Gdansk ayaklanması ile başlamıştır denebilir.

  Diğer uydular arasında Polonya'nın iki olumsuz özelliği vardır. Birincisi, Doğu Avrupa'daki jeopolitik ve stratejik konumu dolayısıyla, Polonya'nın Sovyetler birliği için çok önemli olmasıydı. Bundan dolayı Sovyetler, bir yandan Komünist Partisi, öte yandan Varşova Paktı adına ülkede bulundurdukları Sovyet Kuvvetleri vasıtasiyle, Polonya üzerinde çok sıkı kontrol kurmuşlardı. En küçük bir hürriyet hareketine bile izin vermiyorlardı.

  Polonya'nın ikinci olumsuz özelliği ise, ekonomisinin son derece kötü olmasıydı. 7 COMECON ülkesinin toplam dış borcu 66 milyar dolar iken, bunun 21 milyar doları Polonya'ya ait bulunuyordu. Komünist rejime karşı demokratik mücadele de bu ekonomik durumdan doğdu.

  1975 Helsinki belgesinden sonra, 1977 yılında, İçişleri Savunma Komitesi (KOR) ve İnsan Hakları ve Hürriyetlerini Savunma Hareketi gibi kuruluşlar ile bir takım gizli kuruluşlar ortaya çıkmaya başlamış ise de, rejimin sertliği dolayısıyla bunlar pek bir şey yapamamışlardır.

  Fakat 1980 Temmuzunda hükümetin et fiyatlarına % 60 zam yapması ve bir çok gıda maddesine uyguladığı % 25 oranında sübvansiyonu kaldırması üzerine, Gdansk ve Szczecin'deki tersane işçileri ayaklandı. Ülkenin bir çok yerlerinde gösteriler başladı. Olaylar geliştikçe, Gdansk'taki tersane işçileri, grevlerin ve gösterilerin öncüsü haline geldi ve biraz sonra Danışma Sendikası (Solidarnosc) adını alacak olan bu hareketin lideri olarak, Lech Walesa adında bir tersane elektrik işçisi sivrilmeye başladı.

  İşçilerin grev ve direnişleri ile, Dayanışma ile hükümet arasındaki çatışma giderek şiddetlendi. Söylediğimiz gibi, Polonya'nın stratejik konumu dolayısıyla, Amerika açıkça Dayanışma'yı desteklediğini bildirmekten geri kalmadı. Bu da Dayanışmaya çok önemli bir destekti. Mücadelenin şiddetlenmesinde Amerika'nın bu desteğinin rolü olduğu tartışılamaz.

  Amerika'nın bu tutumu ise, Sovyetlerin Polonya'ya karşı kararlılığını daha da katılaştırmıştır. Zira, 1981 Şubatında Polonya Komünist Partisi Liderliğine, Savunma Bakanı General Wojciech Jaruzelski getirildi. Bunun anlamı açıktı.

  Sovyetler, bundan önce, 1980 Kasımında, Polonya'da Varşova Paktı Kuvvetleri manevraları düzenlemişlerdi. O zaman Walesa, "Sovyet tankları ülkemizi işgal edebilir, ama işgali yürütemezler" demişti. Jaruzelski ile "askeri" faktör şimdi daha belirgin hale geliyordu.

  Bundan sonraki mücadele Jaruzelski ve onun arkasındaki Sovyet Rusya ile, Walesa'nın liderliğindeki Dayanışma arasında cereyan edecektir. Fakat 1987 yılı, Polonya'da da her şeyi değiştirmeye başladı. 1987 Mayısından itibaren, ülkenin her tarafındaki yürüyüşler, kaynaşmalar ve grevler, Jaruzelski'yi, adım adım Dayanışma ile uzlaşmaya götürdü. Hükümet bütün bu kaynaşmalara karşı sert tedbirler ve Gdansk başta olmak üzere, bir çok şehirlerde sokağa çıkma yasağı uygulayınca, Dayanışma da grevleri durdurdu.

  1989 Şubatında, Dayanışma ile Hükümet arasında, Komünist Parti'nin "tekeline" son vermek amacı ile "Yuvarlak Masa" görüşmeleri başladı. Nisan 1989 da ise, yeni bir anayasanın esasları üzerinde bir anlaşma imzalandı.

  Bu anlaşmadan sonra, Polonya Komünist Partisi Ocak 1990 da kendi kendisini feshetti. 1990 Kasımında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, Lech Walesa oyların % 75'ini alarak Cumhurbaşkanı seçildi.

  Walesa, 1995 kasımında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmasına rağmen, seçimi kaybetmiştir. Bu seçimlerde, eski komünistlerden Kwasniewski Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Polonya Komünist Partisi kendi kendini feshetmesinden sonra Sosyal Demokrasi Partisi adını almış ve Başkanlığına o zaman 35 yaşındaki Kwasniewski getirilmişti.

 

Kaynak : Fahir ARMAĞANOĞLU - 20.Yüzyılın Siyasi Tarihi