Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
YENİ YAPILANMAYA DOĞRU
  Sovyetler Birliği'nin Dağılması: Yeni Dünya
      Uyduluk'tan Bağımsızlığa: Avrupa'da 1989 İhtilalleri
      Kafkaslar
        Kafkas Üçgeni
  » Üst Konu
Gürcistan
Kafkas Üçgeni

 
Kafkas Üçgeni

Kafkas Cumhuriyetlerinden Ermenistan, Moskova'ya en sadık cumhuriyetlerden biriydi. Bu sebeple, bu cumhuriyette bağımsızlık hareketi, diğerleri gibi şiddetli ve sarsıntılı olmamış ve Ermenistan bağımsızlığını, resmen 23 Eylül 1991 de ilan etmiştir.

Azerbaycan'ın bağımsızlık hareketi ise, Ermenistan ile patlak veren Karabağ (Nagorno Karabakh) sorunu ile beraber ve bundan doğan çatışmalar içinde gelişir.

Yazılı kaynaklarda, 12'inci Yüzyıldan itibaren Karabağ adına rastlanmaktadır ve bulgular buranın eski bir Türk yurdu olduğunu göstermektedir. 1747 de merkezi Şusa şehri olan bir Karabağ Hanlığı kuruldu. Fakat Rusya, 1805 de bu hanlığı kontrolu altına alır ve 1822 de de bu Hanlığa son verip, burasını bir eyalet haline getirir.

Karabağ, Çarlık Rusyası'nın egemenliğine girdikten sonra buraya Ermeni göçleri başladı. 1823 de Karabağ'da yaşayan toplam 20.095 ailenin 15.729'u Azeri, 4.366'sı ise Ermeniydi. Rusya ile Osmanlı Devleti arasında imzalanan 1829 Edirne barışı ve 1877-78 Türk-Rus savaşından sonra, Anadolu'dan Kafkaslara geniş Ermeni göçleri başlamıştır. 1908 yılıgeldiğinde, Kafkaslara göç eden Ermenilerin sayısı 1 milyonu bulmuştu. Bu göçler sonucu Karabağ'ın da nüfus yapısı Ermeniler lehine bir gelişme gösterdi. 1917 yılında Karabağ'da yaşayan nüfusun 317.861'i Azeri iken, Ermenilerin sayısı da 243.627olmuştu. Bir miktar da başka etnik gruplar vardı.

Sovyetler Birliği'nin kurulması ile birlikte, Karabağ, Azerbaycan sınırları içinde "özerk" bir bölge haline getirildi. Ayrıca, Karabağ'ın Zengezur kısmı da Ermenistan'a verildi.

Stalin zamanında, Karabağ'ın Ermeni nüfusu hızla artmaya başladı. Çünkü, Stalin, Karabağ'da belirli bir Ermeni göçü politikasını izledi. Bunun sonucu olarak, günümüze gelindiğinde, Karabağ'ın nüfusunun % 75'i Ermeni ve % 25'i de Azeri olmuştur.

1987'den itibaren Sovyet Rusya'da değişim rüzgarlarının esmeye başlaması üzerine, Karabağ'daki nüfus çoğunluğundan yararlanmak isteyen Ermenistan, bu tarihten itibaren Karabağ'ın kendisine bağlanmasını istemeye başladı. Aynı zamanda Karabağ Ermenileri de aynı istikamette gösterilere başladılar. Bunun sonunda Karabağ Sovyeti 1988 Şubatında Karabağ'ın Ermenistan'a katılmasına karar verdi. Sovyet'in (parlamento) 140 üyesinden 110 Ermeni idi.

Moskova Ermenistan'ın ve Karabağ Ermenilerinin bu isteklerini reddetmekle beraber, Karabağ Azerileride hareketlendi. Bu ise Karabağ'da Ermeni-Azeri çatışmalarına sebep oldu. Bu kadarla da kalmadı Ermeni-Azeri çatışmaları Azerbaycan'a da sıçradı. Olaylar ne Karabağ'da ve ne de Azerbaycan'da durmadı. Çatışmalar her gün şiddetini arttıran bir gelişme gösterdi. Zira, olaylar biraz sonra, Ermenistan ile Azerbaycan arasında resmen bir savaşa dönüştü. 1989 yılı sonunda Kafkaslarda, tam anlamı ile bir savaş sürmekteydi.

Bu şartlar içinde Azerbaycan Yüksek Sovyeti (parlamento), 1989 Eylülünde kabul ettiği bir kanunla, Azerbaycan'ın "egemenliğini" ilan etti. Buna göre, Azerbaycan Sovyetler Birliği'nden ayrılıyor; Azerbaycan sınırlarının dokunulmazlığı ve Karabağ üzerindeki azeri egemenliği vurgulanıyordu.

Bu kanunun çıkması, esas itibariyle Azerbaycan Halk Cephesi'nin etkisiyle oldu. Yüksek Sovyet 1989 Ekiminde Halk Cephesi'ni resmen tescil etti. Yani bir siyasal kuruluş olarak kabul etti. Halk Cephesi'nin programına göre, Azerbaycan Sovyetler Birliği içinde, siyasal, ekonomik ve kültürel egemenliğe sahip ve kendi milli bayrağı olacaktı ve Azerbaycan halkına da Azeri Türkleri denecekti.

Azerbaycan'daki bu gelişmeler üzerine, Ermenistan'da da, Karabağ ve Rusya'nın diğer yerlerinden gelen ermenilerin toplantısında da Ermeni Milli Hareketi'nin kurulmasına karar verildi. Milli Hareket'in başkanlığına Levon Ter-Petrosyan getirildi.

Bu durum karşısında Moskova harekete geçti. Moskova, her iki tarafın arasını bulmak için bir takım uzlaştırıcı formüller ortaya attı. Mesela, buna göre, Karabağ Azerbaycan sınırları içinde kalmakla beraber, Karabağ'da 5.000 kişilik bir Sovyet kuvveti bulunacak ve ayrıca, Azerbaycan, Karabağ Ermenilerinin haklarını garanti altına alan kanunlar çıkaracaktı.

İlginçtir, bu teklifi ne Azerbaycan ne de Ermenistan kabul etti. Bu teşebbüsün de sonuçsuz kalması üzerine, 1989 da nisbeten yavaşlamış görünen Ermeni-Azeri çatışmaları, hem Karabağ ve Azerbaycanda ve hem de Ermenistan ile Azerbaycan arasında, 1990 Ocak ayından itibaren hem şiddetlendi ve hem de çatışmaların alanı genişledi. Bu gelişmeler içinde, Ermenistan da 23 Ağustos 1990 da bağımsızlığını ilan etti. Lakin, bu ilana göre, Ermenistan'ın Sovyetler Birliği'nden ayrılması söz konusu olmuyordu.

Bir başka ilginç gelişme de, 1989 yılından itibaren Türkiye'nin Azerbaycan ile münasebetlerini, belirli bir şekilde artırmaya başlamasıydı. Bu durum, Ermenistan'ı da Türkiye'ye yaklaşmaya sevkettiyse de, Ermenistan'ın hala Doğu Anadolu topraklarından söz etmesi, Türkiye'nin tepkilerine sebep oldu ve Türkiye bugüne kadar Ermenistan ile resmen diplomatik münasebet kurmamıştır. Bunun bir sebebi de, Karabağ sorununun çözülememiş olmasıdır. Bugün Karabağ tamamen Ermenilerin kontrolü altındadır ve Türkiye'nin de dahil olduğu bir çok milletlerarası aracılık teşebbüsleri bir sonuç vermemiştir.

Azerbaycan'a gelince: Karabağ sorununun, Azerbaycan içinde bir takım çalkantılara sebep olduğu da bir gerçektir. 1989 Eylülünde egemenliğin ilanından sonra, 1990 Mayısında, Ayaz Mutalibov Meclis Başkanı, yani devlet başkanı seçilmişti. 1991 Eylülünde yapılan İlk cumhurbaşkanlığı seçimini ise, yine, seçime tek aday olarak giren Mutalibov büyük çoğunlukla kazandı. Eski bir komünist olan Mutalibov'un bir yandan diktatörce yönetimi, diğer yandan Karabağ sorununda yeterli kararlılıkla hareket etmemesi, hoşnutsuzluğa sebep oldu ve Bakü'de başlayan Mutalibov aleyhtarı gösteriler üzerine, kendisi 6 Mart 1992 de istifaya zorlandı. Yerine, geçici olarak, Meclis Başkanı Yakub Memedov cumhurbaşkanlığını üstlendi.

Yeni cumhurbaşkanı için seçim 7 Haziran 1992 günü yapıldı. Seçimlerde, 3.9 milyon kayıtlı seçmenin % 70'i oy verdi. Halk Cephesi lideri Ebulfez Elçibey, oyların % 60'ını alarak Cumhurbaşkanı seçildi. 52 yaşındaki Elçibey, koyu bir komünist düşmanı ve bir Türk milliyetçisiydi. Elçibey, Mutalibov'un Aralık 1991 de katıldığı, fakat Azerbaycan Meclisi'nin onaylamadığı, Bağımsız Devletler Topluluğu'ndan Azerbaycan'ı çıkaracağını taahhüt etmişti.

Türkiye, Azerbaycan'ın 30 Ağustos 1991 de bağımsızlığını ilan etmesi üzerine bu yeni Türk Devleti'nin 9 Kasım 1991 de resmen tanıdı. Elçibey'in, bir yıl süren Cumhurbaşkanlığı sırasında ise, Türk-Azeri münasebetleri ve işbirliği büyük gelişme gösterdi. Bir halde ki, iki Türk Devleti arasındaki bu yaklaşma, şimdi gözlerini yeniden Kafkaslara çeviren Rusya'yı rahatsız etmeye başladı.

Söylediğimiz gibi, Elçibey'in Cumhurbaşkanlığı ancak bir yıl sürdü. 3 Haziran 1993 de, yine tarihi bir Türk şehri olan Gence'de, Suret Hüseyinov, 3-5 bin kişilik bir kuvvetle ayaklandı. O sırada 34-35 yaşlarında olan Hüseyinov, Karabağ cephesinde, Ermenilere karşı yapılan muharebelerde başarısız olduğu için, komutanlıktan azledilmişti. Gence'de tekstil işi yapıyordu ve zengindi. Fakat, komutanlıktan azledilmesini hazmedememişti.

Cumhurbaşkanı Elçibey, Hüseyinov ayaklanması üzerine, bugün de anlaşılmayan bir sebeple, 18 Haziran 1993 de, istifa dahi etmeksizin Bakü'den, Nahcivan'daki köyüne kaçtı. Bunun üzerine Hüseyinov, 21 Haziranda, Azerbaycan'ın yönetimini eline aldığını ilan etti. Azerbaycan Parlamentosu, Elçibey'den, görevine dönmesini veya istifa etmesini istediyse de, Elçibey'den hiç bir cevap alamadı. Elçibey, sadece görevini devam ettirdiğini söylüyordu. Bunun üzerine, Parlamento 24 Haziran 1993 te, Ebulfez Elçibey'in görevinin sona erdiğini ilan etti.

Bu arada, Meclis Başkanı İsa Kamberov da 13 Haziranda istifa ettiğinden, Meclis, 18 Haziranda, Haydar Aliyev'i Başkan olarak seçti. Aliyev, Azerbaycan Komünist Partisi'nin eski Genel Sekreteri ve KGB'nin (Devlet Güvenlik Komitesi) bir Generali idi. Bu suretle Azerbaycan'da Haydar Aliyev yönetimi başlıyordu.

Ayrıca, Meclis, 30 Haziran 1993 te, Suret Hüseyinov'u Başbakanlığa getirdi. Hüseyinov, Savunma, İçişleri ve Güvenlik Bakanlıklarını da üzerine aldı.

Azerbaycan, 24 Eylül 1993'te de Bağımsız Devletler Topluluğu'na katıldı.

Azerbaycan'da 3 Ekim 1993 de Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı. Haydar Aliyev, 4 milyon seçmenden % 98.8'inin oylarını alarak Cumhurbaşkanı seçildi.

Kaynak : Fahir ARMAĞANOĞLU - 20.Yüzyılın Siyasi Tarihi