Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
YENİ YAPILANMAYA DOĞRU
  Sovyetler Birliği'nin Dağılması: Yeni Dünya
      Uyduluk'tan Bağımsızlığa: Avrupa'da 1989 İhtilalleri
      Orta Asya Türk Cumhuriyetleri
        Özbekistan
  » Üst Konu
Kazakistan
Kırgızistan
Özbekistan
Tacikistan
Türkmenistan

 
Özbekistan

Orta Asya Türk cumhuriyetleri içinde "egemenliğini" ilk edenlerden biri Özbekistan olmakla beraber, 1989 yılında büyük bir iç karışıklığa maruz kalmıştır. Bu da Meşket Türkleri ile Özbekler arasında ki çatışmalardır.

Stalin, 1944 Mayısında Kırım Türklerini, nasıl yerlerinden, yurtlarından söküp Orta Asya'ya sürmüş ise, Meşket Türklerini de Kasım ve Aralık 1944 aylarında Orta Asya'ya sürmüştür. Stalin'in iddiasına göre, gerek Kırım Türkleri, gerek Meşket Türkleri Almanlarla işbirliği yapmışlardı.

Meşket Türkleri esas itibariyle Özbekistan'a yerleştirilmişti. Sayıları hakkında farklı rakamlar verilmekte ise de, bunların Özbekistan'da 180.000, Kazakistan'da 30.000, Kırgızistan ve Türkmenistan'da da 75 bin ve Azerbaycan'da da 12.500 kadar olduğu tahmin edilmektedir.

Özbek-Meşket çarpışmaları, Fergana'nın küçük bir kasabasında bir Meşket ile bir Özbek arasında çıkan küçük bir tartışmadan patlak vermiş ve Mayıs 1989 sonlarında çıkan bu olay, Haziran sonlarına kadar, üç hafta süren çatışmalara dönüşmüştür. Her iki taraftan da ölümlere ve yaralanmalara sebep olan bu çatışmalar o derece şiddetli olmuştur ki, Sovyetler Birliği, çatışmaları durdurmak için buraya 11-12 bin kişilik bir kuvvet sevketmek zorunda kalmıştır. Gorbaçov, bu çatışmalardan din faktörünü sorumlu tutarak, "İslam radikalizmi dişlerini göstermiştir" demiştir. Bazı Sovyet yetkililerine göre de, bu sırada Özbekistan'ın egemenliği için çalışan Birlik Halk Cephesi veya kısa adı ile Birlik'i, Meşketlerin desteklememesi çatışmaların sebebiydi.

Gerçekten Birlik bu çatışmaların öncülüğünü yapmakla beraber, resmi kuruluşu 1989 Eylülündedir. Birlik'in çabaları sonucu, Özbekistan Yüksek Sovyeti (parlamento) 1990 Haziranında yayınladığı bir deklerasyonla, Özbekistan'ın, egemenliğini ilan etti. Fakat Sovyetler Birliği'nden ayrılmak söz konusu değildi. "Egemenlik" ilkesine göre, Özbekistan'da, Özbek anayasası ve kanunlarının üstünlüğü olacak, iç ve dış politikanın yönetiminde son sözü Özbekistan söyleyecekti.

1990 yılında, Gorbaçov, Özbekistan Komünist Partisi liderliğine İslam Kerimov'u getirdi. Kerimov ülkeyi sert bir şekilde yönetmeye başladı. 1990 Kasımında yapılan seçimlerde, Kerimov'un Demokratik Halk Partisi adayları rakipsiz olarak kazandı. Bu parti, Komünist Partisi'nin yerini almıştır. Kerimov, tek-parti görüntüsünü vermemek için, Anavatan Partisi, Köylü Partisi ve Özbekistan İşçilerinin Komünist Partisi gibi partilerin kurulmasına izin verdiyse de, bunların hepsi Demokratik Halk Partisi'nin birer uzantısıydı ve onu destekliyorlardı. Buna karşılık Birlik, ERK, İslami Rönesans Partisi, Adolat (Adalet) gibi gerçek muhalefet partilerinin faaliyetine izin verilmemiştir.

Aralık 1991 de yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde Kerimov, oyların % 86'sını alarak seçildi. Bunun arkasında 8 Aralık 1992 de yeni bir Anayasa yapıldı. Anayasa insan haklarını kabul etmekle beraber, bu hakların kullanılması, "toplumun hakları"nı ihlal etmemesine bağlıydı. Kerimov, artık ülkeyi kararnamelerle yönetiyordu.

Kerimov, bu sert yönetimine gerekçe olarak, Tacikistan'daki iç savaşın Özbekistan'a da, sıçraması endişesi ile, Meşket Türkleri, Kırgızlar ve Tacikler gibi azınlıkların varlığını göstermiştir.

Bu arada şunu da belirtelim ki, Özbekistan, 19 Ağustos darbesinden sonra, 31 Ağustos 1991 de bağımsızlığını ilan etmiştir.

Kaynak : Fahir ARMAĞANOĞLU - 20.Yüzyılın Siyasi Tarihi