Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
  YENİ YAPILANMAYA DOĞRU
      Sovyetlerin Afganistan Hezimeti
      Afgan Direniş Örgütleri
  » Üst Konu
Afgan Direniş Örgütleri
Afganistan'ın İşgali ve Devletler
B.M.'in Barış Çabaları

 
Afgan Direniş Örgütleri

Başta da söylediğimiz gibi, Sovyetler Birliği'ni Afganistan hezimetine iten en önemli faktör, Afgan halkının milliyetçi direnişidir. Ne var ki, Afgan milliyetçileri, bir yandan Sovyet askeri ile mücadele ederken, bir yandan da kendi içlerinde çeşitli örgütlere ayrılmışlardı. Hatta bunların kendi aralarında da mücadeleler vardı.

Afgan milliyetçilerinin bu bölünmüşlüğü, Sovyetler için hem avantaj ve hem de dezavantaj teşkil etti. Avantaj teşkil etti; çünkü, bu direniş örgütleri, Sovyet emperyalizmine karşı, tek veya birleşik bir cephe meydana getiremediler. Hatta her birinin kendisine ait askeri kuvveti bile vardı. Bu durum, şüphesiz, Sovyetler için bir avantaj ve milliyetçiler için de bir handikaptı.

Fakat buna karşılık, milliyetçilerin bu bölünmüşlüğü, Sovyetler için de bir handikap veya dezavantaj teşkil etti. Çünkü, Sovyetler tek bir cephede savaş yapma imkanından yoksun kaldılar. Ülkenin her bir yanında bir başka direniş örgütü ile savaşmak zorunda kaldılar.

Bu direniş örgütlerini Radikaller ve Ilımlar şeklinde ele almak gerekir.

Radikaller, "aşırı İslami" gruplar olup, başlıcaları şunlardı:

Hizb-i İslami: Direniş gruplarının en güçlüsü ve son derece muhafazakar Sünni bir grup olan bu örgüt, lideri Gulbeddin Hikmetyar'ın, Kabil Üniversitesinde mühendislik öğrenimi görürken, 1969 yılında kurduğu Müslüman Öğrenciler Örgütü'nden doğmuştur. Hikmetyar, Krallık zamanında hapse atılmış ve daha sonra Pakistan lideri Zülfikar Ali Butto'dan büyük yardım görmüştür. 1978 Nisanındaki komünist darbesinden sonra, komünist rejime karşı ilk silahlı mücadeleyi başlatmıştır.

Cemiyet-i İslami: Lideri, Kabil Üniversitesi'nde İslami Bilimler Profesörlüğü de yapmış olan Dr. Seyyid Burhanuddin Rabbani idi. Rabbani aslen Tacik'tir. Cemiyet'in askeri lideri ise, yine bir tacik olan ve Panşir Aslanı diye anılan Ahmet Şah Mesud'tur. Cemiyet, iki defa Hizb-i İslami ile birleşmiş ise de, bu birleşmeler uzun ömürlü olmamıştır.

Bu iki büyük radikal örgütün dışında, bir takım küçük gruplar da bulunmaktaydı.

Ilımlı direniş örgütleri ise, daha dağınık bir görüntü sergilemişlerdir. Bunların başlıcaları da şöyledir:

1978 de ortaya çıkan, Mevlevi Muhammed Nebi Muhammedi'nin liderliğini yaptığı Hareket-i İnkılab-ı İslami. Krallık rejimini savunmaktaydı.

Çağdaş, demokratik ve komünist olmayan bir Afganistan görüşünü savunan, Pir Seyyid Ahmet Geylani'nin Peyman-ı İttihad-ı İslami örgütü.

Afganistan'ın tanınmış mollalar ailesinden Sibgetullah Mücediddi'nin lideri olduğu Cephe-i Azadir-i Afganistan. Bu grup, Afganistan'ın Kurtuluşu için İhtilalci Cephe diye bilinir.

Şunu da belirtelim ki, bu örgütler Afganistan dışında ve özellikle Pakistan'da karargah kurmuş olan örgütler olup, ayrıca Afganistan'ın kendi içinde ve ayrıca İran'da da, Humeyni rejiminin desteğine sahip bir takım direnme örgütleri bulunmaktaydı.

Direniş örgütlerinin bu çokluğu ve birleşmeden yoksunluğu, Sovyetlerin çekilmesinden sonra, bu ülkenin bir siyasi istikrara kavuşmasını engelleyen en önemli faktör olacaktır. Sovyet işgali dahi, Afganistan halkına bir birlik ve bütünlük sağlayamamıştır. Afganistan bütün tarihi boyunca, ne çektiyse, kendi içindeki bu bölünmelerden çekmiştir.

Kaynak : Fahir ARMAĞANOĞLU - 20.Yüzyılın Siyasi Tarihi