Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
  YENİ YAPILANMAYA DOĞRU
      Sovyetlerin Afganistan Hezimeti
      Afganistan'ın İşgali ve Devletler
  » Üst Konu
Afgan Direniş Örgütleri
Afganistan'ın İşgali ve Devletler
B.M.'in Barış Çabaları

 
Afganistan'ın İşgali ve Devletler

Bu konuda ilk söylenecek söz, Sovyetlerin Afganistan'ı işgalinin bütün dünyada büyük tepki ile karşılandığı ve Sovyet uydusu sosyalist ülkeler hariç, hiç bir devletin, özellikle bağlantısızların, Sovyetleri desteklemediğidir. Çünkü, Sovyetlerin Afganistan'ı işgalleri, düpedüz bir "saldırı" ve milletlerarası hukuk ilkelerinin kabaca çiğnenmesinden başka bir şey değildi. Hatta, Afganistan'ın işgali, 1956 da Macaristan'ın, 1968 de Çekoslavakya'nın işgalinden çok vahşi bir olaydı. Çünkü, 1956 ve 1968 işgallerinde, Moskova'nın kendisine göre gerekçeleri vardı. Fakat Afganistan'ın işgalinde bu gerekçelerin hiç biri mevcut olmayıp, sadece kaba bir işgal olayından başka bir şey söz konusu değildi.

Bundan dolayı Afganistan'ın işgaline Sovyetler, gerek tarafsızlardan, hele Batı blokundan hiç bir destek göremediği gibi, özellikle üç ülke, Amerika, Çin ve Pakistan, Sovyetleri Afganistan'da tam bir başarısızlığa uğratmak için, her üçü de, bütün güçleri ile Afgan direnişçilerine yardım ettiler.

İlginçtir, Sovyetlerin Afganistan'ı işgaline ilk şiddetli tepki Çin Halk Cumhuriyetinden geldi ve Güvenlik Konseyi'ni ilk harekete geçiren de Çin oldu. Çin'in bu telaşının sebebi açıktır: Bir defa, 1960'ların başından ve özellikle 1965-66'daki, Çin'deki Proleter Kültür İhtilali'nden beri Çin-Sovyet münasebetleri son derece gergindir. Sovyetler, Çin sınırına 40-45 tümenlik bir kuvvet yığmışlardı. Çin'in güneyindeki Vietnam'ın Sovyetlerle gayet yalın münasebetler içinde bulunması ve bu ülkenin 1978 sonlarında Kampuçea'yı işgal etmesi, Çin için, Sovyetler bakımından büyük endişe kaynağı idi. Bu sebeple Çin, işin başından itibaren, Afganistan ile olan dar sınır koridorundan Afgan direnişçilerini silahla destekledi. Bu, Sovyetler bakımından başka bir hata idi.

Amerika için, Afganistan'ın işgalinin, Sovyetler'den, Vietnam'ın intikamını alma fırsatını yaratması bir yana, Başkan Carter, 28 Aralık 1979 günü yaptığı konuşmada, Sovyetlerin hareketini, Afganistan'ın iç işlerine "kaba bir müdahale" olarak nitelendirdi. 5 Ocak 1980'deki konuşmasından da, "Dünya, sadece karşıdan bakıp, Sovyetler Birliği'nin cezasız kalmasına izin veremez" dedi.

Bu demeçlerden başka, Amerika Sovyetlere karşı bir takım eylemli tedbirler de aldı. Başkan Carter, Amerikan Senatosu'na gönderdiği bir mektupla, 1979 Haziranında Sovyetlerle imzalanmış olan SALT-II anlaşmasının onaylanmasını durdurdu. Bunun arkasından, 1981 Eylülünde Pakistan'la bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşma ile Amerika, Pakistan'a 6 yıl içinde 3.2 milyar dolarlık yardım yapacaktı. Bu yardım paketi içinde 40 adet F-16 uçağı da vardı. Amerika, Çin gibi, Pakistan üzerinden Afgan direnişçilerine hem silah ve hem de gıda yardımı yaptı. Afganistan'ın Sovyetler tarafından işgalinin hemen arkasından, bir de Irak-İran savaşının çıkması, Körfez petrolü bakımından Amerika'yı iyice telaşlandırdı. Afganistan'ın işgali ile Sovyetler, Basra Körfezine çok yaklaşmış olacaklardı. Arada İran var idiyse de, bu sırada İran ile Amerika'nın tam bir düşmanlık içinde bulunduğu ve İran'ın da bir Sovyet tehlikesine karşı koymakta gücünün yetmeyeceği de unutulmamalıdır. Bu sebeple Amerika, gerektiğinde Körfez'e hemen müdahale etmek üzere, 1981 yılında "Acil Müdahale Kuvveti"ni (Rapid Deployment Force) kurmuştur.

Şüphesiz, Afganistan'ın işgalinden en fazla endişelenen Pakistan oldu. Çünkü, Afganistan Sovyetlerin kontrolü altına girecek olursa, Pakistan ile Sovyetler Birliği adeta komşu haline geleceklerdi. Bu sırada Pakistan'ın hiç de iyi münasebetlere sahip olmadığı Hindistan'ın da Sovyetlerle çok yakın münasebetlere sahip olduğunu gözönünde tutulmalıdır. Bu sebeple Pakistan, baştan sona kadar, Sovyetlerin Afganistan'dan çekilmesi ve Afgan halkının kendi kaderini kendisinin tayin etmesi ilkelerini savunmuştur.

Pakistan'ın başında başka bir dert daha vardı. Sovyet işgalinden kaçan sivil Afganlılar, kitleler halinde Pakistan'ın Peşaver bölgesine sığındılar. Bunların sayısı 3 milyonu bulmaktaydı. Her ne kadar Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, Amerika, Avrupa Topluluğu ve bir çok devletler bu mültecilere yardım ettiyse de, Pakistan, bunların bir an önce yurtlarına geri dönmeleri için uğraştı. Çünkü bunların içinde bazı etnik gruplar, Pakistan için rahatsızlık unsuruydu.

Avrupa Topluluğu ile bütün Batılı ülkeler de, Sovyet işgaline karşı çıktılar

Kaynak : Fahir ARMAĞANOĞLU - 20.Yüzyılın Siyasi Tarihi