Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, 1945-1960
  Orta Doğu Çatışmaları 1955-1959
      Ürdün Hadiseleri
  » Üst Konu
1957 Suriye Buhranı
1958 Lübnan Buhranı
Bağdat Paktı ve Doğurduğu Neticeler
Eisenhower Doktrini
Irak'ta Monanşinin Yıkılması
İngiliz-İran Petrol Anlaşmazlığı 1951-1954
İsrail'in Kuruluşu ve Arap İsrail Savaşı 1948-1949
Sonuç
Süveyş Buhranı
Ürdün Hadiseleri

 
Ürdün Hadiseleri

  Ürdün Kralı Hüseyin, Mısır ve Suriye ile birlikte Eisenhower Doktrinine ilk karşı çıkanlar arasında yer almakla beraber, bu Doktrinden ilk imdat isteyen de yine kendisi oldu. 

  Daha önce de işaret ettiğimiz gibi, Nasır Mısır'da iktidarı ele aldığı ilk günden itibaren, Orta Doğu'daki monarşileri devirme kararında idi. Orta Doğuyu veya Arap dünyasını "ilerici" dediği sosyalist-cumhuriyet rejimlerinin idaresi altında ve kendi liderliği etrafında toplamak istiyordu. Söz konusu monarşik rejimlerin başında da, Ürdün, Irak ve Suudi Arabistan gelmekte idi. Bu ülkelerdeki monarşik rejimlere karşı geniş ve yoğun bir propagandaya girişmişti. Bu propagandaların tesirsiz kaldığı söylenemez. 

  1948-1949 Arap-İsrail savaşı sırasında Filistin'den kaçan bir milyona yakın Filistinli Araptan yarım milyon kadarı Ürdün'e sığınmıştı ve bunların büyük çoğunluğu hararetli Nasır taraftarı idi. Nasır'ın Filistin'i tekrar kendilerine kazandıracağına inanıyorlardı. 

  Durum bu şekilde iken Ürdün'de 1956 Ekiminde yapılan seçimleri Nasırcılar kazandı ve Başbakanlığa Nabulsi geldi. Kral Hüseyin ile Başbakan Nabulsi arasında ilk günden başlayan sürtüşme, 1957 Nisanında tam bir çatışma içine girdi. Nabulsi, sol eğilimli Genelkurmay Başkanı Ali Abu Nuvar'la işbirliği yaparak Amman üzerine tank birlikleri sevketmeye hazırlanırken, Kral tarafından Başbakanlıktan düşürüldü. Kral Hüseyin Nabulsi'yi bertaraf ederken, Amerika'nın ve Suudi Arabistan'ın da desteğini sağlamıştı. 

  10 Nisanda meydana gelen bu hadiseden üç gün sonra, 13 Nisanda, silahlı kuvvetler genel karargahının bulunduğu Zerka'da, Krala bağlı kuvvetlerle, solcu subayların etrafındaki askerler arasında  çatışmalar çıktı. Bu çatışmanın arkasında Ali Abu Nuvar vardı ve bu çatışmada, 1956 Süveyş savaşı dolayısiyle Zerka'ya gelmiş bulunan Suriye birliklerinin kışkırtması da rol oynuyordu. Fakat Hüseyin  bu ayaklanmayı bastırmaya muvaffak oldu ve Ali Abu Nuvar, tevkif edileceğini anlayınca Suriyeye kaçtı. Dr. Halidi  Başbakanlığa ve General Hayari de Genelkurmay Başkanlığına getirildiler. Fakat biraz sonra Hayari de Suriyeye kaçtı ve Ebu Nuvar'a katıldı. Kahire ve Şam radyoları bütün güçleriyle Kral Hüseyin aleyhine yayın yapıyorlardı. Bu sebeple, Ürdünün iç durumu daha da karıştı. Grevler çıkmış ve halk gösteriler yapıyordu. Kral Hüseyin, 24 Nisanda verdiği demeçte, hadiselerin "milletlerarası komünizm ve onun taraftarları"nca yaratıldığını söylemek suretiyle, bir bakıma Eisenhower Doktrininin tatbikini istiyordu. 

  Ürdün'ün bu durumu en fazla Lübnan'ı telaşlandırdı. Durumu endişe ile takip eden Amerika bütün ağırlığını Ürdün'ün yanına koydu. Amerika, bir yandan "Ürdünün bağımsızlık ve toprak bütünlüğünü hayati ehemmiyette telakki ettiğini" bildirirken, öte yandan da Akdeniz'deki Amerikan Vİ'ıncı Filosu 25 Nisanda Beyrut açıklarında demir atıyordu. İsraile de fırsattan yararlanmaması hususunda uyarıda bulunulmuştu.

  Irak ve Suudi Arabistan da Ürdün'ün yanında yer aldılar. Hatta Irak hükümeti yayınladığı bir bildiride, Ürdün'de krallık rejiminin yıkılması halinde, Irak'ın Ürdün'e asker sokacağını açıkladı. Arap dünyasının üç monarşisi sıkı bir dayanışma içine girmiş bulunuyordu. Bu dayanışma Amerika'nın desteği ile birleşince, Kral Hüseyin karışılıkları ve ülkesine yönelen tehlikeyi bertaraf etmeye muvaffak oldu ve iç kriz de böylece kapandı. 

  Ürdün Kralı, bütün bu gelişmeler içinde, Eisenhower Doktrininin tatbikini açıkça istememiştir. Bununla beraber, Amerika, Nisan sonunda Ürdün'e 10 milyon Dolarlık bir ekonomik yardım yaptığı gibi, Haziran sonunda da 10 milyon Dolarlık askeri yardım yapacağını açıkladı. Bu ise, Eisenhower Doktrininin tatbikinden başka bir şey değildi.

Kaynak : Fahir ARMAĞANOĞLU - 20.Yüzyılın Siyasi Tarihi