Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
  YENİ YAPILANMAYA DOĞRU
      Çin'de Yeni Yapılanma
      Reformlar
  » Üst Konu
Deng Şaoping'in Yükselişi
Reformlar
Tienanme'deki Kırmızı Işık
Tienanmen'e Tepkiler

 
Reformlar

Deng'in iktidar basamaklarında yükselişinin anlamı, 11'inci Merkez Komitesi'nin Aralık 1978 de yapılan Genel Kurul toplantısı kararlarında görüldü. O zaman açıklanmayan bu kararlar, tam anlamı ile bir "ekonomik yeni yapılanma" niteliğinde idi. Bu kararlarla bir takım ekonomik tedbirler alınıyordu ki, bunlar, tarım alanında köylüye toprak kiralamayı, tarımda aile işletmeciliğini ve tarımsal ürünlerin serbest satışını öngörürken, endüstride de, yabancı bankalardan kredi almaya, yabancı sermaye ile ortak yatırım yapmaya, teknik yardım ve ekipman yardımı konusunda yabancı şirketlerle sözleşme yapmaya, gerek devlet çiftliklerinde, gerek sanayi işletmelerinde, yöneticilere, üretim planları maliyet ve kar hesaplarının yapılmasında daha geniş yetkilere, ücretleri, işletmenin kar ve zararına göre tespit etmeye imkan vermekteydi.

1978 sonlarından itibaren, 1957'denberi hiç bir faaliyet göstermeyen sendikaların ve gençlik kuruluşlarının faaliyetlerine ve üniversitede dini konuların incelenmesine izin verildi.

1978 Şubatındaki Milli Kongre, 1985'e kadar gerçekleştirilmek üzere Dört Modernizasyon programını kabul etmişti. Bu program ile, Tarım, Endüstri, Bilim ve Teknoloji ve Savunma alanlarının, 1985'e kadar çağdaş şartlara kavuşturulması öngörülmekteydi. Lakin, bu programın maliyeti 600 milyar doları bulmaktaydı. Zira, bu dört alanda 120 proje hazırlanmış bulunmaktaydı. 600 milyar dolarlık maliyet demek, Çin'in yabancı sermayeye ihtiyacı olduğu demekti. Bu sebeple Çin, önce Japonya'ya döndü. 1978 Şubatında Çin ile Japonya arasında 60 milyar dolarlık bir ticaret anlaşması imzalandı. Böylece 1937'denberi devam eden savaş sona ermiş oldu. 1978 Ağustosunda da Çin ile Japonya arasında "Barış ve Dostluk" anlaşması imzalandı. Ekim 1978 de de Deng Şaoping Japonya'yı ziyaret etti.

Böylece Mao'nun ölümünden iki yıl bile geçmeden, Çin dışarıya, yani Batı'ya açılıyordu. Zira, 1978'den itibaren Çin, Amerika ile de münasebetlerini açmaya başladı. Özellikle Dört Modernizasyon Programı'nın "Savunma" kısmı Amerika'ya dayandırılmak istenmiş ve Çin Amerika'dan silah almaya başlamıştır.

Reformlar konusunda en büyük adım, Milli Halk Kongresi'nin 4 Aralık 1982 günü kabul ettiği dördüncü anayasa ile atıldı. Reformları ve dışa açılmayı yansıtan bu anayasanın getirdiği pek çok yenilik olmakla beraber, en göze çarpan özelliklerini şöyle belirtebiliriz: Anayasanın 3'üncü maddesi yerel yönetimlere geniş yetkiler verirken, 11'inci madde, kanunların çizdiği sınırlar içinde "ferdi ekonomi" ye izin vermekteydi. 13'üncü madde, "Devlet, vatandaşların yasal kazançlarını, tasarruflarını, evlerini ve diğer yasal mülklerini korur" diyordu. Bunlardan çok daha önemlisi ise, 18'inci maddenin yabancı sermaye yatırımlarına kapıyı açması ve yabancı sermayenin yasal hak ve menfaatlerinin Devlet tarafından korunacağını belirtmesiydi.

Bunun arkasından, Komünist Partisi Merkez Komitesi'nin, 1984 Ekiminde yaptığı toplantıda, "Ekonomik Yapı Reformu" adlı belgeyi kabul etmesi geldi. Bu belgede "pazar ekonomisi"nin esasları belirtiliyor ve sanayi işletmelerinde "sorumluluk" sistemi getiriliyordu. Yani, sanayi işletmelerinin yöneticileri, işletmenin yönetimi bakımından kendi sorumlulukları ile baş başa bırakılıyordu. Bu arada, işçi ücretlerinde "eşitlik" ilkesi kaldırılıyor ve "prodüktivite" esası kabul ediliyordu.

Deng Şaoping'in başlattığı bu ekonomik reformlar, halkın günlük yaşamına, hatta giyimine kuşamına bile olumlu bir şekilde yansırken, üretimde de büyük gelişmeler ortaya çıkmaya başladı. "Rock" müziğine bile izin verilirken, 1985 başında, Çin Halk Cumhuriyeti'nin tarihinde ilk defa olarak güzellik yarışması bile düzenlendi. Bir halde ki, "Pazar ekonomisi" yani liberal ekonomi, Çin'in yeni yaşamında tek model haline geldi.

Kaynak : Fahir ARMAĞANOĞLU - 20.Yüzyılın Siyasi Tarihi