Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
  SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, 1945-1960
      Rus Emperyalizminin Canlanması-Avrupa'da Sovyet Üstünlüğü
      Sovyetlerin İran'a Yerleşme Çabaları
  » Üst Konu
Avrupa'da Sosyalist Blokun Kuruluşu
Çin'de Komünizm
Fin-Sovyet İttifakı
Kominform'un Kuruluşu
Sovyetlerin İran'a Yerleşme Çabaları
Türkiye Üzerinde Sovyet Tehdidi
Yunanistan İç Savaşı

 
Sovyetlerin İran'a Yerleşme Çabaları

Almanya'nın 22 Haziran 1941 de Sovyet Rusya'ya saldırması üzerine, İngiltere ve Amerika Rusya'ya askeri yardım yapmaya karar verdiler. Yalnız bu yardım hangi yoldan yapılacaktı?

Almanya 1940 Nisanında Danimarka ve Norveç'i işgal ettiği için Kuzey Denizi ile Baltık Denizi'nin girişi Almanya'nın kontrolu altında idi. Buradan yardım yapmak imkansızdı. Öte yandan, Almanya 1941'in ilkbaharında Yugoslavya ve Yunanistan'ı işgal ederek bütün Balkanlara yerleşmiş ve Ege Denizi de Almanya'nın kontrolunda idi. Bu sebeple Türk Boğazlarından da Rusya'ya yardım gönderilemezdi. Kuzey kutbu üzerinden de yardım mümkün değildi, çünkü Murmansk limanı yılın çok büyük bir kısmında buzlarla kaplı idi.

Geriye bir tek Basra Körfezi ile Kuzey İran kalıyordu. Amerika ve İngiltere bu yoldan Sovyet Rusyaya yardım yapmaya karar verdiler. İran bu sırada Almanya taraftarı bir politika takip ettiğinden Rusyaya yapılacak yardımın kendi toprakIarından geçirilmesine izin vermedi ve bunun üzerine Sovyet Rusya ile İngiltere İran'a asker sevkedip bu ülkeyi işgalleri altına aldılar. Lakin bu işgal de iyi bir görüntü vermediğinden, Sovyet Rusya ve İngiltere 29 Ocak 1942 de İran'la bir ittifak antlaşması imzaladılar. Güya İran bu ittifak çerçevesinde

Sovyet ve İngiliz askerlerinin topraklarında bulunmasına ve Sovyetlere yapılan yardımın kendi topraklarından geçirilmesine izin vermekteydi.

Yalnız ittifak antlaşmasının 5'inci maddesine göre, savaşın sona erdiği tarihten itibaren 6 ay içinde Sovyet ve İngiliz askerleri İran topraklarını boşaltacaklardı.

Savaş resmen 2 Eylül 1945 de, yani Japonya'nın teslimi ile, sona erdiğine göre, İran'ı boşaltma işinin de en geç 2 Mart 1946'ya kadar tamamlanması gerekmekteydi. Gerçekten, savaş biter bitmez Amerika ve İngiltere askerlerini İran'dan çekmeye başladılar. Sovyetlerde bir hareket görülmediği gibi, 1945 Kasımında İran Azerbeyca'nında Cafer Pişaveri adında bir komünist bir ayaklanma çıkardı. Sovyet askerlerinin de yardımı ile Pişaveri, İran'ın komünist Tudeh Partisi üyeleri ile birlikte 12 Aralık 1945 de Tebriz valisini indirip, Muhtar Azerbeycan Cumhuriyetini ilan etti. İran hükümeti bu ayaklanmayı bastırmak için Tebrize asker göndermek istediğinde, Sovyet askerleri bunu engellediler.

Yine aynı anda, Sovyetlerin ve komünistlerin yardımı ile daha güneyde Mehabad'da da bağımsız bir Kürt Cumhuriyeti kuruldu.

Daha güneyde Abadan petrolleri bölgesinde de komünist Tudeh Partisi halkı tahrik ederek karışıklıklar çıkarmaktaydı.

Bu arada dikkati çeken bir nokta da, Kürt Cumhuriyeti ile Muhtar Azerbeycan Cumhuriyeti'nin hemen bir ittifak imzalamaları idi. Kısacası, Sovyetler, İran'ın bu topraklarını kontrolları altına sokarak Basra Körfezine inmeye kararlıydılar.

Bu gelişmeler üzerine İran meseleyi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine götürdü. Lakin Amerika ve İngiltere, yeni kurulmuş olan Birleşmiş Milletlerin böyle ciddi bir mesele ile prestijinin sarsılmasını istemediklerinden İran'ı pek desteklemediler. Bunun üzerine İran, Sovyetlerle olan meselesini görüşme yoluyla halletmeye karar verdi. Bu görüşmeler sonunda, gizli olarak, İran ile Sovyet Rusya arasında 4 Nisan 1946 da bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşma ile Sovyetler İran'dan askerlerini çekmeyi lakin buna karşılık İran da kuzey İran petrollerini Sovyetlerle beraber işletip % 51 hissesini de Sovyetlere vermeyi kabul ediyordu.

Bu anlaşma üzerine Sovyetler 1946 Mayısında İran'ı tamamen boşalttılar. Lakin bu anlaşmanın İran Meclisi'nce tasdik edilmesi gerekiyordu. Bu sebeple anlaşma açığa çıkınca, İran kamu oyu hükümetin yaptığı bu anlaşmaya büyük tepki gösterdi. Bilhassa İngiltere'nin de kışkırtması ile güney İran'daki kabileler hükümete karşı cephe aldılar.

Anlaşmanın tasdiki tehlikeye girince Sovyetler İran'a baskı yapmaya başladılar. Amerika da hem hatasını anlamıştı ve hem de şimdi Sovyetlerin savaş sonrası niyetlerini görerek Sovyetlerin karşısına dikilmeye karar verdi. Amerikan hükümeti, 20 Eylül 1947 de yaptığı bir açıklamada, petrol anlaşmasını reddetmesinden dolayı İran beklenmedik neticelerle karşılacak olursa, İranın toprak bütünlüğünü koruyacağı hususunda teminat verdi. Bunun üzerine İran Meclisi 22 Ekim 1947 de anlaşmayı ittifakla reddetti. Sadece 2 komünist milletvekili müsbet oy vermişti.

Amerika'nın bu tutumu karşısında Sovyetler, Amerika ile bir çatışmayı göze alamadıkları için gerilemek zorunda kaldılar. Bu mesele de şimdilik böyle kapanmış oldu.

 

Kaynak : Fahir ARMAĞANOĞLU - 20.Yüzyılın Siyasi Tarihi