banner bilim
 
Ana Sayfa « E-tarih.org    
   
Genel Bir Bakış
Hz. Muhammedin İlme Verdiği Önem
Bilimin İslam Dünyasından Avrupaya Akış Yolları
Selçuklularda Bilim
Osmanlılarda Bilim
İslam dünyasında mimarlık

 
Ana Sayfa
 Bedir Savaşında Esirlerin Serbest Bırakılması
Hz. Muhammed her şeyden önce esirlere iyi davranılmasını emretmiştir. Onlardan sadece ikisini, Ukbe b. Ebû Muayt ile Nadr b. Hâris’i, vaktiyle kendisine ve Müslümanlara yaptıkları ağır işkencelere karşılık olarak ölüme mahkum etmiştir. Diğer esirlere yapılacak muamele konusunda sahâbîlerin görüşlerine başvurmuştur. Hz. Ömer ve Sa’d b. Muâz gibi bazı sahâbîler bunların en yakın akrabaları tarafından öldürülmesini teklif etmişler, Hz. Ebû Bekir ise fidye karşılığında serbest bırakılmalarını önermiştir. Hz. Peygamber, Hz. Ebû Bekir’in görüşünü benimseyerek esirlerin malî durumlarına göre bin ilâ dört bin dirhem fidye ödemelerini şart koşmuştur. Esirler arasında Hz. Peygamber’in amcası Abbas, diğer amcalarının oğulları Akîl ve Nevfel de bulunuyordu. Fidye ödenmesi konusunda bunlarherhangi bir ayrı... Devamı

 Mimar Sinan ve çağına genel bir bakış
Geçtiğimiz günlerde Radikal Gazetesinde Mimar Sinan’la ilgili bir yazı dikkatimi çekti. Onlar da Aksiyon Dergisinin 209 ‘uncu sayısından özetlemişler. Traji – komik anekdotu aynen aşağıya alıyorum: ‘’ Yıl 1935 ‘tir. Atatürk, Türk tarih kuramının temelini oluşturan ‘ Türk Kavminin Ana Hatları’ isimli kitabın ayakları yere basmayan bazı bölümlerinin yeniden hazırlanmasını emreder. Osmanlı mimarisi bölümü, Sedat Hakkı Eldem’e havale edilir. Atatürk’ün başkanlığında Dolmabahçe Sarayı’nda toplanan Türk Tarih Kurumu Heyeti huzurunda, Eldem’in Mimar Sinan’ın büyük bir dâhî olmakla beraber Osmanlı kültürü içerisinde eserlerini ortaya koyduğunu söylemesi TTK Asbaşkanı Prof. Dr. Afet İnan’ı rahatsız eder. ( O sıralar Sokollu ve Mimar Sinan gibi kişilerin Rum ya da Ermeni olduğ... Devamı

 Suffe
Hz. Peygamber Medine’ye hicretinden sonra bir mescit inşa ettirmiştir. Yapılan bu mescit hem müslümanların toplanıp ibadet ettikleri, hem de önemli konuları görüştükleri bir merkez olmasının yanı sıra, aynı zamanda eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yapıldığı suffeyi ve Hz. Muhammed’in kalacaği evi de içinde bulunduran çok yönlü bir külliye şeklindedir. Suffe, mescide bitişik üstü hurma dallarıyla örtülü, etrafı açık olan, kendilerine Ehl-i Suffe adı verilen fakir, kimsesiz, evi olmayan müslümanların kaldıkları ve eğitim gördükleri yerdir.Suffa denilen bu yerde vaaz, nasihat ile birlikte başta Kuran’a ait olmak üzere eğitim ve öğretim yapılıyordu. Suffa İslam’ın temel unsurlarını öğrenmek için, burada kalan öğrencilerle birlikte dışardan gelenlere ve misafirlere de yatakhane görevi yapmaktaydı.Buradan hareketle s... Devamı

 DÖRT HALİFE DÖNEMİ (632-660)
Hz. Muhammed’in 632’deki vefatından sonra ‘Eshab’dan kişiler, onun halefi olarak başa geçtiler. Bu kişilere ‘Halîfe’ dendi. Zamanla yeni dini ikna yolu ile benimsetme ile beraber savunma amaçlı ve zorunlu ‘gazve’ler, yerini kılıçla, kan dökerek yayma eylemine dönüştü. Çünkü halifeler kendilerini sadece yeni dini yayan misyonerler olarak değil, aynı zamanda istilâcı bir devlet başkanı olarak görüyorlardı. Aslında konumuz, bu tip eylemleri anlatmak değildir. Ancak istilâlar sonucunda elde edilen ganimet ve toplanan vergilerle oluşan servet birikimi olmadan, yani devletin ekonomik durumu şu veya bu şekilde düzelmeden, ilk dönemlerde mimarlık değeri olan yapıları inşa etmenin olanaksızlığını hatırlatmak istiyorum. İlk Halife Hz. Ebubekir (632-634)’den sonra Hz. Ömer’in halife olarak hüküm sürdüğü 10 yıl... Devamı

 Erzurumlu İbrahim Hakkı
1701 tarihinde Erzurum’da doğdu.Mutasavvıf. Dokuz yaşındayken babasıyla Siirt’e gitti ve Tillo Köyü’ndeki Kadiri Seyhi Ismail Fakirullah’a bağlandi.1735’te Erzurum’a döndü. Üç defa hacca giden, Arabistan ve Mısır’ı dolaşan İbrahim Hakkı,1752’de İstanbul’da Sultan I.Mahmud Han’ın özel izniyle saray kitaplığıdan yararlandı. Şiirlerini İlahiname adı altında toplayan İbrahim Hakkı, ünlü eseri Marifetname’de çağının jeolojiden astronomiye, fizyolojiden psikolojiye kadar pek cok alandaki bilgilerini bir araya getirmeye çalıştı 1780 tarihinde öldü. Osman Efendi adlı bir şeyhin oğludur. Babası saygın bir mutasavvıf idi ve İbrahim Hakkı’yı iyi bir eğitimle yetiştirdi.İbrahim Hakkı olgun bir düşünürdü. Yetmişten fazla eser yazdı. Eserleri arasında en meşhuru olan Marifetname adlı eseri, yaşadığı dönemin bütün bilgilerin... Devamı