banner bilim
 
Ana Sayfa « E-tarih.org    
   
Genel Bir Bakış
Hz. Muhammedin İlme Verdiği Önem
Bilimin İslam Dünyasından Avrupaya Akış Yolları
Selçuklularda Bilim
Osmanlılarda Bilim
İslam dünyasında mimarlık

 
Ana Sayfa
 Ak Hadım Ağaları
Osmanlı sarayının Babü’s-sade denilen kapısını akağalar denilen beyaz hadımağaları korurdu; 15. yy’ile 16. yy sonların yakın zamana kadar Osmanlı sarayının en büyük, en nüfuzlu ağası Babü’s-sde veya Kapı Ağası idi. kapı Ağasının emirndeki akhadımlar sarayın u kapısını korurlardı.; bunların sayısı otuz kadardı. zabit olar kapı ağasından sonra Saray Ağası ile Saray kethüdası gelirdi(s: 522).

 Mimar Sinan ve çağına genel bir bakış
Geçtiğimiz günlerde Radikal Gazetesinde Mimar Sinan’la ilgili bir yazı dikkatimi çekti. Onlar da Aksiyon Dergisinin 209 ‘uncu sayısından özetlemişler. Traji – komik anekdotu aynen aşağıya alıyorum: ‘’ Yıl 1935 ‘tir. Atatürk, Türk tarih kuramının temelini oluşturan ‘ Türk Kavminin Ana Hatları’ isimli kitabın ayakları yere basmayan bazı bölümlerinin yeniden hazırlanmasını emreder. Osmanlı mimarisi bölümü, Sedat Hakkı Eldem’e havale edilir. Atatürk’ün başkanlığında Dolmabahçe Sarayı’nda toplanan Türk Tarih Kurumu Heyeti huzurunda, Eldem’in Mimar Sinan’ın büyük bir dâhî olmakla beraber Osmanlı kültürü içerisinde eserlerini ortaya koyduğunu söylemesi TTK Asbaşkanı Prof. Dr. Afet İnan’ı rahatsız eder. ( O sıralar Sokollu ve Mimar Sinan gibi kişilerin Rum ya da Ermeni olduğ... Devamı

 Osmanlı mimarisindeki gelişimler
XIV ‘üncü yüzyılın başında küçük bir beylik olan Osmanoğulları, 200 yıl gibi tarihsel açıdan çok kısa sayılacak zaman içinde büyük bir imparatorluk haline geldi. Beyliğin, Selçuklu’dan miras aldığı Asya-Anadolu-İslâm etkili camiler, kervansaraylar, medreselerdeki yatay ve içe dönük kitleli, konik ve çokgen piramit örtülü yapılar, kısa zamanda Bursa’da özgün ‘Erken Osmanlı’ mimarisine dönüştü. Örneğin, Bursa Ulu Cami’de geleneksel modüler plan tekrarlanıyor, ancak çatı küresel kubbelerle örtülüyordu. İç mekân gibi dış mekâna da önem verilmeye başlanıyordu. Bursa’dan sonra Avrupa topraklarına ayak basılması ile orta mekânı örten büyük ve küresel kubbe ile merkezi plana geçişin ilk adımları atıldı. Edirne Ü&ccedi... Devamı

 Muslihuddin Mustafa (Hocazade)
Hoca’ nın bir anlamı da zengin ve tüccar demektir. M. Mustafa’nın babası zengin bir tüccardı. Babası, okumasını değil, ticaret yapmasını istiyordu. Okumak için para vermedi. Kitaplardan alacağı notları helvacı kağıtlarına yazdı gizlice. Okudu ve alim oldu. Alimler arasında "ilim dağarcığı" diye anılan Hızır Bey’ in öğrencisiydi. Hocası Hızır Bey, İstanbul kadısıydı. Altı sene Bursa’ da müderrislik yaptı. Hızır Bey, öğrencileri arasında en çok onu severdi ve kendine sorulan bazı sorulara yanıt vermek için "aklı selime müracaat ediniz" diyerek onları Hocazadeye gönderirdi. Fatih ’ e öğrencisini tavsiye etti. Sultanın sorduğu sorulara verdiği yanıtlardan ulemadan Molla Zeyrek’ ten bile yüksek olduğu anlaşıldı. Fatih, ona para gönderdi ve kendisine hocalık yapması için İstanbul’ a çağırdı. Zengin tüccaroğlu Hocazade Mustafa, resmi olarak il... Devamı

 Ali Kuşçu
Ali Kuşçu (asıl adı: Alâeddin Ali b. Mehmet Kuşçu: ölümü 16 Aralık 1474), 15. yüzyılın önde gelen bir matematikçisi ve gökbilimcisidir. Uluğ Bey’ in " doğancıbaşısı" olan Mehmet Bey’ in(Muhammed) oğluydu; bu nedenle Kuşçu diye tanınmıştı. Ali Kuşçu, dinsel bilgileri Semarkant’taki hocalardan, matematik ve astronomiyi de Bursalı Kadizade Rumi’den ve Uluğ Bey’den öğrendi. Pek genç yaşta Semerkant’tan Kirman’a gitti; Hallu’l-Eşkali’l-Kamer adlı eserini Kirman’da yazdı.Kirman’da öğrenimini tamamlayarak Uluğ Bey’in yanına döndü ve Uluğ Beyin kurduğu rasathanenin müdürü Kadızade ölünce rasathaneye müdür oldu (1421).Gürgani tahtında oturan Uluğ Bey, oğlu Abdüllatif’in ihaneti sonucunda kardeşlerince öldürülünce(1449’da Uluğ Bey’in şeh... Devamı