banner bilim
 
Ana Sayfa « E-tarih.org    
   
Genel Bir Bakış
Hz. Muhammedin İlme Verdiği Önem
Bilimin İslam Dünyasından Avrupaya Akış Yolları
Selçuklularda Bilim
Osmanlılarda Bilim
İslam dünyasında mimarlık

 
Ana Sayfa
 Enderun
Enderun’ a devşirme çocuklar alınırdı. Türk asıllı olmayan bu çocuklara, Türkçe ve İslam dini öğretilirdi. Enderun Mektebi, 1. Murat zamanında kuruldu. Buradan devlet için yönetici ve teknik kadro yetişiyordu. Enderun Okulu, Arap-İslam kültürünün egemenliğine karşı başarılı, Batı düzeyinde bir eğitim kurumuydu. Birkaç kere açıp kapattılar. Galatasaray Enderunu, devletin en başta gelen eğitim ocağı sayılırdı. İslami bilgilerin Medresedeki egemenliğine karşı; Endrun’da, Türkçe, fen, sanat, yönetim gibi laik bilimler okutulurdu. (O. Bilim s:15-16 ve B.Güvenç Türk Kimliği, s: 198)

 KLÂSİK OSMANLI MİMARLIĞI DÖNEMİ (1453-1720)
1453 yılı, Türk tarihinin olduğu kadar Dünya tarihinin de önemli bir dönüm noktasıdır. Fatih Sultan Mehmed (1451-1481) Konstantinopolis’i fethetmekle Doğu Roma İmparatorluğu’nun da vârisi oldu. Bizans’ın yasalarına, müziğine, mimarlığına değer verdi; hatta benimsedi. Bizans’ın ‘hilâl’ simgesini bayrağına koydu. (Dikkat ederseniz hiçbir Arap ülkesinin bayrağında hilâl yoktur. Tunus ve Pakistan bizi örnek alarak hilâli kullanmışlardır.) ‘Sultan-ı İklim-i Rum’ unvanı ile anıldı. Kültür ve sanat alanında da aydın bir kafaya sahipti. Avrupa’dan Rönesans ustalarını davet etmiş, İslâm’da günah sayılan kendi portresini dahi yaptırmıştır. Osmanlı kültür ve sanatının, mimarlığının gelişmesinde, temele ilk harcı Fatih koymuştur. Osmanlı sanat ve mimarlığı, sadece bir yüzyıl içinde doruğa ulaşmış, her alanda olduğu gibi m... Devamı

 İznik Medresesi
Osmanlıda ilk bilim yuvası nerede kurduldu denirse, bunun Orhan Bey zamanında 1330’da İznik’te kurulan İznik Medresesi olduğunu söyleyebiliriz. Medreseler, Selçuklulardan devralınan kurumlardı. İznik Medresesi, her yönüyle Selçuklu Medreselerinin bir devamı niteliğindeydi. Öt yandanİznik , Bizans devrinden beri önemli bir dinsel ve bilimsel merkezdi. Sufi ulemadan Antakya’lı Abdurrahman el-Bistamî (öl: 1454) İznik için “ulemalar yuvası” demişti. Palamas da oradayken Taceddin Kürdi de bu medresede ders veriyordu. Bu ilk medresenin ilk baş müderrisi de Davud b. Mahmud el-Rumi el-Kayseri (öl: 1350) dir. Bu adam, Mısır’da okudu, akli ve nakli bilimlerde uzmandı. Muhyiddin ibnu’l-Arabi’nin Fususu’l-Hikem adlı eserine yazdığı bir açıklamada(şerhte) tasavvufu savundu; bu açıklama, tasavvufun Osmanlı topraklarında tanınmasını sağladı. Diğer önemli bir... Devamı

 20. YÜZYILDA İSLÂM MİMARLIĞI
Müslüman-Arap ülkelerine öncülük etmiş, onları XIX. Yüzyıl sonlarına kadar sırtında taşımış, yönetmiş ve kültür vermiş Osmanlı İmparatorluğu’na ait Kuzey Afrika ülkeleri, batı emperyalizminin Sykes-Picot anlaşması (1916) ile işgal edilmiş, Fas, Cezayir, Tunus Fransız, Libya İtalyan sömürgesi olmuştu. Mısır, zaten 1882’den beri Süveyş Kanalı’nı kontrol eden İngiliz işgali altında idi. Ortadoğu Arap ülkeleri yine emperyalizmin teşviki ile Osmanlı’ya baş kaldırdılar. I. Dünya Savaşı sonunda (1918) İngiliz ve Fransızlar Ortadoğu ve Arap Yarımadası’nı paylaştılar. Çizdikleri yapay sınırlar içinde kurdukları yapay devletlerin başına kukla emir ve krallar koydular. Fransa, Suriye ve Lübnan’a; İngiltere, Ürdün, Filistin, Irak ve Arap Yarımadası’na hâkim oldular. Filistin’e Yahudi göçünü Balfour anlaşması (1917) ... Devamı

 MURABITLAR (1030-1269) ve MUVAHHİTLER (1056-1147) DÖNEMİ
Murabıtlar, Fas’ta bulunan Atlas Dağları’ndan aşağıya, sahil bölgesine indiler. Kuzey Afrika’nın Fas’tan itibaren Cezayir, ve Tunus’a kadar olan bölgesinde ve de Güney İspanya’da hakimiyet kurdular. Bir süre sonra bazı bölgeleri Muvahhitler’e bıraktılar. Muvahhitler de Kuzey Afrika kökenli kabilelerdendi. Sahil bölgelerinde uygarlıkla tanıştılar. Fas ve Cezayir arasında, kıyıdan içeride Telemsan kentini kurdular. Telemsan’da Cami-i Kebir (Büyük Cami) (1136-1138), Fas Merakeş’te Kutbiyye Camii (1184), Mansura Ulu Camii (XII. Yüzyıl) en olgun mimarlık eserleridir. Murabıtlar ve Muvahhitler’in XII. Yüzyıl sonunda İşbiliyye (Sevilla) Emiri’ne yardım etmek üzere Endülüs’e geçtiklerini, orada kısa süre de olsa hükümranlık kurarak mimarlık eserleri bıraktıklarını ‘Endülüs’ bahsinde anlatmış... Devamı